Fileleftheros : Diplomatik Mücadele ve Yunanistan-Kıbrıs Ortak Çizgisi

FİLELEFTHEROS gazetesinin 13 Ağustos 2020 tarihli sayısında Friksos DALİTİS imzasıyla yukarıdaki başlık altında yayınlanan yorumun çevirisi şöyledir:

 

Savaş sahnesi mi yoksa sağlam sinirlere uygun zor bir poker partisi mi? Hepsinden biraz. Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve Türkiye arasındaki durum basit bir gerginlik ile bir savaş sahnesi arasında tehlikeli hareketler yaparken dengeler kimi zaman o kadar hassaslaşıyor ki iki durum arasında bir geçiş mi olduğunu anlamak güç oluyor. Elbette zamanla görüntü belirginleşmeye ve niyetler açığa çıkmaya başladı. Bununla birlikte sonrasında ne yaşanacağı ve hikayenin nasıl biteceği mevcut durumda ve bugünkü verilerle böyle bir tahminin içerdiği büyük risk nedeniyle kimsenin muhtemelen yanıt vermeye kalkışmayacağı güçlü bir soru işareti yaratıyor. Çünkü işler bir noktaya doğru seyretse de durum değişken kamaya devam ederken her şey her an alt üst olabilir. Özellikle de iki ülkenin de deniz kuvvetlerine ait çok sayıda gemi aynı bölgede toplanmışken.

 

Şu ana kadar söyleyebileceklerimizi şu şekilde sıralayabiliriz:

 

-Birincisi: Bu aşamada sıcak bir hadise ihtimali her ne kadar yukarıda bahsettiğimiz hususlar nedeniyle tamamen dışlanmasa da artık uzak kabul ediliyor. Eğer Yunanistan’ın Türk araştırma gemisini askeri olarak engelleme amacı olsaydı bunu pazartesi günü öğleden sonra akşamüzeri gibi yapardı. Fakat bunu yapmadı. Bunun nedeni de kimilerinin ortaya koymak istediği kadar basit değil. Bu noktada diğer taraftaki verilere de bakmak gerekiyor. Nitekim Türk gemileri de Yunanistan’a başka seçenek bırakmayacak noktaya ilerlemedi.

 

-İkincisi: Gerginlik varlığını sürdürmeye devam ediyor çünkü bölgedeki kriz, Oruç Reis’in Türk savaş gemilerinin eşliğinde Yunan sularında beklemesi ve Yunan deniz kuvvetlerinin yakın takibi altında araştırmalar yapmaya çalışmasıyla devam ediyor. Dolayısıyla mesele bölgedeki gerginliğin nasıl yatıştırılacağıdır. En ufak sıcak hadise olasılığını ve gebe olduğu tehlikeleri ortadan kaldırmak için böyle bir şeyin olması mümkün mü?

 

Yanıt basit değil zira bunun nasıl ve hangi şartlarla olacağı başka bir büyük soru işareti yaratıyor. Bu nedenle Yunan hükümetinin önümüzdeki gün ve saatlerde yönetmesi gereken büyük bahis de budur. Diplomatik düzeyde hızlı gelişmeler yaşanıyor ve oyun artık bu kısımda oynanacak. Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de yaşananlarda doğrudan müdahil taraf olarak Kıbrıs ile iş birliği içinde bu sahada güçlü bir şekilde oynaması gerekiyor. Halihazırda AB Dışişleri Bakanlarının telekonferans toplantısı ayarlandı ve bu toplantıda tüm durum ele alınacak. Yarın ayrıca Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo görüşme yapacak. Elde edilen bilgiler çeşitli ülkelerin gerginliği yatıştırmak amacıyla diplomatik girişimlerde bulunduğuna da işaret ediyor. Önümüzdeki saatlerde hızlı gelişmeler yaşanması bekleniyor. Elbette bir sonuç ortaya çıkacak. Mesele, bu sonucun Yunanistan’ı ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Doğu Akdeniz’deki Türk korsan eylemleri karşısında korumasıdır. İşte tam da bu nedenden dolayı Yunanistan ve Kıbrıs’ın birlikte hareket etmesi ve diplomatik eylemlerin sonucunun tüm bölgeyi kapsamasını hedeflemeleri gerekiyor. Eğer tüm hikaye arabuluculuk ya da diyalogla sonuçlanacaksa Türkiye’nin öncelikle hem Yunanistan’ın hem de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını tanıması gerekiyor. Bu yüzden sonuna kadar iki ülkenin koordinasyonu, karşılıklı desteği ve ortak çizgisi olmalıdır…