Ermenilerin Hocalı ’da Yaptığı Türk Katliamları

24 Nisan 2021

Giriş

Hocalı Katliamı Azerbaycan/Ermenistan savaşı sırasında yaşanmıştır. Ermeni güçleri 25 Şubat gecesi Hocalı kasabasına girerek sivilleri hedef alan bir tutumla saldırılarına başlamıştır. Bu saldırılar sonucu resmi rakamlarla teyit edilmiş olan arasından 83’ü çocuk 106’sı kadın olmak üzere toplamda 613 Azerbaycan Türk’ü hayatını bu katliam sonucu yaşamını kaybetmiştir.[1]

Abstract

The Khojaly Massacre took place during the Azerbaijan / Armenia war. Armenian forces entered the town of Khojaly on the night of February 25 and started their attacks with an attitude targeting civilians. A total of 613 Azerbaijanis, including 83 children and 106 women, lost their lives as a result of this massacre.

HOCALI KATLİAMI

 

Dağlık/ Karabağ’da bulunan Hocalı bölgesi 936 km2’lik bir alana sahip. Burada 2,605 aile yani toplamda 11 bine yakın kişi yaşamaktaydı. 1991 yılının Aralık ayı sonlarında Karabağ’ın başkenti olan Hankendi’yi ele geçiren Ermeniler kendilerine bir sonraki hedef olarak Hocalı’yı belirlemişlerdir. Hocalı bölgesinin diğer tüm bölgelerle olan iletişimini sağlayan yolları kapatan Ermeniler daha sonrasına bu bölgenin diğer bölgelerle tek bağlantısı olan hava ulaşımını da Şuşa-Ağdam seferi yapan helikopteri düşürerek kesmişlerdir. Dolayısıyla bölgenin hava yolu iletişimi de kalmamıştır. Ermeni güçleri Rus ordusunun da desteğini alarak Hocalı’ya saldırmaya başlamıştır. Bu saldırılar sonucunda 613 Azeri katledilmiş, 500 sivil kişi ağır yaralanmış ve hatta 250’den fazlası da esir alınmış hatta bu alınan esirlerden bazısından daha sonrasında hiç haber alınamamıştır. Ermeni makamları da bu haber alınamayan esirler hakkında hiçbir açıklama dahi yapmamıştır.[2] Bu katliamlar sonucunda Hocalı’da sekiz aile tamamen yok olmuştur.[3] Aslına bakarsak 1991 yılının sonbaharından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı gruplarınca kuşatılmaktaydı. Ama Rus kuvvetleri Dağlık Karabağ’dan çıkarıldıktan sonra tamamen ablukaya alınmıştır. Hatta Hocalı halkının bir kısmı kenti terk etmek durumunda bırakılmıştı ama bazısı da vardı ki uyarılara rağmen anayurdunu terk etmemiş, hala Hocalı’da yaşıyordu. Ta ki Ermeni saldırıları başlayana kadar… 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece Rus destekli Ermeni güçleri yaşlı, kadın, çocuk ayırt etmeksizin birçok insanımızı insanlığa yaraşmayan bir vaziyette vahşice katlettiler. Sabah saatlerinde Hocalı kentinde tam bir kaos vardı. Halk çıkışı için serbest koridor oluşturulmuş ama bu durum halka bildirilmeden top ve tanklarla hedef alınmıştır. Serbest koridordan sadece ve sadece 60 kişi geçmiş ve sadece aralarından tek bir tanesiyle irtibat kurulabilmiştir. Ermeni askerler gerçekten de insanlığa yaraşmayan bir vahşilikte insanlarımızı katletmiştir. Aralarında diri diri yüzleri ve derileri soyulan, karınları yarılarak içlerine taş doldurulan birçok hamile insanımız vardır.[4]Kasaba Ermeni güçlerine geçtikten bir hafta sonra kadın, yaşlı, çocuk, erkek ayırt etmeksizin karlı dağların eteklerine yüzlerce insanımızın cesetleri saçılmış ve hatta toplu mezarlar kazılmış bu da yetmezmiş gibi ölüler üst üste yığılarak yakılmış hatta yakılanlar arasında bazı canlı kişilerin olduğu da tespit edilmiştir. Şehrin top ve tank ateşine maruz kalması esnasında evlerinin içinde siviller olmasına rağmen evleri ateşe verilen bir sürü sivil vardır. Aslında bu katliamların Ermenilere göre birçok sebebi olsa da Ermeni güçlerinde “Ne kadar büyük katliam yaparsak Türklerin gözü o kadar korkacaktır.” düşüncesi de yer almaktadır.

Hocalı Katliamını tanıklardan dinleyecek olursak:

Cemil oğlu Murat Muharremov’un anlattıkları:

“Nahçıvanik Köyü’ne yaklaştığımızda hava aydınlandı ve Ermeniler insanların çıktığını gördüler. Nahçıvanik yolu zırhlı araçlarla kapatıldı. Oradakilerin çoğu kadınlar, çocuklar ve yaşlılardı. Buna rağmen bizi dört bir yandan vahşîce kurşun yağmuruna tuttular.

Ölenlerin sayı hesabı bilinmiyordu… Facianın ardından helikopterle cesetleri almak için gittiğimizde kadınların kucaklarında bebeklerle beraber kurşunlandığı, vücut azalarından bazılarının kesildiğini gördük. Erkeklerden çoğunun yüzünde işkence izleri vardı; kulakları, burunları ve parmakları kesilmişti. Tevekkül adlı bir adamı ellerini ve ayaklarını tellerle bağlayarak yakmışlardı.”

Ermeni gazeteci Berain Siraelyan, Fransız “Katolik-Ecclesia” dergisinde şöyle yazmıştır:

“Hocalı’yı gözlerimle gördüm. Ben toprak uğruna yapılan savaşların bu tarzda yürütülmesinden yana değilim. Karın üzerinde üst üste istiflenmiş sahipsiz, kimsesiz cesetlerden korktum… Bu kan için Azerbaycan tarafının, yarınki kuşakların sessiz kalmayacaklarını düşünerek korktum… Bugün Ruslar bizim yanımızda. Ya yarın? Yarın biz yalnız kalabiliriz…”

Öte yandan, Hocalı Katliamı’nın vahşetini bizzat yaşayan, gören Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, o gün yaşananları şöyle aktarır:

“Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı Kasabası’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azerbaycanlı ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu.”

Vahşetin, insanlık tarihinin muhtemelen yok denecek denli az görmüş, bir diğer boyutunu, baş uygulayıcılarından Ermeni sözde doktor (“Doktor”) Zori Balayan daha sonra aynen şu sözlerle ifade edecekti:

“Biz arkadaşımız Haçatur’la ele geçirdiğimiz eve girerken askerlerimiz 13 yaşında bir Türk çocuğunu pencereye çivilemişlerdi. Türk çocuğun bağırış çığırışları çok duyulmasın diye, Haçatur, çocuğun annesinin kesilmiş memesini çocuğun ağzına soktu. Daha sonra bu 13 yaşındaki Türk’e onların atalarının bizim çocuklara yaptıklarını yaptım. Başından, sinesinden ve karnından derisini soydum. Saate baktım, Türk çocuğu yedi dakika sonra kan kaybından öldü. İlk mesleğim hekimlik olduğuna göre hümanist idim, bunun için de Türk çocuğuna yaptığım bu işkencelerden dolayı kendimi rahatsız hissetmedim. Ama ruhum halkımın yüzde birinin bile intikamını aldığım için sevinçten gururlanırdı.

Haçatur daha sonra ölmüş Türk çocuğunun cesedini parça parça doğradı ve bu Türkle aynı kökten olan köpeklere attı. Akşam aynı şeyi üç Türk çocuğuna daha yaptık. Ben bir Ermeni vatansever olarak görevimi yerine getirdim.

Haçatur da çok terlemişti, ama ben onun gözlerinde ve diğer askerlerimizin gözlerinde intikam ve güçlü hümanizmin mücadelesini gördüm. Ertesi gün biz kiliseye giderek 1915’te ölenlerimiz ve ruhumuzun dün gördüğü kirden temizlenmesi için dua ettik.”[5]

Sonuç

 Dağlık- Karabağ Savaşı sırasında fırsatını yakalayan Ermenistan, işgalci ve saldırgan tavrını göstermekten hiç çekinmeyerek yukardaki bahsettiklerimizden de anlaşılacağı üzere en çetin ve şiddetli savaşlarda bile savaş dışı kesimde tutulup, dokunulmayan kesime Ermeni güçleri yaşlı, kadın, çocuk demeden acımasızca işkenceler etmiş, katletmiş, insanlıkla en ufak ilgisi olmayan uygulamalara tabi tutmuşlar hatta bunları döneminin Ermenistan Cumhurbaşkanı sıfatında bulunan kişiler bile “Türkler Hocalı’ dan önce bizim sivillere dokunamayacağımızı sanıyorlardı, biz bunu Hocalı ile birlikte kanıtladık.” diyerek kabul etmişlerdir. Aslında Ermenilerin bu insanlık dışı saldırıları yaparken hedefi anlaşıldığı gibi Azerbaycanlılar değil Türkler olarak değerlendirip aslında Türk milletinden intikam aldıklarını düşünüyorlardı. Bu insanlık dışı muamele yalnızca Hocalı halkına değil tüm Türk milletine yapılmıştır.

 

 

Ayşenur Gökçe Tapaç

 Kaynakça:

 

https://www.defenceturk.net/daglik-karabag-sorununun-vahsi-yuzu-hocali-katliami

 

Özçelik, İ. “Karabağ’daki Hocalı Soykırımının Tarihi Arka Planı”. Vakanüvis- Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi 2 (2017): 417-456 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/368102

 

TASAM,” Hocalı Katliamı’nın 16. Yılında Dağlık Karabağ Sorunu”, Erişim :4 Mart ,2008,

 

https://tasam.org/tr-TR/Icerik/809/hocali_katliaminin_16_yilinda_daglik_karabag_sorunu

 

Abbaslı, Eldeniz,” İnsanlık Ayıbı Hocalı Katliamı” ,http://turkoloji.cu.edu.tr/GENEL/eldeniz_abbasli_hocali_katliami.pdf

 

“Dağlık Karabağ Sorunu nedir?”, Erişim: 27 Eylül 2020 https://tr.euronews.com/2020/09/27/dagl-k-karabag-sorunu-nedir-azerbaycan-ile-ermenistan-aras-ndaki-cozumsuz-mesele-nas-l-bas

 

” Hocalı Katliamı’nın yıldönümü”, Erişim: 26 Şubat 2021 https://tr.euronews.com/2021/02/26/hocali-katliami-28-yil-donumu-neler-yasandi-katliam-soykirim-mi-daglik-karabag-azerbaycan

 

[1] Son güncelleme 26 Şubat 2021, https://tr.euronews.com/2021/02/26/hocali-katliami-28-yil-donumu-neler-yasandi-katliam-soykirim-mi-daglik-karabag-azerbaycan

[2] Ibid

[3] Son güncelleme 26 Şubat 2015, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/23-yil-onceki-hocali-katliami-nedir-azerbaycan-da-neler-yasandi-28303401

[4] Son güncelleme 16 Ocak 2021, https://www.defenceturk.net/daglik-karabag-sorununun-vahsi-yuzu-hocali-katliami

[5] Ibid

DİĞER YAZILAR

MEDYADA BAU DEGS
MEDYADA BAU DEGS
13 Mayıs 2021

12 MAYIS MEDYA BÜLTENİ YAZILI BASIN YANSIMALARI YENİÇAĞ GAZETESİ KÖŞE YAZARI HÜSEYİN MACİR YUSUF; “KKTC TANINMALIDIR” İSİMLİ YAZISINDA BAU...

UZMANLAR HABER7’YE DEĞERLENDİRDİ: TSK FİLİSTİN’E GİDEBİLİR Mİ?
UZMANLAR HABER7’YE DEĞERLENDİRDİ: TSK FİLİSTİN’E GİDEBİLİR Mİ?
12 Mayıs 2021

İŞGALCİ İSRAİL YÖNETİMİ GÜNLERDİR GAZZE’Yİ BOMBALIYOR. YAŞANAN ZULME KARŞI MÜSLÜMAN ÜLKELERİN ADIM ATMASI BEKLENİYOR. UZMANLAR TSK SEÇENEĞİNİ HABER7’YE ANLATTI....

İsrail’in İç Siyaseti Açısından Mescid-i Aksa’dan Başlayarak Tüm İsrail ve Filistin’e Yayılan Kaos’un Bir Değerlendirmesi: Neden şimdi?
İsrail’in İç Siyaseti Açısından Mescid-i Aksa’dan Başlayarak Tüm İsrail ve Filistin’e Yayılan Kaos’un Bir Değerlendirmesi: Neden şimdi?
12 Mayıs 2021

  Birçok insan İsrail ve Filistin’de günden güne artan kaosu izlemekte ve kendine aynı soruyu sormakta: Bu olay neden...