DOĞU AKDENİZ GAZ FORUMU: DÜNÜ, BUGÜNÜ, YARINI

 

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin temelinde devletler arasındaki güç mücadelesi ve jeopolitik öğelerin reel politiğe uygulanması gibi uluslararası ilişkilerin temel yapısına uygun saptamalar yapılsa da, özel olarak enerjinin odak noktası olduğu da bir gerçektir. Özellikle 2000’li yılların başından itibaren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı olarak ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve bu            alanlarda verilen ruhsat sahaları, bölgede günümüzde yaşanan gelişmelerin ilk evresi olarak görülmelidir. GKRY’nin 2003 yılında Mısır, 2007’de Lübnan ve 2010 yılında İsrail ile imzaladığı MEB anlaşmaları, bölge ülkelerinin sürece dahil edilmesiyle birlikte bir meşruluk aracı haline getirilmiştir. Ruhsat sahaları ise enerji şirketlerinin bölgeye olan ilgilerinin artmasının bir diğer nedeni olarak geniş katılımlı bir uluslararası yapı haline gelmeye başlamıştır. Özellikle İtalya’nın ENI şirketinin, Mısır’ın deniz yetki alanı içerisinde keşfettiği 2015 tarihli Zohr gaz sahasıyla birlikte, bölgenin enerji jeopolitiği içerisinde yeri daha da belirgin bir hal almıştır.

 

 

Yunanistan-GKRY ikilisinin, Akdeniz’e kıyısı olan ve enerji jeopolitiğinde etkili birer oyuncu olan aktörleri bir araya getirme stratejisinin en somut göstergesi 14 Ocak             2019’da gerçekleşmiştir. Mısır, GKRY, Yunanistan, İsrail, Ürdün, Filistin ve İtalya Enerji Bakanları, 14 Ocak 2019 tarihinde Kahire’de bir araya gelerek Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun kurulduğunu açıkladılar. Bu açıklamaya göre forumun amacı; Doğu          Akdeniz’deki doğalgaz kaynaklarının geliştirilmesi için diyalog ve işbirliği ortamı sağlamak olduğu ifade edilmiştir.​1 Forumun üyelerine bakıldığında dikkate çeken en önemli aktör, İtalya’nın Doğu Akdeniz’de yer almamasına rağmen, sürecin içerisinde yeralmasıolmuştur.Ancakenerjişirketlerininbölgedekihidrokarbonkaynaklarınaolan ilgisi ve bu ilginin bir politik/stratejik öncelik halini alması; ENI şirketinin dolaylı olarak İtalya’nın stratejilerini anlamak açısından çıkarımlar sağlamaktadır. Özellikle        GKRY’nin vermiş olduğu ruhsat sahalarından olan 3 numaralı parselde, ENI’nın yapmayı amaçladığı sondaj faaliyetlerinin Türk Deniz Kuvvetleri unsurları tarafından  Şubat 2018’de engellenmiş olması dönüm noktalarından biri olmuş ve bu müdahale sonrasında ENI’nın bölgeden ayrılmasıyla GKRY-Yunanistan stratejisi sekteye uğramıştır​2​ . GKRY-Yunanistan; bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak ve İtalya’yı         yanlarında tutmak için, Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu oluşturmuşlardır. Forum; İtalya dışında Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin de üye olması hedeflenmektedir. Fransızların TOTAL, ABD’nin ise Exxon Mobil ile yaptıkları faaliyetlerde hedeflenen gelişmelerin somut işaretleri olmaktadır.

 

Forumun enerji alanındaki işbirliğinin yanı sıra, jeostratejik açıdan da yeni siyasi ittifaklara yol açtığı da görülmektedir. Özellikle Türkiye’nin forumun dışında bırakılması, bölge ülkelerinin   birbiriyle ilişkilerinin iyi   durumda bulunmaları da   yukarıdaki belirtilen  düşüncelerin doğruluğuna kanıt   olmaktadır. 2010 yılında   yaşanan Mavi Marmara Olayı    ile İsrail, 2013 yılında Mısır’da     gerçekleştirilen darbeyle birlikte   seçilmiş hükümetin devrilmesi   gibi gelişmeler; Türkiye’nin bu    iki ülkeyle olan ilişkilerinin “en düşük seviyeye ”inmesine neden    olmuştur. Bu durumun yarattığı    fırsatları iyi değerlendiren   Yunanistan-GKRY; Mısır ve   İsrail ile yeni görüşme    mekanizmaları oluşturarak,  Türkiye karşıtı bir oluşum    içerisine girmişlerdir. Belirtilen   girişimlerin en önemlisi olan    Doğu Akdeniz gazının bir boru     hattı yardımıyla Avrupa pazarlarına ulaştırılmasını amaçlayan East Med projesi,         ekonomik olarak Türkiye’den geçmesi durumundaki maliyet avantajına rağmen,        Türkiye’yi enerji jeopolitiğinde dışarıda bırakmak için uzun bir güzergah üzerinden          planlanmıştır.​3 Uluslararası hukuk açısından duruma bakıldığında da, Türkiye’yi        dışarıda bırakacak bir enerji projesinin aykırı olacağı anlaşılmaktadır. 30 Nisan 1982           tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi madde 56 hükmüne göre;          “Münhasır ekonomik bölgede sahildar devletin aşağıdaki hak, yetki ve yükümlülükleri          vardır: Deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında ve bunların toprak altında           canlı ve cansız doğal kaynaklarını araştırılması, işletilmesi muhafazası ve yönetimi          konuları ile; aynı şekilde sudan, akıntılardan ve rüzgarlardan enerji üretimi gibi…           Bölgenin ekonomik amaçlarla araştırılmasında ve işletilmesinde egemen hakları söz         konusudur.” Yine aynı sözleşmenin 79.maddesinde “kıta sahanlığı üzerinde denizaltı         kabloları ve petrol boruları” başlığı altında bir ülkenin kıta sahanlığından geçecekboru            hatlarında, sahildar devletin egemenlik yetkisine sahip olduğu belirtilmektedir. Ohalde          BMDHS’nin madde 56 ve 79 hükümlerine göre, Doğu Akdeniz’e kıyısı olan devletler,            yani Türkiye, Mısır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, GKRY, Lübnan,Suriye,İsrail ve Filistin söz hakkına haizdirler. Bu nedenle Türkiye ve KKTC hukuken devre dışı  bırakılamaz. Gaz Forumu’nun da Yunanistan-GKRY stratejisinin benimsendiği bir yapı halinde         oluşturulduğu görülmektedir. Oluşturulan yapının kurumsal bir örgüt haline gelmesi         için üyeler arasında yoğun görüşmeler, 26 Temmuz 2019 tarihli toplantıda genel bir            görüş olarak ifade edilmiştir. Bu bağlamda Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun 22 Eylül  2020 tarihli toplantısında forumun tüzüğü oluşturularak, kurumsal anlamda bir         uluslararası örgüt haline gelmesi için somut adım atılmıştır.​4 Yapılan anlaşma metnine,           toplantıya katılmayan Filistin imza koymamıştır. İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, forumun üyesi olduğunu belirtmesine rağmen; Filistin’in tüzük anlaşmasına imza         koymaması örgütsel yapılanma anlamında Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun birtakım         eksikliklerini de ortaya koymaktadır.​5 Ancak forum üyelerinin Fransa ve Birleşik Arap           Emirlikleri ‘nin de yapıyadahilolmasınıistemeleride,Türkiyeileilişkileriiyiseviyede             olmayan ülkelerle ilişkilerinin geliştirilmesi için araçsallık yaratmaktadır​6​ . Forum        ülkeleri Türkiye’yi direkt olarak karşılarına almak istemeselerde,forumveyaörgütgibi           oluşumlarla bu şekilde bir görünüm sergilemektedirler. Fransa ve Birleşik Arap          Emirlikleri gibi Doğu Akdeniz’e kara veya deniz alanlarıbulunmayanülkelerinforuma           davet edilip, Türkiye’nin dışarıdaki bırakılması tartışılması gereken bir olgu         durumundadır.

 

Türkiye’nin en kısa zamanda söz konusu forum veya örgüt bazlı kurumsal            kimliklere karşı, yeni politik hamleler ve stratejiler geliştirrmesi zorunludur. MEB          sınırlarının belirlenmesi öngörüsünün gerçekleşmesi halinde; hem Türkiye’nin hem de         Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarında ihalelere çıkılarak ruhsat          sahaları verilmesi uygun bir yöntem olabilir. Bu şekilde enerji şirketlerinin GKRY’nin           ruhsat sahalarındaki etkinliğinin azaltılması sağlanmış olacaktır. Ayrıca forum        üyelerinden bazı ülkelerle olan sorunların çözümü konusunda adımlar atılması da,          Türkiye’nin uluslararası hukuka uygun, hak ve hakkaniyete dayalı politik stratejisinin          değer kazanmasını kolaylaştıracak ve Mavi Vatanın korunmasını sağlayacaktır.

 

 

Emre ERDEMİR

 

BAU DEGS Uzmanı

 

1Reuters, (14 January 2019), “Eastern Mediterranean countries to form regional gas market”,            https://www.reuters.com/article/us-egypt-energy-gas-idUSKCN1P81FG​, (Erişim Tarihi: 27.09.2020).

 

2Sputnik, (23 Şubat 2018), “Akdeniz’deki sondaj geriliminde çarpışmaya ramak kalmış”,          https://tr.sputniknews.com/dogu_akdeniz/201802231032373115-akdeniz-sondaj-gerilim-carpisma/​, (Erişim Tarihi: 27 Eylül 2020).

 

3Ofir, Winter ve Gallia, Lindenstrauss, (3 Şubat 2019),“BeyondEnergy:TheSignificanceoftheEastern               Mediterranean Gas Forum”,   https://www.inss.org.il/publication/beyond-energy-significance-eastern-mediterranean-gas-forum/​, (Erişim Tarihi: 27 Eylül 2020).

 

4BBC, (22 Eylül 2020), “Doğu Akdeniz Gaz Forumu: Türkiye’ye rakip altı ülke bölgesel kuruluş için               anlaşma imzalarını attı”,​https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54252161​,(ErişimTarihi:27Eylül        2020).

 

5Anadolu Ajansı, (22 Eylül 2020), “Filistin, ‘Doğu Akdeniz Gaz Forumu Toplantısına Katılmadı”,            https://www.aa.com.tr/tr/dunya/filistin-dogu-akdeniz-gaz-forumu-toplantisina-katilmadi/1981779​, (Erişim Tarihi: 27 Eylül 2020).

 

6 ​Dünya Gazetesi, (23 Eylül 2020), “6 ülke Doğu Akdeniz’de Türkiye’siz gaz forumu kurdu”,              https://www.dunya.com/gundem/6-ulke-dogu-akdenizde-turkiyesiz-gaz-forumu-kurdu-haberi-482616​, (Erişim Tarihi: 27 Eylül 2020).