KAMUOYU BİLGİLERİNE SAYGI İLE DUYURULUR

 

Zaman zaman hukuki bir terim olan ülke ile sosyolojik, ekonomik kültürel ,tarihi boyutları olan vatan kavramı maalesef bilerek ya da bilmeyerek birbirine karıştırılımaktadır. Bazı çevrelerce demagojik tartışmalarla sözde hukuki bir takım karmaşa oluşturmaya çalışıldığı gözlemlenmektedir.

 

Böylelikle Türk Milleti kalbinde ve aklında kabul bulmuş deniz yetki alanlarımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunması amaçlı bu mücadeleye sekte vurulmak istenmektedir.

 

İsimlendirme ve kavram kargaşası oluşturmak sureti ile Türk Deniz Yetki Alanlarına sahip çıkma mücadelesini sulandırmak isteyen ve arkalarında Türkiye karşıtı lobilerin olduğu bir takım çevrelerin varlığı da muhtemeldir.

 

Bu nedenle konuya basit bir dille akademik olarak açıklık getirmek gerekli olmuştur.

 

Malum Devletler Hukukunda devleti oluşturan 3 kavram vardır;

1. Sınırları belli toprak parçası yani ülke

2. Halk niteliği kazanmış insan topluluğu

3. Bunlar üzerindeki otorite

 

Dolayısı ile ülke ve vatan tamamen farklı kavramlardır. Türklerin Anavatanı Orta Asya denmesinin anlamını bu iki kavramı karıştıranlara sormak gerekir. O zaman biz Orta Asya’da hak mı ediyoruz?

 

Mavi Vatan, Mavi Ülke değildir ve Türkiye’nin ilan edilmiş ya da ilan edilmemiş ancak kendinden menkul deniz alanlarını ifade eder. Tam hükümranlık iddiası yoktur, zira tam hükümranlık bir ülkenin deniz ülkesi sayılan karasuları ve içsularında mevcuttur. Deniz yetki alanları karasuları ve ötesinde ağırlıklı münhasır ekonomik yetkilere sahip olduğu münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlıklarını kapsar. Mavi Vatan da bunu ifade eder. Mavi Vatan Türk Deniz yetki alanları demektir.

 

Tekrar ifade edeyim ki vatan kavramı ile ülke kavramı birbirinden çok farklıdır. Aksi takdirde ana vatanımız diye ifade ettiğimiz Orta Asya’da hükümranlık hakkı iddia ettiğimiz gibi bir komik anlam çıkar.

 

Mavi Vatan’dan kast edilen tam hükümran olunan Türkiye Cumhuriyeti ülkesinin bir parçası değil deniz yetki alanlarıdır.

 

 

Misak da malum bağdaşma anlamına gelir ki, denizlerdeki hak ve çıkarlarımızın bu şekilde (Misak-ı Milli olarak) adlandırılması yönünde de hukuken ve sosyolojik aykırılık söz konusu değildir.

 

 

Ayrıca bu mesele siyaset üstü milli meseledir kanaatimce. Hiçbir kesimce iç siyaset malzeme yapılmaması gerekir diye düşünüyorum.
Türk Milletinin refahı ve güvenliği denizlerle iç içedir.

 

Denizlerimize, deniz hak ve menfaatlerimize sahip çıkmak her Türk vatandaşının olduğu gibi bizim de boynumuzun borcudur.

 

Saygılarımla
Doç. Dr. Cihat Yaycı
BAU DEGS Başkanı