Anastasiadis’ten Sigma TV’ye Durum Değerlendirmesi

 

Sigmalive, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Sigma TV Muhabiri Yannis Kareklas’a verdiği geniş kapsamlı söyleşiyi yayımladı. Söyleşinin Kıbrıs sorunu ile ilgili bölümü şöyle:

 


Kıbrıs Sorunu

 

Kareklas: Crans Montana ertesi itibarıyla Türkler, bizim çözüm çerçevesi dediğimiz neredeyse her şeyi açıkça ortaya koydular.

 


Anastasiadis: Çöküşün hemen ardından mı reddettiler yoksa hedef başka bir yere gidelim diye Crans Montana’nın çökmesi miydi?

 

Türkiye’nin hedefi,  bizim iyi niyetimize ve anlatılanlara rağmen Crans Montana’nın çökmesiydi. Uzlaşmazlığı da, Sayın Çavuşoğlu’nun ‘15 yıl uslu çocuk olursanız’ dediği gibi garantilerin 15 yıl idame ettirilmesindeki ısrarı bu yüzdendi. Yani 10 yılda yeniden gözden geçirilmesi şartıyla, garantileri ilanihaye sürdürmek. Ankara’nın daimi üssü olmasından söz ettiler. Sorumlunun Anastasiadis olduğuna dair efsaneler izledim, izliyorum.  Gayrı resmî konferansa katılmayı reddetmeyeceklerine inanıyorum. Hazır olduğumu söylemek görevim, Sayın Tatar’ı tanışmaya davet etmek de olumlu cevap vermek de diyaloğun temelini atmak da görevim. Genel Sekreter inisiyatifini Berlin’deki son görüşmenin de zemininde alacak.

 


Yaratılması gereken ortam

 


Anastasiadis “İki aşama var. Gündemin yani müzakere zemininin görüşüleceği gayrı resmî görüşme ve prosedürün özüyle ilgili olacak müzakereler.  Elbette, gayrı resmî görüşmede Türkiye’nin hukuksuz faaliyetlerinin durması doğru ve iyi olur.  Elbette orada (gayrı resmî konferans) çözüm zeminini müzakere etmeyeceğim. Orada oluşumu (katılımcıların kimler olacağını), AB’nin rolünü ve varlığını müzakere edeceğim. Sonra bir anlaşmazlık var. Müzakerelere giderken, tehdit altında gidiyorum hissine sahip olmamalıyım. Sayın Tatar, bu ülkenin bizden başka kimseye bağlı olamayacağını anlayabilirse, gerçek Kıbrıslılar olarak görüşmemize olanak tanıyacak şartların oluşturulması lazım. 

 


Ben müzakerelere şart da koşmuyorum, ön şart da. Tehdit altında müzakereye gitmeyeceğimiz Ulusal Konsey’in ortak kararıdır. AKEL’in delibozuk politika suçlamalarına gelirsek. Zaman zaman ve doğru müzakere sebebiyle manevra yapmayan siyasi olmadı, olmayacak da. Çözüm referandumlardan geçecek.

 


Müzakerelerin Ölü Zamanı

 


Anastasiadis: sorarım, bu (ölü dönem) bana mı bağlıydı? Sayın Akıncı’dan buluşma istediğimde ve Ağustos’ta buluştuğumuzda Ankara karşıydı. Beşli Konferans’a nasıl gidecektik? BM Genel Sekreteri’nin beni ve Sayın Akıncı’yı Berlin’e davet etmesinden sonra bile reddettiler. Türkiye Yunanistan seçimlerini, işgal bölgelerinin seçimini ve Brexit’i gerekçe buldu. Bahaneler Türk tarafından geliyordu, benim irademden değil.

 


Süreci değiştirelim diyelim.  Hangi süreci izleyeceğimizi işitmedim. Türkiye’ye nasıl bir bedel yaratacağımızı işitmedim. Kapsamlı bir analiz işitilmeli. Açıkçası Türkiye 10 Ekim’deki Avrupa Konsey’inden önce ihlalde bulundu ve Ankara’ya, daha fazla hukuksuz faaliyette bulunmaması iletildi.

 


Türkiye’nin meydan okumalarına gelince, neden devletler bir analiz yapmıyor? Türkiye’nin karışıklık yaratan ihlallerini hepsi görüyor. Gerçek bedel yaratmaya müsaade etmeyen nedir? NATO’yu ilgilendiren ihlalleri ABD de izliyor. Maalesef, ulusal çıkarlar uluslararası hukukun üzerindedir. Gerçek bedel yarat demek kolay. Boyumuzun ölçüsünü biliyor muyuz? Silahını seç. Silahlar uluslararası hukuk, diplomasi ve müttefiklerden başkası değildir. AB ilanihaye kayıtsız kalamaz. Bana, hatalı süreç izlediğimi söyleyenler, analiz ve öneri yapsalar iyi olur.

 


Yaptırımlar konusunda metotlu bir süreç var. Konsey’e ve Almanya’nın inisiyatifine güven gösterelim dedi, neyi seçersin? 60 gün aksine tepki gösteren adamı (Erdoğan) teşvik etmeyi mi? Olanakların tükenmesini ve AB’nin ifşa olmasını. Şu anda Avrupa’nın itibarı değerlendiriliyor ve ibre Türkiye’ye kayıyor. AB ile iyi ilişkiler isteyip istemediğini o seçecek.

 


Yaptırımlar konusuyla ilgili baskılar

 


Anastasiadis: Yaptırım uygulama konusunda oy birliği olmadığını saptadığımda, bazı devletler, sizinle birlikteyiz ama olanakları tüketin dedi. AB’ye, Beyaz Rusya’ya yaptırım uygulama diye bastırıp bir listeye 5 isim eklemem ne kadar tuhaf olurdu. Belli tezlerle gitmeliydim. Hedef belirlersin, siyasetler ilan edersin ama ‘ya bu veya hiç’ olmaz. Alabildiğinin azamisini alabilmek için esnek olman gerekir.

 


İki Toplumlu İki Bölgeli Federasyon Meselesi

 


Anastasiadis: Beni suçlamak için güya İki Bölgeli İki Toplumlu Federasyonu terk ettiğimi söylüyorlar. Bütün bedeli üstlendiğimde (2004’te) birileri beton bulmaya çalışıyordu. O zamandan beridir politikam değişmedi. 2017’de ısrar gereği konusunda değişim, yakınlaşmalardan cayılması suretiyle Türkiye’nin yeni düzen üzerinde kontrolünü sağlama çabasını görmemden dolayı oldu. Çözüm zemini konusunda değişmedim, değişimim; çözümün işleyebilirliğini, sürdürülebilirliğini ve Kıbrıs Helenizm’i tarafından kabul edilebilirliğini sağlamak üzere önceden talep edilenlerden bazılarıyla ilgiliydi. Garantiler dışında, askerin varlığı dışında siyasi eşitlik konusu da vardı. Halen, yasama erkinde, mahkemelerde yakınlaşmalarımız var, geriye yürütme erki kaldı. Merkezi hükümetin bütün kararlarına Nüfusu daha az olan toplumun olumlu oyu ile karar vermek istemesi ne kadar haksız?  Karşı öneri olarak, olumlu oyunuz olmasını kabul ediyorum dedim. Sizi bu,  çoğunluğun sayısal üstünlüğün kötüye kullanılır mı endişelerinizi giderecek mahrum etmeyeceğim. Olumlu oyunuzu çoğunluğun, Kıbrıs Türk toplumunun çıkarlarını zedeleyecek bir karar önerdiğinde kullanınız.  Daha adil ne var? Koruyucu emniyet supabı ve aynı zamanda işleyebilir devlet. Netleştirmek isterim.

 


İki Devlet Çözümüyle Flört

 


Anastasiadis: Anlatı, oradan başlıyor. İki devlet çözümünü kabul etmiş olsaydım o zaman hedefi bu olan Çavuşoğlu neden kabul etmedi? Komikliklere cevap vermem. Uluslararası toplum ii devleti kabul etmez. AB’de etmez, uluslararası toplum da. Ulusal grupların ayrılıkçı eylem eğilimleri her yerde var.

 


Maraş

 


Anastasiadis: Maraş,  2017 Ocağı’nda Cenevre’de haritalar sunulmuş olması hasebiyle önceliğimdir. Toprak iadesinin en büyük bölümü o kazada ve kapalı kentte olacaktı.

 


Açık konuşayım mı? Maraş verilsin yeter ki müzakereler başlasın denen İngiliz-Amerikan planı hakkında? Daha sonra harcanan çabalar veya Maraş’ın iade edildiği ve reddettiğimiz planlar hakkında konuşayım mı? Amerikan Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Kıbrıs ziyareti sırasında harcadığım çabalar hakkında? Hani, komite ve daha ileri adımlar üzerinde uzlaşmıştık da öneriyi Eroğlu reddetmişti?

 


2016’da Avrupa Konseyi’nde başlıkların açılmasına ikna edilmemiz konusunda toplantı yapıldı, ben Maraş’ın iadesini istedim. O zaman Davutoğlu da Timbu (Ercan) Havaalanı’nı tanımamızı istedi, reddettim.

 


Maraş, önceliklerden biridir. Toprak düzenlemesi olmadan çözüm olabilir mi? Ve Maraş veya Omorfo (Güzelyurt) iade edilmeden toprak düzenlemesi mümkün mü? Zamanın geçmesi emrivakiler yaratıyor ve sağlamlaştırıyor. Bu nedenle 2015-2017’de Sayın Akıncı ile ilerleme kaydettik. Sayın Akıncı’nın hedefi çözümdü, Türkiye’ninki ise çöküş. Yakınlaşmalarla ilgili üçlü kategori listesi ve halk neler üzerinde uzlaştığımızı bilsin diye Sayın Akıncı ile ortak basın açıklaması istedim. Bu reddedildi. Biz Yunanca konuştuğumuz için tercümede sorun olacağını söylediler.

 


Hangisi daha etkin lider (KKTC) olurdu yorumunu yapmak istemiyorum. Mesele, ümit perspektifi olan şartları nasıl yaratacağımızdır.”

 

 

Kaynak: Sigma Live

 

https://www.sigmalive.com/news/politics/683700