FİLİSTİN’DE YER ALAN ÖRGÜTLER

23 Mayıs 2021

FİLİSTİN’DE YER ALAN ÖRGÜTLER

 

  • Filistin Kurtuluş Örgütü:

Örgütün temelleri, 13 Ocak-16 Ocak 1964’te Kahire’de toplanan Arap Zirvesi ‘nde atıldı. 29 Mayıs 1964 tarihinde Filistin Ulusal Konseyi’nin toplanmasının ardından 2 Haziran 1964 tarihinde Filistin Kurtuluş Örgütü kuruldu. Örgüt Arap devletleri arasında bir liderlik savaşı yüzünden Filistinliler tarafından değil, Arap Devletleri tarafında özellikle de Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdünnasır’ın yoğun desteği ile kuruldu. Bir anlamda Filistin davasının siyasal temsilcisi olan ve çok sayıda Filistinli örgütü bir çatı altında toplayan FKÖ, 1967 Arap-İsrail Savaşında’nda etkinliğini artırdı. 1968 yılında yapılan Filistin Ulusal Konseyi ‘nin dördüncü toplantısında FKÖ yeniden örgütlendi. Silahlı gruplar üye yapılırken sözleşme yeniden gözden geçirildi ve Filistin Kurtuluş Ordusu’nun askerî kanadı kuruldu.

FKÖ’nün en önemli organı Filistin parlamentosuna eş değer olan Ulusal Konsey’dir. Üyeler; Konsey’in mevcut kurulu, askerî gruplar, Filistin birlikleri, meslek örgütleri ve önde gelen Filistinlilerin görüşmeleriyle belirlenmektedir. Konsey, FKÖ’nün siyasetini ve programlarını oluşturan en üst kuruldur. FKÖ şemsiyesi altında bulunan gruplar içindeki en büyük örgüt olan El-Fetih ‘in lideri Yaser Arafat, 1969’da FKÖ Yürütme Kurulu Başkanlığı’na getirildi. Yaser Arafat döneminde uluslar arası çapta meşrutiyet kazanan ve diplomasiden yana olduğu kabul gören örgüt BM ve Arap Birliği tarafından  Filistinlilerin tek meşru temsilcisi haline getirilmiştir. Yaser Arafat önderliğinde gerçekleşen I. Ve II. Oslo görüşmelerinin ardından örgüt içinde de görüş ayrılıkları baş göstermeye başlamış bazıları Arafatı fazla ılımlı ve gereksiz uzlaşı yanlısı bulurken bazıları desteklemiştir. Arafat önce başbakanlık daha sonrasında ölümüne mutakiben FKÖ Başkanlığını Mahmud Abbas’a devretmiştir. FKÖ her ne kadar tüm Filistin ve Filistinlilerin meşru temsilcisi gibi görünse de 1995 II. Oslo Antlaşmaları sonrası özerk bir bölge haline gelen Gazze Şeridinde yönetimin uzlaşıdan ziyade silahlı direnişi tercih eden Hamas tarafından yürütüldüğü de bir gerçektir.

 

 

  • Hamas (İslami Direniş Hareketi):

Filistin Ulusal Yönetimi ‘nde seçimle belirlenmiş Filistin Parlamentosunda çoğunluğu elinde tutan Filistinli Paramiliter örgüt ve Sünni İslamcı Siyasi Parti. ABD ve AB’deki ülkeler ve uluslararası topluluklar tarafından terör örgütü olarak ilan edilmiştir. 1988 yılındaki siyasi programında parti, Filistin’in asla Müslüman olmayanlar tarafından etrafı çevrilebilecek bir İslam ülkesi olamayacağını ifade etmekte ve Filistinli Müslümanlar için Filistin’in kontrolünü İsrail’den almak adına kutsal bir savaş vermenin dini bir görev olduğunu söylemekteydi. Bu tespit, 1988 yılında İsrail’i tanıyan Filistin Kurtuluş Örgütü ile Hamas’ı çatışma noktasına getirdi. İsraille asla uzlaşılamayacağını ve Filistin topraklarının 1967 savaşı öncesi haline getirilmesi gerektiğini savunan Hamas FKÖ ile de zaman zaman catışmıştır ta ki Suudi Arabistan önderliğinde toplanan Mekke Görüşmelerinde araları düzelene dek.  Hamas, günümüzde hala Gazze’nin kontrolünü sağlayan ve İsrail’le bitmeyen bir savaş içinde olan aynı zamanda halkın da büyük çoğunluğunun desteğini almış bir siyasi parti ve ABD ve İsrail’e göre de bir terör örgütüdür.

 

 

 

  • El Qassam Tugayları :

Hamasın silahlı koludur. Gazze’deki en büyük en donanımlı ve en elit kuvvettir. İsrail tarafından tespit edilmeyi zorlaştırmak için dağınık ve hücresel bir yapıdadır. Herkes herkesi tanımaz. Buna bölüm sorumluları da dahildir. İntifada gibi toplu eylemlerde bölüm sorumluları, kendilerine bağlı savaşçıları harekete geçirir. Savaşçılarının bazıları Lübnan’ın güneyinde Hizbullah tarafından eğitilmiştir. El Qassam Tugaylarından bir yetkili Eljezeera’nın yayınladığı bir belgesele konuşmuş[1]  ve İsrail’in 2000’lerin başından beri Gazze’ye yaptığı işgal girişimlerini yurtdışından gelen destek ve Gazze’de üretilen yerli silahlarla engellediklerinden bahsetmiş başta İran olmak üzere Sudan, Suriye, Ürdün ve Hürriyet ve Adalet Partisi ile Mursi dönemi Mısır’ına teşekkür etmiştir. Abluka sonrası Gazze’nin tek dış sınır kapısı olan Refah Kapısı (Mısır) Muhammed Mursi döneminde açık olsa da askeri darbe sonrası Sisi döneminde ‘ihtiyaç oldukça’ açılmak üzere yeniden kapanmıştır. Mısır sınır kapısının kapanması ve Sudan’da iç karışıklar çıkması (çıkarılması) sonucunda dışarıdan yardım alamayan Hamas yönetimi tüneller yardımıyla İran’dan gelen askeri yardımları koşulsuz kabul etmiştir.

 

  • Kudüs Tugayları:

Filistin’de faaliyet gösteren bir silahlı örgüttür. Örgüt, Filistin İslami Cihad Örgütü ‘nün askerî kanadı olup . Hamas’tan sonra Gazze Şeridi’ndeki en büyük silahlı gruptur. Kudüs Tugayları, Filistin’de bir İslam devletinin kurulmasına ve Filistinlilerin 1948 öncesi Birleşik Krallık Mandası altındaki Filistin’in coğrafi sınırları içinde haklı vatanları olarak gördükleri yere yerleştirilmesine adanmıştır. İsrail ve Filistin yerleşimlerinin değiş tokuşu ile ilgili siyasi süreçlere veya müzakerelere katılmayı reddetmektedir. Örgütün çoğunlukla İran tarafından desteklendiği iddia edilmektedir.

İslami Cihat Hamas’a göre daha küçüktür ve Hamas kadar geniş bir sosyal ağa sahip değildir. 1970’lerde Mısır’ın bir kolu olarak Fethi Şikaki ve Abdülaziz Avda tarafından kuruldu, günümüzde hâlen varlığını sürdüren örgütün yol göstericisi Ramazan Şallah’dır.

 

                      Filistin’in Dış Destekleri

Hamas’ın Gazze sorumlusu Yahya Sinvar, 21 Mayıs 2018’de katıldığı bir televizyon programında Lübnan’daki Hizbullah ve İran İslam Cumhuriyeti ile çok sıkı ilişkilere sahip olduklarını ve İran’ın her zaman yanlarında olduğunu ve desteği hiç kesmediğini belirtmiş, Kasım Süleymani’den övgüyle bahsetmiştir.

Hamas Lübnan Temsilcisi Ahmed Abdilhadi de kendilerine sağlanılan tüm bu güç ve imkanlarda Kasım Süleymani’nin büyük payı olduğunu hatta o olmasa bunların başarılamayacağını yinelemiştir.

Filistinliler kendi imkanlarıyla pek çok tank savar silahı üretim piyadelerini bunlarla donatsalar dahi olası kara harekatına caydırıcılık dışında bir etkisi olmamıştır, bunun üzerine kendi karadan karaya füzelerini geliştirmeye çalışmış ve düşük teknolojili de olsa bunu kısmen başarmışlardır. El Qassam Tugaylarının envanterinde Quds, Kassam, Al Nasser, Al Aksa, Bahaa, Cenin gibi çoğunluğu yerel imkanlarla üretilen veya parça temini yapılıp yine Gazze Şeridi’nde üretilen sayısız çeşitte roketler vardır bunlara ek olarak bilinen Katushya,  9M 133 Kornet, Grad gibi Rus füzeleri ve Sejil 400, Sejil 500 , Fajr ve M-75 gibi İran füzeleri bulunmaktadır. Karadan karaya füzelere ve antitank silahlarına ilaveten El Qassam Tugaylarının elinde kendi üretimleri insansız hava araçları olduğu da bilinmektedir.

  • A1AKeşif hava aracı.
  • A1BSaldırı ve füze atış aracı.
  • A1CSaldırı ve intiharlarda kullanılan araç.[2]

 

Filistinlilerin silah envanterinin en önemli parçası ise karadan karaya atılan füzeler.

Bu füzelerin bir kısmı ve son günlerde kullanılan Kornet tanksavar füzeleri (Rus yapımı) gibi bazı sistemlerin Mısır’ın Sina Yarımadası’ndaki tünellerde gerçekleştirilen kaçakçılık faaliyetleriyle Gazze’ye sokuldukları düşünülüyor.

Ancak Hamas ile İslami Cihat Örgütü’nün sahip olduğu silahların büyük çoğunluğu Gazze Şeridi’nin içindeki kapsamlı ve gelişmiş üretim kapasitesinden kaynaklanıyor.

İsrailli ve diğer uzmanlar, İran’ın uzmanlığı ve yardımının bu endüstrinin gelişmesinde büyük bir rol oynadığını düşünüyor.

Bu yüzden İsrail hava saldırılarının hedeflerinin arasında üretim ve depo alanları da var.

Hamas’ın depolarında ne kadar füze olduğunu bilmek mümkün değil.

Farklı kategorilerden binlerce füzenin olduğundan emin olabiliriz. İsrail ordusunun bu konuda kendi tahminleri olsa da paylaşmıyorlar.

Ordu sözcüsünün bu konuda söylediği tek şey, Hamas’ın kayda değer bir süre boyunca ateş gücünü koruyabileceği yönünde.

 

Filistinlilerin sahip olduğu farklı türlerdeki füzelerden hiçbiri yeni değil.

Ancak füzelerin genel olarak geniş bir menzile ve daha büyük patlayıcı taşıma kapasitesine sahip oldukları söylenebilir.

Hamas’ın elinde kısa menzilli şu füzelerin olduğu düşünülüyor:

  • Kassam (10 km’ye kadar) ( Yerel imkanlarla)
  • Quds 101 (16 km’ye kadar) ( Yerel İmkanlarla)
  • Grad (55 km’ye kadar) ( Rus Yapımı)
  • Sejil 55 (55 km’ye kadar) (İran Yapımı )

Büyük ihtimalle bu füzeler mühimmatın büyük bir kısmını oluşturuyor ve kısa menzilde havan ateşi ile desteklenebiliyor.

Hamas’ın elinde uzun menzilli füzeler de var: M-75 (75 km’ye kadar); Fajr (100 km’ye kadar); R-160 (120 km’ye kadar); 200 km’lik menzile kadar çıkabilen M-302’ler.

Hamas’ın elinde Kudüs ve Tel Aviv’i hedef alabilecek, İsrail nüfusunun ve kritik altyapısının yer aldığı bütün sahil şeridini tehdit edebilecek silahların olduğu belli.   [3]

 

Utku Can Özdabakoğlu

BAU DEGS Genç Destek Gönüllü Araştırmacısı

 

[1] “Gaza, Hamas and the New Middle East,” Al Jazeera English, Aralık 9, 2020, Erişim Tarihi: Mayıs 18, 2021, https://www.youtube.com/watch?v=od0KzQN4TpQ

[2]  “Hamas’a ait silahlar,” Wikipedia, Erişim Tarihi: Mayıs 18, 2021, https://tr.wikipedia.org/wiki/Hamas%27a_ait_silahlar.

[3]  “İsrail-Filistin: Hamas’ın cephanesindeki silahlar ne kadar etkili?,” BBC, Mayıs 13, 2017, Erişim Tarihi: Mayıs 18, 2021, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-57103006.

DİĞER YAZILAR

SON 24 SAATTE MEDYADA BAU DEGS
SON 24 SAATTE MEDYADA BAU DEGS
12 Haziran 2021

11 HAZİRAN TARİHLİ YERLİ VE YABANCI BASINDA BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ DENİZCİLİK VE GLOBAL STRATEJİLER MERKEZİNE İLİŞKİN HABERLERİN YER ALDIĞI MEDYA...

Akdeniz’de Ulusal ve Küresel Stratejiler Sempozyumu
Akdeniz’de Ulusal ve Küresel Stratejiler Sempozyumu
11 Haziran 2021

İstanbul Üniversitesi ile birlikte 12-13 Haziran 2021’de düzenlediğimiz “Akdeniz’de Ulusal ve Küresel Stratejiler” Sempozyumuna aşağıdaki seçkin akademisyenlerimiz tebliğlerde bulunacaktır....

SON 24 SAATTE MEDYADA BAU DEGS
SON 24 SAATTE MEDYADA BAU DEGS
11 Haziran 2021

10 HAZİRAN TARİHLİ YERLİ VE YABANCI BASINDA BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ DENİZCİLİK VE GLOBAL STRATEJİLER MERKEZİNE İLİŞKİN HABERLERİN YER ALDIĞI MEDYA...