10 Eylül 2020 tarihli Le Monde Diplomatique’de Niels Kadritzke imzalı yazıdan bazı bölümler

23 Aralık 2020

1. Atina ile olan ihtilafta Türkiye ateşle ve uluslararası hukukla oynamaktadır. Türkiye tartışmalı deniz alanını gasp ederek, sadece Yunanistan’a değil, tüm AB’ye meydan okumaktadır. Ancak yine de bu durum bölgedeki Yunan iddialarının meşru ve yasal olduğu anlamına gelmemektedir.
2. Anlık olarak silahlı çatışma riski düşüktür.
3. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik küresel eğilim göz önüne alındığında, Doğu Akdeniz gazı değerini yitirmekte ve maliyetleri yüzünden dünya pazarında rekabetçi olamayacaktır.
4. “Oruç Reis”in misyonu, giderek daha fazla “neo-Osmanlı” özellikleri taşıyan saldırgan bir dış politika ile bağlantılıdır ve Davutoğlu’nun komşularla sıfır sorun politikası artık terkedilmiştir.
5. Türk ordusu Suriye’de, Kuzey Irak’ta ve Libya’da çatışmalara aktif olarak katılmaktadır. Erdoğan’ın kapsamlı dış politikası Akdeniz’in çok ötesine uzanmaktadır. Türkiye’nin Katar’da ve Somali’deki üsleri, Sudan’da ise 99 yıllığına kiralanan Sawakin limanı bunlara örnektir.
6. Mavi Vatan doktrini Neo-Osmanlı dış politikasının denizcilik boyutudur. Erdoğan, Türkiye’yi gelişmekte olan bir deniz gücü olarak görüyor.
7. Türk tarafı, tartışmalı bir bölgede keşif faaliyetleri yürüterek BMDHS 74. maddeyi ihlal etmektedir. Yunan tarafı gözetleme yapabilir ancak engelleme ve saldırma durumunda uluslararası hukuka aykırı davranmış olur.
8. 27 Kasım 2019’da Ankara ile Trablus arasında imzalanan ikili antlaşma ile Türkiye’nin askeri yardımına bel bağlayan, Ankara’nın ortak MEB antlaşması ile alakalı şantaj yaptığı Sarrac hükümetinin meşruiyeti şimdiden şüphelidir.
9. Türkiye-Libya Mutabakatı uluslararası deniz hukukunu ihlal etmektedir. Buna dayanak olarak, BMDHS’nin 74. maddesi (yani Türkiye ve Libya karşı veya bitişik kıyılara sahip değildir iddiası) gösterilebilir.
10. Trablus ile Mutabakat Muhtırası’nın dayandığı ve Türk Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı tarafından ortaya atılan diyagonal hat kavramı, Erdoğan’a Libya ile MEB antlaşmasını imzalama konusunda ilham vermiş ve bu kavram; siyasi silah haline gelmiştir.
11. “Diyagonal hat” yardımıyla Yunanistan ile Tunus arasında ortak bir MEB sınırı mümkün olabilir ve bu da İtalya’nın (Sicilya’nın) hakkı olan MEB’in büyük bir bölümünü sıkıştırabilir. (Bunu Türkiye Libya Antlaşmasını geçersiz göstermek için kullanmak mümkün olabilir).
12. Meis faktörü olmadan Yunan ve Güney Kıbrıs MEB’i arasındaki bağın oluşturulması mümkün değildir. Yunanistan’ın Meis ısrarının nedenini budur. Bu alanda Türkiye aleyhine bir deniz alanı inşa edilmesi, uluslararası hukuka göre uygun değildir.
13. BMDHS’ye göre, yerleşimcisi olan her adanın kendi MEB’ine sahip olma hakkı vardır. Ancak “yarı kapalı deniz” olan Doğu Akdeniz’de BMDHS’nin 122. maddesi bağlamında, bu hak kıyı devleti olan Türkiye’nin MEB iddiasıyla çakışmaktadır. Bu bağlamda, diplomasi yoluyla veya Uluslararası Adalet Divanı tarafından tahkim kararı yoluyla adil bir çözüme ulaşılabilir.
14. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde on iki yıldır yargıç olan Yunan uzman Christos Rozakis’a göre: Kıbrıs Rum ve Yunan tarafının bölgedeki maksimalist tezi uluslararası hukukta hiçbir zaman uygulanabilir olamayacaktır. Ankara ile uzlaşmaya varmak için Atina’nın maksimalist konumundan vazgeçmesi gerekiyor.
15. Meis tezinin savunulamazlığı yıllardır Yunan halkından saklanıyor. Ancak bu paradoks Yunan Parlamentosu tarafından 27 Ağustos’ta onaylanan Yunan-Mısır MEB antlaşmasıyla artık açığa çıkmıştır.
16. Türkiye ile MEB çatışması konusunda Atina’da üç pozisyon var:
a)UAD’a gitmeyi reddeden Sert milliyetçiler.
b)Lahey’e gitmek ve halka kötü haberi verme rolünü oynamak isteyen endişeli realistler.
c)Rozakis gibi uzmanlar.

DİĞER YAZILAR

Grönland seçimlerini kazanarak Geleneksel Siumut Liderliğini Deviren Inuit Ataqatigiit
Grönland seçimlerini kazanarak Geleneksel Siumut Liderliğini Deviren Inuit Ataqatigiit
13 Nisan 2021

  Inuit Ataqatigiit Grönland seçimlerini kazanarak geleneksel Siumut liderliğini devirmiş oldu. Bu seçimlerde en önemli konuların başında Grönland’de yapılması...

Rusya’dan kritik ‘Kanal İstanbul’ ve ‘Montrö’ açıklaması: “Değiştirilmesi söz konusu değil.”
Rusya’dan kritik ‘Kanal İstanbul’ ve ‘Montrö’ açıklaması: “Değiştirilmesi söz konusu değil.”
10 Nisan 2021

BAU DEGS Başkanı Doç.Dr. Cihat Yaycı; “Hep başından beri söylediğim şeyi Rus Büyükelçi de söylemiş. Kanal İstanbul Montrö’yü etkilemez!!!”...