2020 YILINDA AVRUPA’YA GÖÇ: RESİMLERLE 2020 YILI


Yangın çıktıktan sonra Moria kampından kaçan göçmenler ve mülteciler
Fotoğraf: Picture-alliance / dpa / S.Baltagiannis

 

Bu yıl, özellikle Avrupa’da bulunan ve Avrupa’ya ulaşmaya çalışan birçok göçmen ve mülteci için zor geçti. Koronavirüs salgını, yaşanılan zorlukları şiddetlendirirken Midilli’deki Moria kampında çıkan yangınlar binlerce kişiyi sığınaksız bıraktı.

 

İşte 2020’nin en önemli anlarından bazıları:

 

OCAK: Bıçaklanarak öldürülen iki mültecinin ardından Midilli’de bulunan yerel halk, göçmenler ve mülteciler protestolarda bulundular

 

Mülteciler ve göçmenler, bıçaklanarak öldürülen ikinci bir mültecinin ardından Moria kampının önünde gösteri yaptılar.  Fotoğraf: Eurokinissi / Zuma / picture-alliance

 

Göçmenler ve mülteciler, kampta bıçaklanarak öldürülen iki mültecinin ardından ocak ayı ortasında Yunanistan’ın Midilli adasındaki Moria kampındaki yaşam koşullarına karşı bir protesto başlattı. Şiddet, kampın başına bela olmaya başladı, aşırı kalabalıktan dolayı gerginlik arttı: 3.000’den az kişi için inşa edilen tesislerde ve çevresinde o vakit yaklaşık 20.000 kişi kalmakta idi. Yıl boyunca, daha iyi yaşam koşulları ve Yunanistan anakarasına transfer talep eden Moria sakinleri tarafından daha fazla protesto da gerçekleşecektir.

 

Bu aydan sonra, Ege adalarındaki Yunan halkı, göçmenlerin adalardan uzaklaştırılması ve adalarda bulunan kamplarının kapatılması talebiyle alakalı greve giderek gösteriler düzenledi.

 

 

OCAK: İtalya’daki Ocean Viking gemisindeki 400’den fazla göçmen karaya ayak bastı.

 


Okyanus Viking’in kurtardığı göçmenler arasında çok sayıda çocuk vardı
           Fotoğraf: Picture-Alliance / dpa

 

29 Ocak’ta İtalya’nın Taranto kentinde Ocean Viking STK gemisi tarafından kurtarılan 403 göçmenin karaya çıkmasına izin verildi. Bu yıl, Avrupa’da özel bir göçmen kurtarma gemisinden çıkıp karaya ayak basan en büyük göçmen grubu oldular. Pek çok göçmenin şiddet ve tacize uğradığı bir ülke olan savaşın yıktığı Libya’dan yelken açmışlardı. Gemideki bir genç kız, Libya’daki bir gözaltı merkezinde ağır cinsel tacize uğradığını bildirdi.

 

 

 

ŞUBAT: Göçmenler, Avrupa Birliği’ne girme talebiyle Sırbistan-Macaristan sınırında toplandı

Sırbistan-Macaristan sınırında göçmenler Avrupa Birliği’ne geçiş talebinde bulunmak için toplanırken çocuklar pankart tutuyorlar, Kelebija, Sırbistan, 6 Şubat 2020 | Fotoğraf: Reuters

 

Şubat ayı başlarında, yüzlerce göçmen ve mülteci, AB üyeliğine kabul edilmek isteyen Sırbistan’ın Macaristan sınırında toplandı. Ancak protestoları başarısız oldu, kısa süre sonra Sırbistan’daki sığınma merkezlerine taşındılar.

 

Binlerce göçmen ve mülteci, Batı Avrupa’ya gitmek umuduyla Balkan ülkelerinde mahsur kaldı. Ancak bulundukları bölgelerdeki sınır çitleri ve sayısı artan sınır devriyeleri bunu çok zorlaştırdı; Macaristan ve Hırvatistan gibi Doğu AB üye ülkeleri, sert göçmen karşıtı politikalarıyla bilinirler ve sıklıkla AB’ye sığınmak isteyen kişileri yasadışı bir şekilde geri itmekle suçlanırlar.

 

 

ŞUBAT / MART: Türkiye, Yunanistan sınırını ‘açtı’, binlerce kişi sınırda toplandı


Göçmenler, 18 Mart 2020’de Türkiye-Yunanistan sınırını geçmeye çalışırken göz yaşartıcı gazla karşılaştı            
Fotoğraf: AA / picture-alliance

 

27 Şubat’ta, dünyanın en büyük mülteci nüfusuna sahip ülke ve AB üyesi Yunanistan ile komşu olan Türkiye, artık mülteci ve göçmenlerin Yunanistan’a geçmeye çalışmasını engellemeyeceğini duyurdu (2016 AB-Türkiye göç anlaşmasında mutabık kalınan hususlardan biri de buydu).

 

Binlerce insan sınırı geçmeyi umarak Yunanistan kara sınırına doğru ilerledi; ancak çoğunun geçişi Yunan sınır devriyeleri tarafından engellendi. Sınırı geçmeye çalışan kişiler ile Yunanistan sınır devriyeleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı; göçmenler göz yaşartıcı gazla boğuldu ve tazyikli su ile yıkandı; göçmen yardım görevlileri Yunanistan’ı insan hakları ihlalleriyle suçluyor. Yunanistan da sığınma başvurularını bir aylığına askıya aldı.

 

 

MART: Korona virüs salgını Avrupa’yı vururken mülteci savunucuları Yunan ada kamplarının boşaltılmasını talep ediyor

Almanya’da bir protestocu, “Evin yoksa da “evde kal” mı? Otelleri evsizlere açın, Yunan kamplarını HEMEN  boşaltın!” | Fotoğraf: Imago Images

 

Koronavirüs salgınının tehdidi Avrupa’da belirirken, birçok ülke tecrit ediliyor. Mart ayı ortasında, Yunan hükümeti Yunan adası kamplarındaki göçmenler ve mülteciler için aylarca yürürlükte olacak yeni ve uzun bir kısıtlama listesi yayınladı.

 

Göçmen ve mülteci hakları aktivistleri, sosyal mesafenin neredeyse imkansız olduğu ve çok az banyonun bulunduğu Midilli’deki Moria gibi aşırı kalabalık kamplarda yaşayanların sağlığı için son derece endişeli. Göçmenlerin kamplardan tahliye edilmesini talep eden birçok Avrupa kentinde protestolar düzenliyorlar.

 

 

 

MART: Almanya’nın Suhl kentindeki merkez karantina altına alındığında sığınmacılar polisle çatıştı

Polis, çatışmaların ardından Almanya’nın Suhl kentindeki bir sığınma merkezinde protestocuları uzaklaştırdı | Fotoğraf: picture – alliance / dpa / Wichmann TV

 

Mart ayının ortasında, Almanya’nın doğusunda bulunan bir sığınmacı merkezinde 500’den fazla kişi karantinaya girmek zorunda kaldı çünkü bir sakinin testi pozitif çıktı. Bu olay, merkezde yaşayan küçük bir grubun polisle çatışmasına neden oldu.

 

Önümüzdeki aylarda Avrupa genelinde karantina altına alınan sığınmacı merkezleri ve kampları hakkında birçok rapor oluşturulacak. Göçmen yardım aktivistleri, büyük göçmen ve mülteci barınma tesislerinin, insanların genellikle birbirlerine çok yakın yaşadıkları göz önüne alındığında, COVID-19 virüsü için ideal bir üreme alanı sağladığını söylüyor.

 

 

 

MART ve SONRASI: Göçmen yardım kuruluşları, karantina ortasında hizmetlerini sürdürmeye çalışıyor

‘Solidarite migrants Wilson’ gönüllüleri 31 Mart 2020’de Paris’in kenar mahallelerinde yiyecek dağıtıyor | Fotoğraf: Imago Images

 

COVID-19’un yayılmasını kontrol altına almak için, Avrupa’daki yetkililer AB içindeki hareketi azaltmaya çalışıyor. Sınırların geçici olarak kapatılması, göçmenlerin AB’ye gelişlerinin ve sınır dışı edilmelerinin azalmasına neden oluyor.

 

Koronavirüs karantinaları, göçmenlerin ve mültecilerin bağlı olduğu hizmetlere ve kurumlara daha az erişim anlamına da geliyor. Birçok ülkede iltica hizmetlerinin geçici olarak askıya alınması veya azaltılması ciddi gecikmelere neden oldu. Göçmenlere yardım sağlayan birçok STK’nın ofislerini kapatması gerekiyor, bu da evsiz göçmenleri ve mültecileri özellikle ağır şekilde etkiliyor. Paris’teki ‘’Solidarite Migrants Wilson’’ gibi örgütler, onlara güvenen göçmenlere yardım etmek için hala ellerinden geleni yapıyorlar.

 

 

 

NİSAN: Almanya ve Lüksemburg Yunanistan’dan mülteci çocukları alıyor, ancak on binlerce kişi de geride kaldı

Mülteci çocuklar Hannover havaalanına vardıktan sonra otobüsteler | Fotoğraf: Reuters / F.Bimmer

 

2020’nin çoğu boyunca, Yunanistan’daki yetkililer savunmasız göçmenlerin ve mültecilerin Moria gibi aşırı kalabalık ada kamplarından anakaraya transferlerini gerçekleştirdi. Bazı AB ülkeleri de Moria sakinlerini, özellikle de çocukları kabul etme sözü veriyor. Transferler, Lüksemburg’un 15 Mart’ta Moria’dan 12 çocuğu almasıyla başladı; Almanya birkaç gün sonra 47 yalnız çocuğu kabul etti.

 

Bu önlemler Moria’daki aşırı kalabalığı azaltırken, yine de kamp kapasitesinin çok üstünde kimseye ev sahipliği yapıyor. Eylül ayının başlarında, kampta tahmini 13.000 kişi yaşıyor ve bu sayı, kamp kapasitesinin dört katından fazla ancak ocak ayındaki sayıdan da yaklaşık 19.000 kişi daha az.

 

 

HAZİRAN: Yunanistan’da mülteciler ve STK’lar tahliyeleri protesto ediyor

Mülteciler 1 Haziran’da Yunanistan’da tahliyeleri protesto ediyor | Fotoğraf: picture-alliance / dpa

 

Haziran ayı başlarında, Yunanistan’ın Atina şehrinde bulunan mülteciler, 10.000’in üzerinde mültecinin yaklaşmakta olan tahliyelerine karşı protestolar düzenledi; STK’lar bunun birçok savunmasız mülteci için evsizlik anlamına gelebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bir kişi Yunanistan’da iltica aldıktan sonra, artık kabul tesislerinde kalmasına izin verilmeyeceğini söylediler.

 

Mülteciler genellikle kendi başlarına barınma bulmakta zorlandıkları için, bu durum birçok kişiyi – küçük çocuklu aileler de dahil olmak üzere – sokaklarda kalmaya zorluyor.

 

Info Migrants, Ekim ayında Yunanistan’ı ziyaret ettiğinde, tahliyelerden etkilenen bazı kişilerin Atina’da bir meydanda uyuduğunu görmüştü.

 

HAZİRAN: Tunus açıklarındaki gemi enkazında 50’den fazla göçmen öldü

Bir tekne enkazında hayatını kaybeden göçmenler 11 Haziran 2020’de Tunus’un Sfax kentine gömüldü | Fotoğraf: picture-alliance

 

Haziran ayında, 50’den fazla göçmen, tekneleri Tunus’tan İtalya’ya giderken alabora olunca hayatını kaybetti; Kurbanların neredeyse yarısı kadın. Kurtulan yok. 2020’de kaydedilen en büyük göçmen trajedilerinden biri.

 

 

 

AĞUSTOS: Beyrut patlaması krizi şiddetlendiriyor, Lübnan’dan göç girişimleri artıyor

Suriyeli mülteci Ahmed Staifi, bir evin enkazı arasında yürürken, eşi ve iki kızı büyük bir patlamada öldü, Beyrut, Lübnan, 11 Ağustos 2020 | Fotoğraf: REUTERS / Alkis Konstantinidis

 

4 Ağustos’ta Beyrut’ta yanlış depolanan kimyasalların neden olduğu bir patlama Lübnan’ın başkentinin bir kısmını moloz içinde bıraktı. Düzinelerce kişi öldü ve binlercesi yaralandı. BM mülteci ajansı UNHCR’ye göre, ölenlerin 30’dan fazlası mülteciydi; Suriyeli bir adam eşini ve iki kızını kaybetti.

 

Ciddi bir ekonomik durgunluk nedeniyle, patlamadan önce Lübnan’daki bir milyondan fazla mültecinin ve birçok yerel halkın hayatı zaten zordu; ancak Beyrut patlaması ekonomik krizi ve halkın zorluklarını daha da artırdı.

 

Sonraki aylarda Lübnan’dan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafına geçme girişimleri arttı ve GKRY makamlarının sığınma talep etme şansı vermeden Lübnan’dan gelen göçmenleri geri püskürttüğü iddiaları da bulunmaktadır.

 

 

 

AĞUSTOS: İspanyol yetkililer, Kanarya Adaları’na gelen göçmenlerin artmasıyla tartışmalara yol açan bir liman kampı kurdu

5 Ağustos’ta Arguineguin rıhtımındaki geçici kampta kalan göçmenler Fotoğraf: Angel Medina /   Agencia EFE

 

 

İspanya’ya ait olan ancak kuzeybatı Afrika kıyılarına Avrupa’dan çok daha yakın bulunan ve bir takımada grubu olan Kanaryalar, özellikle 2020’nin ikinci yarısında, göçmen girişlerinde çarpıcı bir artışa ev sahipliği yaptı. Kabul tesisleri artık yeni gelen göçmenleri ağırlayamadığından, yetkililer Ağustos ayı başlarında koronavirüs testleri işlenirken göçmenleri barındırmak ve onları izole etmek için Arguineguin limanında bir kamp kurdu. En yüksek seviyesinde Kasım ayının ortasında, küçük derme çatma kampta yaklaşık 2.600 kişi bulunurken; Kasım ayı sonlarında kamp kapanmıştır.

 

 

EYLÜL: Bir günde 400’den fazla göçmen İngiltere’ye ulaşıyor

Bir grup göçmen 2 Eylül’de Sınır Gücü gemisiyle birlikte Dover, Kent’e geldi | Fotoğraf: Andrew Matthews / empics / Picture-alliance

 

2 Eylül’de 400’den fazla göçmen Manş Denizi’ni geçerek bir gün içinde yeni bir rekor kırdı.

 

Birleşik Krallık, bu yıl İngiliz Kanalı yoluyla Fransa’dan gelen göçmenlerin sayısında artış tespit etti. Pek çok uzman bunun kısmen “Brexit” nedeniyle olabileceğine inanıyor. Birleşik Krallık resmi olarak 31 Ocak’ta Avrupa Birliği’nden ayrıldı, ancak 2020’nin sonuna kadar AB gümrük birliği ve pazarının bir parçası olmaya devam edecek. Bu nedenle kuzey Fransa’daki Calais bölgesindeki bazı göçmenler arasında “şimdi veya hiçbir zaman” düşüncesi bulunmaktadır.

Bunun haricinde, Birleşik Krallık koronavirüs kısıtlamalarının, kanalın altındaki tünelde kamyon trafiğinin azalmasına neden olurken, daha fazla teknenin geçiş denemesine yol açmış olabileceği ihtimalini de belirtti.

 

EYLÜL: Yangın, Moria kampını yok ederek binlerce göçmeni yerinden etti

Yunanistan Midilli Adası’ndaki Moria mülteci ve göçmen kampında çıkan yangının ardından bir kadın eşyalarını taşıyor | Fotoğraf: Elias Marcou / REUTERS

 

 

9 Eylül’de Yunanistan’ın Midilli adasındaki Moria kampında yangın çıktı. Bunlar kamptaki ilk yangınlar değil ancak açık bir farkla en şiddetlisi idi. Yangın, 12.000’den fazla göçmen ve mülteciyi yaşayacak bir yer kalmadan mahrum bırakarak tüm kampı yok etti.

 

Önümüzdeki haftalarda ve aylarda, özellikle korunmasız olduğu düşünülen bazı eski Moria sakinleri, Yunanistan anakarasına ve Almanya gibi diğer AB ülkelerine nakledildi. Ancak çoğu, birçok göçmen ve gözlemcinin yaşam koşullarının aşırı kalabalık Moria kampından daha kötü olduğunu söylediği Midilli’deki kampa taşınmak zorunda kaldı. Eylül ayının sonlarına doğru ‘Kara Tepe’ kampında 240’tan fazla sakinin COVID-19 testi de pozitif çıktı.

 

 

EYLÜL: Protestocular, Avrupa Birliği’nden Moria mültecileri için daha fazla yardım talep ediyor

AB ülkelerinin 9 Eylül’de Midilli’den mültecileri almasını talep eden Almanya’nın Frankfurt kentindeki bir protesto | Fotoğraf: picture-alliance / dpa

 

 

Moria kampındaki yangınların ardından, AB genelinde – özellikle Almanya’da – göçmen ve mülteci savunucuları Yunan adalarında bulunan kampların boşaltılmasını talep etmek için sokaklara döküldü ve AB ülkelerini Yunanistan’dan daha fazla mülteci almaya çağırdı.

 

 

EKİM: Bu yıl kaydedilen en ölümcül göçmen gemi enkazı en az 140 kişinin ölümüne neden olan Senegal kıyılarında yaşandı

Aminata Gueye oğlunu Ekim ayında Senegal açıklarındaki gemi enkazında kaybetti | Fotoğraf: Zohra Bensemra / Reuters

 

Göçmenleri taşıyan en ölümcül gemi enkazı ekim ayının sonlarında, yaklaşık 200 göçmeni taşıyan bir teknenin Senegal kıyılarında Kanarya Adaları’na doğru batmasıyla meydana geldi. Senegal ve İspanyol donanma birimlerinin yanı sıra yakındaki balıkçılar 59 kişiyi kurtarabildi, ancak 140’tan fazla göçmenin öldüğüne inanılıyor.

 

Kuzeybatı Afrika’dan İspanyol Kanarya Adaları’na deniz geçişi son derece tehlikelidir. Atlantik’in sert havalarıyla günlerce başa çıkmak için sadece lastik sandallar ve küçük ahşap tekneler yeterli donanıma sahip değillerdir; göçmenler ayrıca adalara giden yolu kaçırarak sonsuza dek açık okyanuslara doğru sürüklenebilir.

 

 

KASIM: Ocean Viking, Libya kıyılarında 100 kişiyi kurtardı, ancak yardım altı aylık bebek için çok geç geldi

11 Kasım’da Akdeniz’de dramatik bir kurtarma görevi gerçekleşti | Fotoğraf: Sergi Camara / AP Photo / picture-alliance

 

11 Kasım’da, Libya açıklarındaki göçmen kurtarma görevi sırasında aşırı kalabalık bir lastik botun zemini çöktü. STK gemisi Open Arms’ın mürettebatı yaklaşık 100 kişiyi kurtarabildi, ancak biri bebek dahil altı kişi öldü.

 

Aynı hafta, Libya açıklarındaki bir gemi enkazında 70’ten fazla göçmen hayatını kaybetti.

 

Okyanus, kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan güney Avrupa’ya geçmek için son derece tehlikeli. 2020’de IOM, Akdeniz’de 1.000’den fazla göçmen ölümü kaydetti.

 

KASIM: Polisin biber gazı kullanarak tahliye ettiği Paris göçmen kampının ardından gelen büyük protesto

24 Kasım 2020’de göçmenlere yönelik polis şiddetine karşı gösteri yapmak için binlerce protestocu Paris’te bir araya geldi | Fotoğraf: Julien Mattia / Anadolu Ajansı / picture-alliance 

 

 

Fransa polisi, son yıllarda Paris, Calais ve çevresindeki göçmen kamplarını onlarca kez dağıttı.

23 Kasım’da polis, Paris’in merkezindeki geçici bir kamptan sakinleri çıkarmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Fransız polis memurlarının görüntüleri, polisin göçmenlere yönelik vahşetine dikkat çekti. İnsan hakları grupları polislerin davranışlarını kınadı ve binlerce göçmen ve göçmen hakları savunucusu polis şiddetini protesto etmek için Paris sokaklarına döküldü.

 


ARALIK: AB, Bosna’yı kış soğuğunda göçmenlere yardım etmeye çağırıyor

3 Aralık 2020’de Bosna, Velika Kladusa dışında bir ormandaki derme çatma kampta karlar içinde kendini yıkamaya çalışan bir göçmen | Fotoğraf: Joan Giralt / AP Fotoğraf / picture-alliance

 

 

Aralık ayı başlarında gerçekleşen ilk kar yağışı ve dondurucu soğuklar, Bosna’daki göçmenlerin, -özellikle de çadırlarda ve açık hava barınaklarında uyuyanların – zorluklarını artırdı.

 

9 Aralık’ta AB, Bosna’daki insani krizinin “gerçeğe dönüştüğü” konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı. Bosna’daki AB delegasyonuna göre 3.000’den fazla insan risk altında – 2.000’den fazla göçmen ve mülteci dışarıda uyuyor ve 1.300’ü kışa uygun olmayan geçici bir tesiste barındırılıyor.

 

Binlerce göçmen ve mülteci Batı Avrupa’ya gitme umuduyla Bosna gibi Balkan ülkelerinde yaşıyor.

 

 

 

ARALIK: Barselona’nın kenar mahallelerinde çıkan yangın göçmenleri öldürdü, ardından protestolar başladı

Afrikalı göçmenler, evsiz göçmenler tarafından kullanılan bir binada çıkan ölümcül yangının ardından İspanya’nın Barselona kentinde protesto düzenledi | Fotoğraf: Albert Llop / NurPhoto / picture-alliance

 

 

9 Aralık’ta Barselona’nın bir kenar mahallesinde evsiz göçmenler tarafından işgal edilen terk edilmiş bir binada çıkan yangında 4 kişi öldü ve 19 kişi yaralandı.

 

Ölümcül yangının ardından, şok geçiren göçmenler, yasal kayıt ve daha iyi yaşam koşulları talep ederek sokaklara döküldü. Belgesiz göçmenler, ev sahipleri ikamet belgesi talep ettikleri için genellikle kalacak yer bulamıyorlar. Kira fiyatlarının çok yüksek olduğu Barselona’da, kayıtlı göçmenler bile genellikle konut bulmakta zorlanıyor.

 

Geçtiğimiz birkaç ayda, koronavirüs krizi İspanya’da ve tüm Avrupa’da birçok göçmenin mücadelesini zorlaştırdı – iş fırsatları azaldı; ve sokaklarda ya da terk edilmiş binalarda yaşayanlar suya erişmekten yoksun kaldılar (keza Covid-19’dan korunmak için alınan en önemli tedbirlerden biri de de sık sık bol su ile el yıkamaktır).

 

ARALIK: Şiddetli yağmur sele neden olduktan sonra güvenlik ve ‘Moria 2.0’ sakinlerinin sağlığı konusunda endişe duyuluyor

Midilli’deki Kara Tepe kampının geniş alanlarındaki kirli su ve çamur denizi | Kredi: STK Ege Tekne Raporu

 

Aralık ortasında şiddetli yağmurlar, geçici ‘Kara Tepe’ göçmen kampında çamur ve sel nedeniyle birçok çadırı yaşanmaz hale getirdi. Eylül yangınlarından sonra Moria kampının yerini almak üzere kurulan kamp şu anda Yunanistan’ın Midilli adasında yaklaşık 7 bin kişiye ev sahipliği yapıyor.

 

Birçok göçmen ve göçmen savunucusu, “Moria 2.0” daki yaşam koşullarının “Moria 1.0” dan daha kötü olduğunu söylüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bölge sakinlerinin ve yardım görevlilerinin kurşun zehirlenmesi riski altında olabileceğini söylüyor, çünkü burası eski bir askeri atış poligonu üzerinde bulunuyor ve örgütün iddia ettiği üzere bu topraklarda Yunan makamları “kapsamlı kurşun testi veya toprak iyileştirmesi” yapmamıştır. Bildirildiğine göre kampta ayrıca uygun duş olanakları bulunmuyor ve kamp kış havası için yeterli donanıma sahip bulunmamaktadır.

 

 

Görüntüler ve haberler infomigrations.com adlı internet sitesinden alınmıştır.

 

BAU DEGS GENÇ DESTEK ARAŞTIRMACISI

Rabia Gizem Şenoğlu