Doğu Akdeniz ve Ege Denizleri Hakkında Yunanistan ve GKRY Basınında Çıkan Haberler

Dünya siyasetinde önemli bir yere sahip olan Doğu Akdeniz konusundaki gelişmelere özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi basınında geniş yer verilmektedir. Bu bültende konu ile ilgili son dönemde öne çıkan açıklamalar yer almaktadır. Güney Kıbrıs resmi haber ajansında yer alan haberde ayın 13’ünde toplanacak Avrupa Birliği dışişleri bakanları toplantısı öncesi komisyon üyelerine bilgi veren AB Dışişleri Komiseri Borrell tarafından, bölgedeki sorunların sadece diyalogla çözülebileceği, bu kapsamda Türkiye’nin yaptığı hareketlerin kışkırtıcı olmaması gerektiği ve mutlaka Türkiye’nin diyaloğa dönmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin bir bütün olduğu ve bu kapsamda Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan ve Kıbrıs’ın haklarının ve egemenliklerinin korunmasının kendileri için birinci önceliğe sahip olduğu ve bu konunun 13 Temmuz’daki zirvede birincil olarak ele alınacağı ifadelerinin yer aldığı tespit edilmiştir. Yunan Antenna televizyonunda yer alan bir haberde, Avrupa Birliği yetkililerinden alınan bilgiye göre Pazartesi günü icra edilecek dışişleri bakanları zirvesine yönelik çalışmaların devam ettiği, bu kapsamda ortak görüşün Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kışkırtmalarından ve göçmen akınını şantaj malzemesi olarak kullanmaktan vazgeçmediği müddetçe Türkiye-Avrupa ilişkilerinin yeniden başlamasının zor olduğuna yönelik mesajın Türkiye’ye iletilmesi olduğu, yaptırım kararı konusunda bazı ülkelerin bu kararın çıkmaması için uğraştığı, Yunanistan ve GKRY Dışişleri Bakanlıkları heyetlerinin ise bu ülkeleri ikna etmek için yoğun bir çaba verdiğine dair açıklamalarda bulunmuştur. Yunan Başbakanı tarafından Sky TV kanalına bugün verilen bir röportajda, “Türkiye bizim komşumuz, aramızda farklılıkların olması doğal. Bununla beraber iletişim kanallarının açık kalması benim için önemli. Bu kapsamda benimle konuşmayacağını Meis’teki olaylardan sonra söyleyen Sayın Erdoğan’dı. Bununla beraber yaptığımız görüşme önemli bir başlangıç. Danışmanlarımız arasında iletişim kanallarını açık kalması lazım. Bu konuda alman Başbakanın aracılık yaptığı söyleniyor, Bu Kesinlikle yalan. Sadece Alman Başbakanını Türk lider ile yaptığım görüşme hakkında bilgilendirdim. Yunanistan Meriç’te olanları unutmuyor ve gerekli tedbirleri aldı. Egemenlik haklarımızı savunmak konusunda kararlıyız ve her türlü ortamda uygun araçlarla bunları savunacağız. Türklerin Libya ile yaptığı anlaşma tamamen yasadışıdır. Bizim bu konudaki en büyük müttefikimiz Avrupa Birliğidir. Kıbrıs sorunu çözümü bizim için önemlidir ve bu sorunun çözümü için işgal güçleri adadan ayrılmalıdır. Türklerle diyalogda Bizim ön şartımız Türklerin gerilimi azaltmasıdır.

 

Önümüzdeki süreçte en büyük iki konu Korona krizin yaralarını sarmak ve Türk Yunan ilişkileridir. Bu kapsamda Korona’nın ilk aşamasını başarıyla atlattık, Eğer gerekiyorsa tekrar sınırları kapatmak konusunda asla tereddüt etmeyiz. Maalesef Korona ekonomimize ciddi bir zarar verdi ve bunu tamir etmemiz lazım. Bu yüzden Temmuz ayı Yunanistan’ın turizmi için çok önemli bir aydır” ifadelerinin yer aldığı tespit edilmiştir.  To Vima Gazetesi’nde yer alan haberde Berlin’de bu yaz Türkiye ile Yunanistan ilişkilerinin kontrolden çıkması ve sıcak bir olay yaşanması ihtimalinin endişeleri giderek arttığı, bu kapsamda Almanya’nın Avrupa Birliği’nin başkanlığını üstlenecek 6 aylık dönemin çok kritik olduğu, Almanya’nın iki ülke arasında bir sorun çıkmaması için Türkiye’yi ikna formülleri üzerinde çalıştığı, bu formüllerden birinin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olduğu, Türkiye’nin Avrupa rüyasının zaten öldüğünün düşünüldüğü bir dönemde böyle bir hamlenin Türkleri tatmin edip edemeyeceğinin bilinmediği, Yunanlıların ve Kıbrıslıların ayın 13’ünde icra edilecek Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları ve arkasından yapılacak Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nde Türkiye’ye yönelik net yaptırım kararları çıkmasını istediği, bununla beraber bu yaptırım kararlarının Türkleri durdurması konusunda şüpheler bulunduğu ve Berlin’in buna ihtiyatlı yaklaştığı fakat Yunanistan ve Kıbrıs’ın önemli lobi faaliyetlerine devam ettiği, şu an için iki ülke arasındaki sorunun Meis Adası’nda kilitlendiği, Türklerin Meis’i diğer adalardan ayrı bir parça olarak görüp kendilerinin Akdeniz’e çıkışında önemine işaret ettiği, Yunanlıların ise Meis Adası’nın tamamen etki sahasına sahip olduğu tezinden vazgeçmeye yanaşmadıkları, bu kapsamda bu Gordion düğümünün nasıl çözüleceğini,  ilişkileri nasıl etkileyeceğini ve Avrupa Birliği’nin geleceğinde de önemli bir soruna yol açabileceğini, Almanya’nın her iki ülke arasında en azından iletişim kanallarının açık kalması için iletişim diplomasisini yoğunlukla sürdürmeye devam ettiğini belirtmiştir…

Devamı için tıklayınız