Ermenistan’ın Tutumu ve Türkiye Denklemi

Ermenistan’ın Tutumu ve Türkiye Denklemi

 

Ermenistan’ın, Azerbaycan’a Saldırısı Türkiye’ye Neyi İfade Ediyor?

 

Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’da gerilim artarken 27 Eylül 2020 sabahı bölge yeni bir çatışma haberiyle güne başladı. Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısı ile bölgede sıcak çatışmalar başladı ve bir anda tansiyon arttı. Ermenistan’ın işgali altında bulunan Dağlık Karabağ Bölgesi’nde başlayan çatışmalar Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkasya’da bölgesel güç olarak Türkiye’yi çok yakından ilgilendirmektedir. Türkiye’nin çıkarlarının en çok örtüştüğü devlet ve soydaşlarımız olan Azerbaycan’a saldırıda bulunulması özellikle Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın taleplerinin yoğunlaşmaya başladığı zamanla çakışması, bölgede Türkiye’ye karşı olan ülkelerin Ermenistan ile yakın ilişkilerde bulunması bu saldırının sadece Azerbaycan’a değil Türkiye’ye de yapıldığını göstermektedir.

 

Özetle Dağlık Karabağ Sorunu

 

18 ve 19. yüzyılda Karabağ Bölgesi, Rus İmparatorluğu ile İran’ın Kaçar Hanedanı döneminde iki devletin arasında savaş bölgesi olmuştur. 1805 yılında Rusya’nın bölgeyi kontrol altına alması ve 1822’de bir eyalet haline getirilmesiyle birlikte bölge Rus egemenliğine girmiştir. Bölgenin Rus egemenliği altına girmesiyle birlikte bölgeye Ermeni göçleri başlamıştır. Sovyetler Birliği’nin kurulması ile Karabağ, Azerbaycan’ın içinde özerk bir bölge haline getirilmiştir. Ermeni göçleri Stalin zamanında devam etmiştir. 1987 yılında Sovyetler Birliği’ndeki değişimler bölgeyi etkilemiş, Ermeniler Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanmasını talep etmişlerdir. Karabağ Sovyet Parlamentosu’nun 1988 Şubat ayında Karabağ’ın Ermenistan’a katılması kararı, Karabağ’da Ermeni-Türk çatışmalarının başlamasına sebep olmuştur. Olaylar 1989 yılında Ermenistan ile Azerbaycan arasında bir savaşa dönüşmüştür. 1991-1993 yılları arasında Dağlık Karabağ Bölgesi Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Azerbaycan’ın bir parçası olan Dağlık Karabağ, Ermenistan tarafından işgal altındadır.[1]

 

Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkasya’da Mücadele

 

Libya ile yapılan deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması sonrasında Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı oluşan cephenin bir ayağı Kafkasya’da an itibariyle harekete geçmiştir. Doğu Akdeniz’de haklarını savunan Türkiye’nin dikkatinin bu bölgeye çekilmeye çalışılması ve Yunanistan ile masaya oturtulmaya çalışıldığı bir dönemde tansiyonun yükselmesi tesadüf değildir. Bu açıkça Türkiye’ye de yapılmış bir saldırıdır. Doğu Akdeniz’de Yunanistan, Suriye ve Irak’ta PYD-PKK ve doğuda artık Ermenistan ile Türkiye mücadele etmektedir.

 

Öte yandan terör örgütü PKK ve Ermenistan’ın Türkiye aleyhinde ilişkileri ve Ermenistan’ın PKK’ya desteği bilinmektedir. Ermenistan bir Kürt devleti kurulmasını ve Türkiye’nin bölünmesini istemektedir. Çünkü Ermenistan için Kürt devletinin kurulup, Türkiye’nin bölünmesi demek Doğu Anadolu’da Vilayet-i Sitte dedikleri bölgeyi Ermenistan’a katmak için bir adım demektir. Bu yüzden Ermenistan Türkiye’ye karşı her türlü oluşumun içinde bulunmaya çalışmaktadır.

 

Ermenistan’ın Türkiye Söylemleri

 

Ermenistan’ın yıllardır süren Türkiye düşmanlığı ve Türkiye’nin karşında duran her devletin yanında bulunması, devam eden çatışmalarda bile sözde Dağlık Karabağ Cumhurbaşkanı Arayik Harutyunyan’ın Türkiye ile savaştıklarını açıklaması[2] ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Türkiye’nin Azerbaycan’a destek mesajları sonrasında yaptığı konuşmasında ‘Türkiye’nin tutumu Güney Kafkaslar ve komşu bölgelerde yıkıcı sonuçlar doğurabilir’ açıklaması[3] Ermenistan’ın sadece Azerbaycan’a değil açık açık Türkiye’ye saldırdığını göstermektedir. 10 Temmuz 2020 tarihinde Ermenistan’ın kabul ettiği Milli Güvenlik Doktori’ninde Yunanistan ve GKRY ile işbirliği yapılması gerektiğinin ifade edilmesi[4] Ermenistan’ın Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasına bir tehdit olacağını bize açıkça göstermiştir.

 

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de, Ortadoğu’da ve Kafkasya’daki politikalarının bölgeki diğer devletlerin çıkarları ile çakışması kaçınılmaz bir çatışmaya sebep olmaktadır. Bu saldırı ve tahriklerin Türkiye’yi zayıflatmaya yönelik olduğu apaçık bir gerçektedir. Ermenistan’ın bölgedeki güçleri arkasına alarak gerçekleştirdiği saldırılar Türkiye’nin bölgede daha etkili politika yürütmesine ve güçlenerek çıkmasına olanak sağlayacaktır.

 

Ahmet Burak TURAN

BAU DEGS Araştırmacısı

 

[1] Prof. Dr. Fahir, ARMAOĞLU, “20.Yüzyıl Siyasi Tarihi (1914-1995)”, sf.703-704

[2] Euronews, “CANLI BLOG | Dağlık Karabağ sınırında Azerbaycan-Ermenistan çatışması”, Haber Tarihi: 28.09.2020, https://tr.euronews.com/2020/09/28/canli-blog-dagl-k-karabag-s-n-r-nda-azerbaycan-ermenistan-cat-smas, Erişim Tarihi: 28.09.2020

[3] Euronews, “Ermeni Başbakan Paşinyan’dan uluslararası topluma Türkiye çağrısı: Müdahil olmasın”, https://tr.euronews.com/2020/09/27/ermeni-basbakan-pasinyan-dan-uluslararas-topluma-turkiye-cagr-s-mudahil-olmas-n,  Haber Tarihi: 27.09.2020, Erişim Tarihi: 28.09.2020

[4] Armen, GRIGORYAN “Armenia Adopts New National Security Strategy”,https://jamestown.org/program/armenia-adopts-new-national-security-strategy/, Erişim Tarihi: 28.09.2020