Yunan Basınından: Kathimerini – ‘‘Cihat Yaycı’nın Bütün Eserleri ve Türkiye-Libya Anlaşması’’

Cihat Yaycı imzası taşıyan iddialar.

 

Tümamiral, ‘’Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de bulunan adalar ile ilgili taleplerinin uluslararası hukuka tamamen aykırı olduğu’’ görüşünü dile getirmektedir.

 

‘‘Deniz Subayları İçin Barış ve Savaş Dönemi Temel Deniz Hukuku’’, ‘‘Sorular ve Cevaplar ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Kavramı’’, ‘‘Orta Doğu’nun Önemi ve Irak’ta yaşanan Savaşlar’’, ‘‘Libya Türkiye’nin Denizden Komşusudur’’, ‘‘Soru ve Cevaplarla Yunanistan Talepleri’’, ‘‘Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye’’. Türkiye-Libya anlaşmasını resmeden toplamda altı kitap, yakın bir zamanda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan bir karar ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı görevinin değiştirilmesi üzerine istifasını veren Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı’nın imzasını taşımaktadır.

 

Bu kitaplardan beşi 2019-2020 yılları içerinde yayınlamış olup, ‘Deniz Subayları İçin Barış ve Savaş Dönemi Temel Deniz Hukuku’’ başlıklı kitabı ise Türkiye’de 2011 yılından beri yayınlanmaktadır.

 

Kitapların içeriğine bakıldığında Yaycı’nın Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır arasında yapılacak bir anlaşmaya ‘‘kalkan’’ oluşturduğu vurgusunu yaptığı Türkiye-Libya anlaşmasının ilham kaynağı olduğu kesin bir şekilde anlaşılmaktadır. Öyle ki kitaplarından bir tanesi ‘‘Libya Türkiye’nin Denizden Komşusudur’’ başlığını taşımaktadır.

 

Türk amirali bu kitapta, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervlerinin değerinin 3 trilyon dolar olduğu hesaplamakta ve Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasının bir Türk ‘‘kalkanı’’ oluşturacağını ve GKRY ile Libya arasında ve sırasıyla Yunanistan ile Kıbrıs ve Mısır arasında bir MEB anlaşmasının yapılmasını engelleyeceği tezini önermektedir.

 

Yaycı aynı kitapta, ‘’Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de bulunan adalar ile ilgili taleplerinin uluslararası hukuka tamamen aykırı olduğu’’ görüşünü ifade etmektedir. Bunun yanında sorunun Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda olası bir hukuki çözümünün sonucunun Yunanistan’ın lehine olmayacağını tahmin etmektedir.

‘‘Sorular ve Cevaplar ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Kavramı’’ başlı kitabında Yaycı,
Türkiye’nin kıyıdaş devletler tarafından yapılan karşılıklı MEB andlaşmalarına daima itiraz eden devlet konumunda bulunmak yerine karşılıklı sınırlandırma andlaşmaları yapması gerektiği görüşünü ifade etmektedir. Hatta BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne atıfta bulunarak sözleşmede bir kıyı devletinin tek başına MEB ilan etmesini yasaklayan bir düzenleme olmadığı iddiasını öne sürüyor ve aksi takdirde Yunanistan-Mısır ve Yunanistan-GKRY arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin olası bir andlaşmanın Türkiye’nin ulusal çıkarları açısından en kötü durum senaryosu olduğunu’’ vurgulamaktadır.
Ayrıca ‘‘Yunanistan ve GKRY, Mısır ile iş birliği içerisinde, Kızılhisar (Meis) adasını da içeren hattı esas alarak, ortay hatta dayalı bir sınır çizerek Türkiye’yi sınırlandırmaya çalışıyorlar’’ diye ifade etmektedir

 

Deniz Hukuku

 

‘‘Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye’’ adlı kitabında ise Türkiye’nin Deniz Hukuku konusundaki tezlerini öne sürüyor. Cihat Yaycı, her kıyı devletinin kendi rızası olmadan denizde yürütülen bilimsel araştırmaları sonlandırma hakkına sahip olduğunu savunmaktadır. Yazarın görüşüne göre, ‘‘Türkiye kıta sahanlığından geçecek EAST MED ve Euroasia Interconnector boru hatları Türkiye’nin egemenlik haklarını ihlal edecektir.’’

 

Son olarak, Yaycı’nın Türkiye’nin Ton Balıklarını Koruma Uluslararası Komisyonunun programına dahil edilmesine yönelik ilginç bir önerisi bulunmakta. Böylece Türk Sahil Güvenlik ve Türk savaş gemilerine karasularının dışında ‘‘balıkçılık denetimleri’’ imkânı sunacaktır.

 

Kaynak : https://www.kathimerini.gr/1079616/article/epikairothta/politikh/ta-apanta-toy-tzixat-giaitzi-kai-to-toyrkolivyko-symfwno