Defenceturk: ‘Mavi Vatan’ Haritası

Türk Deniz Kuvvetleri yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vizyoner kanadını temsil ediyor. Yerli ürünler ve teknoloji geliştirme çabalarına maksimum düzeyde destek oluyor. Bu durumun en büyük etkeni Türk Deniz Kuvvetleri’nin vizyoner ve iyi eğitimli subaylarıdır. 

 

HabertTürk TV’de gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un canlı yayınına konuk olan Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı kendi akademik çalışmaları üzerinden yeniden ‘Mavi Vatan’ haritasını aktardı. Yaycı programda yaptığı konuşmasında, “Her bir karış toprak gibi her damla suya aynı şekilde sahip çıkmalıyız” vurgusunda bulundu. Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Libya Stratejilerinin mimarı olarak bilinen Tümamiral Cihat Yaycı paylaştığı görseller ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin planlı bir şekilde Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan etmesi gerektiğini ifade etti. İlan edilecek MEB’lerde herhangi bir hak gasbına maruz kalmamak için ince elenip sık dokunması gerektiğini vurguladı. 

Yaycı konuşmasında, ülkelerin iki taraflı çıkarların söz konusu olduğu alanlarda pragmatik davrandığını ifade ederek İsrail, Lübnan gibi Doğu Akdeniz ülkeleri ile MEB andlaşmasının yapılmasının önemine vurgu yaptı. Yaycı konuşmasında, “İsrail ve Lübnan ile andlaşma yapılmışcasına böyle bir alanı Münhasır Ekonomik Bölge(MEB) olarak ilan etmeliyiz” ifadesinde bulundu. 

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili makamlarınca yapılan açıklamalarda, GKRY hariç diğer Doğu Akdeniz ülkeleri ile görüşmelere açık olunduğu ifade edilmektedir. Yaycı da yaptığı açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti’nin imzalanma potansiyeli olan MEB’lere ilişkin her bir ülke özelinde detaylı çalışmalar yürütülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Yaycı’nın akademik çalışmaları sonucunda hazırladığı ‘Mavi Vatan’ haritası ise aşağıdaki gibidir: 

 

Türkiye ve Libya arasında Deniz Yetki Alanları Sınırlandırma Andlaşma üzerine 

“Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler nezdinde de Libya’nın meşru hükümeti olarak kabul edilen, Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile güvenlik ve deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin birtakım andlaşmalar imzalamıştır. 

İfade edilmelidir ki, Türkiye ve Libya arasında Deniz Yetki Alanları Sınırlandırma Andlaşma her iki taraf için de önemli kazanımlar oluşturmuştur. Bu kapsamda, Libya 65.523,25 km2 alana sıkıştırılmak istenirken,101.606,67 km2 alanda hak sahibi olmuş ve Yunanistan’ın bölgedeki gasp girişimlerinden birinin daha önüne geçilmiştir. 

 

Netice itibarıyla, Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’de KKTC’den sonra Libya ile Sınırlandırma Andlaşma imzalayarak “batı” sınırlarını netleştirmiştir. Andlaşma, Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut hukuki tezlerini destekleyici nitelikte olup, Yunanistan’ın gaspçı tezlerini zayıflatmış ve Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den izole etmeye yönelik girişimlerin önüne set çekmiştir.  Bu bağlamda, UMH’nin Trablus ekseninde tutunması hayati önem arz etmektedir. Bu nedenledir ki Türkiye Cumhuriyeti sahadaki varlığını artırmak suretiyle sürece daha fazla müdahil olmayı tercih etmiş, bir noktada zorunda kalmıştır. 

Uluslararası sistemde ülkeler öncelikle mevcut konumunu ve daha sonra potansiyel çıkarlarını korumak adına yapılandırdığı milli güvenlik politikalarıyla varlık göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Libya, Suriye ve Irak’taki mevcut askeri varlığı ise bahse konu milli güvenlik politikalarının bir neticesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasındaki iş birliğinin temelinde ortak güvenlik ve uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafaza edilmesi yatmaktadır.”  

Defence Turk Yayın Koordinatörü  

Ahmet ALEMDAR 

 

Kaynak : www.defenceturk.net/mustafi-tumamiral-cihat-yaycidan-mavi-vatan-haritasi