Birleşik Krallık Ve AB Arasındaki Balıkçılık Ve Münhasır Ekonomik Bölge Sorununun Kısa Özeti

 

 

AB’nin  Birleşik Krallık Bağlamında Deniz Politikalarının Tarihi Özeti

 

 

 

AB denizcilik politikaları yıllar içerisinde farklı evrimler geçirmiştir. 1992’de bir kabotaj sistemine geçilmiştir ve bu sisteme göre üye ülkelere ait gemilerin, diğer üye ülkelerin kabotaj taşımacılığına girebilmesi öngörülür. Benzer bir fikir balıkçılık politikaları üzerinde de görülebilir. AB balıkçılık politikası üye ülkelerin diğer üye ülkelerinin sularında, balıkçılık için tam erişim sahibi olduğunu öngörmüştür. Bu uygulama ülkelerin kıyılarından 12 mil uzağa kadar olan potansiyel karasuyu bölgelerini kapsamaz. Yani bir bakıma her AB üyesi birbirlerinin Münhasır Ekonomik Bölgesinde balık tutma hakkına sahiptir. Fakat ülkeler istedikleri kadar balık tutma hakkına sahip değildirler. Üyelerin AB bakanları her yıl sonu çeşitli balık türlerinden ne kadar av tutabileceğine, ekolojik faktörler ışığında bir kota koyar. Bu ulusal bazda kotalar hususunda, Birleşik Krallık, uzun zamandan beri kendisine kötü ve haksız bir pay düştüğünü düşünmektedir. Mesela İngiltere sularında kota’nın yarısından fazlası yabancıların elindedir.

 

 

Daha detaylı bir örnek vermemiz gerekirse Hollandalı balıkçılar İngiltere sularına epey bağımlıdır. Özellikle Ringa ve Uskumru avlayan Hollandalı pelajik troller İngiltere sularından oldukça istifade eder (Figür 1)​1​. Birleşik Krallığın kuzey MEB’in de ise dip trolleri Karides avlamaktadır. 2016 yılında pelajik troller 275 milyon ton av toplamış yani 112 milyon Euro değerinde bir kazanç elde etmişlerdir. Deniz tabanı trolleri ise 84 milyon ton yani 343 milyon Euro değerinde bir hasılat gerçekleştirmişlerdir. Bu pelajik trollerin %60’ı, dip trollerinin ise %30 kadarı Birleşik Krallık MEB’ine bağımlıdır (Figür 2)​2​. Öte yandan Birleşik Krallık balıkçıları ise sadece 75 milyon Euro civarı Hollanda sularından faydalanmıştır. Birleşik Krallık sularında avların tonaj bakımından %60’ı yabancı üyeler tarafından yakalanmaktadır.

 

 

‘BREXIT’ Sonrası Birleşik Krallık’ın MEB Ve Balıkçılık Duruşu

 

Bu sebeplerden dolayı Brexit referandumu yapılırken İngiliz balıkçıları hararetle Brexit’i savunmuşlardır. Hatta 2016 Haziran ayında UKIP partisi başkanı ile İngiliz sularının tekrar millileşmesi için İngiliz balıkçıları, Thames nehri üzerinde tekneleri ile birlikte bir geçiş organize etmişlerdir.​3​ Esasen balıkçılar haklıdır çünkü AB’nin diğer suları ile karşılaştırıldığında balıkçılık açısından en zengin bölgeler arasında Birleşik Krallık suları dikkat çekici bir şekilde ayrılır. AB hali hazırda kendi balıkçılarının da endişesi ve baskısı ile İngiltere’nin MEB’inden faydalanma haklarını olduğu gibi korumayı hedefler veyahut sadece küçük revizyonlarla değişimi olduğunca minimize etmeye çalışmaktadır.

 

 

Birleşik Krallık ise kendisinin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi bağlamında bağımsız bir kıyı devleti olduğunu ve bu sebeple kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi üzerinde egemenlik hakları olduğunu ileri sürmektedir. MEB’inin üzerindeki hakları gereğince canlı kaynakların nasıl kullanılacağını ve korunacağını kendisinin belirlemesi gerektiğini ifade eder. Birleşik Krallık, AB’den ayrılması ile beraber kendi devletinin ulusal sularda yeni bir milli yasa oluşturup buna göre balıkçılığı yapılandıracağının altını çizmektedir. Esasen Birleşik Krallık, komşusu olan kıyı ülkeleriyle koordineli çalışma taraftarıdır. Fakat yabancı teknelerin kendi MEB’ine geçişi ve kendi MEB’indeki aktivitelerini kontrol etmeyi hedeflemektedir. Bu sayede kendi sularında aşırı avlanmayı azaltarak, ekolojik açıdan canlı kaynaklarına sahip çıkacaktır.

 

Yabancı balıkçılığın ve artan rekabetin bölgede balık türleri ve sayısı üzerinde negatif bir etki bırakıyor olması İngiliz devleti, balıkçıları ve kamuoyu açısından endişe verici bir gelişmedir. Mesela Warwick Üniversitesi’nden Jill Wakefield halihazırdaki AB rejiminin çevresel ve ekolojik bakımdan bir sürü zayıf noktası olduğunu ileri sürmektedir. Özellikle AB balıkçılık politikalarının AB’nin entegre denizcilik politikalarında var olan ekolojik denizcilik stratejilerinden daha fazla yetkiye sahip olduğunu ve avcılığın ekolojiye ağır bastığını ifade etmektedir. Aynı şekilde Dünya Doğayı Koruma Vakfı İngiltere üyesi olan deniz biyoloğu ve avukatı, Helen McLachlan, Brexit sonrası İngiltere için Birleşik Krallık Balıkçılık Politikasının oluşturulmasının elzem olduğunu vurgulamaktadır. Halihazırda okyanuslara ve Birleşik krallık sularında doğaya çok fevri ve yıkıcı davranıldığını vurgulayan McLachlan bunun en büyük sebebinin insan aktiviteleri olduğunu hatırlatmıştır.

 

 

Son günlerde Birleşik Krallık ve AB arasında ama özellikle Birleşik Krallık ve Fransa arasında MEB egemenliği ve balıkçılık konuları açısından sert çekişmeler yaşanmaktadır. Bunun sebeplerinden biri Macron’un tehditkar söylemler ile İngiliz sularında AB balıkçılık haklarını tam korumak istemesi ve aksi takdirde ticaret anlaşmalarının yavaşlayacağı veya hiç olmayacağı şeklindeki katı söylemleridir. 2016 ve 2018’den beri bu söylemleri ile gündeme gelen Macron geçtiğimiz  Şubat ayında ise bu konuda  tartışmaktan vaz geçmeyeceğini ifade etmiştir.​4​ Macron liderliğinde Fransa’nın Birleşik Krallığa yönelik bu üslubu, geçen günlerde hem İngiliz yetkililer tarafından hemde bizzat Fransız AB yetkilileri tarafından eleştirildi. AB baş müzakerecisi Michel Barnier (Fransız) Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Brexit statüko geçiş döneminin bitiminden önce bir anlaşmanın mümkün olup olmadığı sorulduğunda İngiltere ile anlaşmaya varmaya kararlı olduklarını söyledi. Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, İngiltere’yi bağımsız olarak tanıması aksi takdirde bir anlaşmaya varma hususunda riskleri  arttıracağı konusunda sert bir uyarıda bulundu.​5

 

 

Aynı şekilde Competere İcra Kurulu Başkanı İngiliz Shanker Singham, Bay Macron’un kıyı bölgelerindeki üye seçmenlere sert üsluplar ile açıklamalar yapabilmesi için önce  ticaret müzakerelerinde kazanmaya ihtiyacı olduğunu açıkladı. Avrupa Birliği Komitesi ile AB-Birleşik Krallık gelecek ilişkileri hususunda konuşan Singham, “Balıkçılık konusunda şunu düşünüyorum, eğer Fransız bir balıkçısı isem, İngiltere’nin münhasır ekonomik bölgesine (MEB) erişim için olan fiili müzakereyi kazanmayı tercih ederim. Ayrıca kimse erişim olmayacağını söylemedi, MEB’imizde balık tutmak için yabancı balıkçılara  da ihtiyacımız var… ve eğer Fransız bir balıkçıysam, bu müzakerede, erişimim olmadığı için nihai İngiltere-AB müzakeresinin bozulmasına neden olmaktansa, bu müzakerede başarılı olmayı tercih ederim.’’ dedi.​6

 

 

Birleşik Krallık’ın Ele Aldığı Örnekler

 

 

Norveç, bağımsız bir kıyı devletidir ve bu statüyle bağlantılı uluslararası hukuk kapsamında hak ve sorumluluklara sahiptir. AB ile yıllık ikili görüşmelerle balıkçılık kotaları gibi diğer hususları da düzenlemektedirler. Her sonbaharda bu görüşmeler, bilimsel tavsiyelere dayalı olarak toplam izin verilebilir avları belirler. Birleşik Krallık kendi açıklamalarında nasıl Norveç bağımsız bir devlet ise ve fakat AB ile balıkçılık konusunda işbirliği yapıyorsa, aynı senaryonun benzerinin İngiltere içinde uygulanacağı hususunda AB’ye karşı kararlı bir tutum sergilemeye devam etmektedir.​7

 

Son günlerde İngiltere’de bu husuta konuşulan yeni gündem ise, ortaya çıkan bazı raporlarda AB ile yapılabilecek bir kota anlaşması için İngiltere’nin Kanada örneğini takip etmesi gerektiğini savunmaktadır. İngiltere basınında yer bulan bu örnek esasen 1995’te zirve noktasına ulaşmış olan Kanada ve AB arasındaki aşırı avlanma ve balıkçılık ihlalleri tartışmaları ile ilgilidir. Bu örnek ile İngiltere’nin balıkçılık ve dolayısı ile MEB egemenlik hakları hususunda ne kadar ciddi olduğunu görebiliriz.

 

 

Bu mesele Kanada’nın 200 mil sınırı dışındaki uluslararası sularda İspanya ve Portekiz’den gelen AB balıkçılarının bölgede aşırı avlanması ile ortaya çıkmış olan bir meseledir. 1995 yılında bilim insanları Kuzeybatı Atlantik bölgesinde dönemin en büyük ticari balık stoğu olan Kalkan balığının aşırı avlandığını ortaya çıkarmış ve bunun üzerine uluslararası suların yönetimine sahip olan Kuzeybatı Atlantik Balıkçılık Örgütü’ü balıkçılık sezonuna bir kota getirmiştir. Ancak İspanya ve Portekiz’den baskılar gelmesi üzerine AB, kendisine düşen kotaya itiraz ederek çok daha yüksek bir kotayı kabul etmiştir. Bu  Kanada ile AB arasında “kalkan savaşını” gündeme getirmiş ve 9 Mart 1995’te Kanada Balıkçılık Devriye gemisi Cape Roger’dan yetkililer Galiçya’da, Kanada’nın kıyılarından 220 mil ötedeki uluslararası sularda avlanan İspanyol trol gemisi Estai’ye, üç kere 50 kalibrelik uyarı atışı yaptıktan sonra çıkıp tüm tekne mürettebatını tutuklamış, trol gemisini ise Kanada kıyısına limanlatmıştır. 2014’te yayınlanan ‘Çözüm Avlamaya Çalışmak – Kanada’nın AB ile Balıkçılık İlişkileri’ adlı kitaba göre ise AB’nin geri adım atması ardındaki en büyük nedenin, dönemin Kanada Başbakanı Jean Chrétien hükümetinin dirayetli duruşu olduğu belirtilmektedir.​8

 

 

 Türkiye Özelinde Sonuç

 

 

Birleşik Krallık kendi Münhasır Ekonomik Bölgesindeki egemenlik haklarını, konu balıkçılık olsa dahi sonuna kadar savunacağını göstermektedir. Aynı şekilde bugün hala Türkiye’nin anlamsız bir gerginlik yarattığını iddia eden akademisyenlerin ve mecraların ‘muasır medeniyet seviyesinde’ veyahut sosyo-ekonomik olarak gelişmiş gördükleri ülkelerin bu tavırlarını dikkate almaları gereklidir. Türkiye Mavi Vatan’nında yani kendi Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgesi üzerindeki egemenlik haklarını, sonuna kadar dirayetli bir şekilde savunmalıdır. Bu mesele hem enerji, hem balıkçılık, hem de gemicilik ile ilgili olduğu kadar daha önemli bir şekilde bir ülkenin, Türkiye’nin egemenliğinin bir izdüşümüdür. Kaldı ki, Türkiye kendi MEB’indeki kaynakları bir tek kendisine saklamak zorunda değildir fakat bu alanlardaki her türlü çalışmanın kontrol otoritesinin Türkiye olması mutlak bir zorunluluktur.

 

 

 

 

 

 

 

Zeynep Ceyhan – BAU DEGS Uzmanı

 

 

Kaynakça

 

 

1 ​Turenhout, M., Hamon, K., Hintzen, N. and Poppe, K. (2017), ​Brexit and the Dutch Fishing Industry. EuroChoices, 16: 24-25. doi:​10.1111/1746-692X.12159

 

 

2 ​Turenhout, M., Hamon, K., Hintzen, N. and Poppe, K. (2017), ​Brexit and the Dutch Fishing Industry. EuroChoices, 16: 24-25. doi:​10.1111/1746-692X.12159

 

 

3 ​Fisheries after Brexit ​ . 27 Nov. 2019, ​www.monckton.com/fisheries-after-brexit/​ .

 

 

4 ​Bet, Martina. “Brexit Fishing Breakthrough: Canada’s Turbot WAR with EU Sets Example for Britain.” Express.co.uk ​ , Express.co.uk, 24 Sept. 2020, www.express.co.uk/news/uk/1339059/brexit-news-eu-uk-france-trade-deal-fishing-canada-turbot-war-spt.

 

 

5 Anderson, Claire. “Macron Warned: Accept UK as Independent Coastal State or Risk NO Access to Fishing Waters.” ​Express.co.uk ​ , Express.co.uk, 23 Sept. 2020, www.express.co.uk/news/politics/1338928/brexit-news-latest-fishing-emmanuel-macron-france-trade-negotiations.

 

 

6 ​Anderson, Claire. “Macron Warned: Accept UK as Independent Coastal State or Risk NO Access to Fishing Waters.” ​Express.co.uk ​ , Express.co.uk, 23 Sept. 2020, www.express.co.uk/news/politics/1338928/brexit-news-latest-fishing-emmanuel-macron-france-trade-negotiations.

 

 

7 ​Bet, Martina. “Brexit Fishing Breakthrough: Canada’s Turbot WAR with EU Sets Example for Britain.” Express.co.uk ​ , Express.co.uk, 24 Sept. 2020, www.express.co.uk/news/uk/1339059/brexit-news-eu-uk-france-trade-deal-fishing-canada-turbot-war-spt.

 

 

8 ​Bet, Martina. “Brexit Fishing Breakthrough: Canada’s Turbot WAR with EU Sets Example for Britain.” Express.co.uk ​ , Express.co.uk, 24 Sept. 2020, www.express.co.uk/news/uk/1339059/brexit-news-eu-uk-france-trade-deal-fishing-canada-turbot-war-spt.