Kathimerini Gazetesi’nin 26 Ocak 2021 Tarihinde Paylaştığı Habere Cevaben

28 Ocak 2021

28 Aralık 1932 Tarihli Sözleşme Neden Hukuken Geçersizdir?

 

Türkiye ve İtalya arasında 4 Ocak 1932 tarihinde imzalanan antlaşma ile; Meis adası ve aynı bölgede bulunan ada ve kayalıklar üzerinde İtalya’nın egemenliği tanınmıştır ve bu antlaşma iki ülkenin de iç hukukunda yürürlüğe girmiştir. Bu sayede Meis adası etrafındaki adacık ve kayalıkların hangi devlete ait olduğu sorunu o dönem için çözülmüştür. Söz konusu antlaşmanın ardından ise 28 Aralık 1932 tarihinde Türkiye ve İtalya arasında geri kalan Türk-İtalyan deniz sınırını belirlemek adına bir teknisyenler toplantısı yapılmış ve toplantının sonucunda taraflar arasında bir zapt tutanağı hazırlanmıştır. Bahsi geçen tutanak taraflarca imzalanmıştır ancak herhangi bir sözleşme iradesi veya sözleşme metni mevcut olmamakla birlikte bu zapt tutanağı ülkelerin iç hukukunda da yürürlüğe girmemiştir ve Milletler Cemiyeti Sekreterliğine de sunulmamıştır.[1]

 

28 Aralık 1932  tarihinde hazırlanan belge esasında bir toplantı tutanağıdır. Toplantı tutanağının hukuken geçerli bir antlaşma olabilmesi için, 04 Ocak 1933 ve 08 Ocak 1937 tarihleri arasında Türk Dışişleri Bakanlığı ile İtalya’nın Ankara Büyükelçiliği arasında yazışmalar yapılmış, fakat toplam dokuz mektuptan oluşan bu yazışmalardan da herhangi bir sonuca ulaşılamamıştır. Sayılan nedenlerden ötürü 28 Aralık 1932 tarihli toplantı tutanağı, uluslararası bir antlaşma niteliği kazanamamıştır ve hukuken geçerli bir belge değildir.[2]

 

1947 Paris Barış Antlaşması’ndan sonra Yunanistan 1962’ye kadar birçok defa bu tutanağın muhtevasının onaylandığının teyidi için Türk Dışişleri Bakanlığına soru notaları vermiştir. Bahsi geçen soru notaları ışığında Yunanistan’ın hukuki geçerliliği olmayan belgeyi kendi lehine kullanmaya çalıştığı söylenebilir. [3]

 

28 ARALIK 1932 TARİHLİ TÜRK-İTALYAN GÖRÜŞME TUTANAĞINA GÖRE “SÖZDE”  SINIRLARI GÖSTEREN HARİTA [4]

 

 

Türkiye ve İtalya arasında deniz sınırlarını belirleme amacı ile yapılan teknisyenler toplantısının ardından hazırlanan tutanağın hukuken geçerli olmadığı aşikardır. 28 Aralık 1932 tarihli teknisyenler toplantı tutanağı ilerleyen dönemlerde bir sözleşmeye dönüştürülmemiştir.

 

Dolayısıyla Türkiye ile İtalya arasında tartışma konusu olmayan genel deniz sınırlarının  resmi olarak kabulü gerçekleşmemiştir. 1947 Paris Antlaşması ile Oniki Adalar’ın Yunanistan’ın egemenliğine bırakılması kararlaştıktan sonra da bu durum sürmüştür.

 

Yunanistan’ın en büyük gazetelerinden Kathimerini’nin 26/01/2021 tarihinde yaptığı haber[5] göstermektedir ki aradan 88 yıl geçmiş olmasına rağmen söz konusu toplantı tutanağı hala hukuki geçerliliği olan bir sözleşmeymiş gibi gösterilmektedir. İddialarını bu sefer Türkiye’nin yurtiçinde kullandığı, İçişleri Bakanlığı ve Harita Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan haritanın, Türkiye ve İtalya arasında imzalanan ancak yürürlüğe sokulmamış toplantı tutanağına göre çizilmiş olduğunu bu sebeple de Türkiye’nin bu belgeyi kabul ettiğine dayandırmaktadır.

 

Ancak Kathimerini gazetesinde yer alan harita sadece anakaranın karasularını gösteren bir haritadır ve bu harita üzerinden yola çıkılarak EGAYDAAK’lardan vazgeçildiği iddia edilemez. Adaların karasularının gösterilmesi için ayrı haritalar düzenlenmektedir. Şayet Türkiye tersi şekilde bu adaların da karasularını harita üzerinde belirtseydi bu sefer de Yunanistan egemenlik haklarının tanınmadığı iddiası ile Türkiye’ye yönelik söylemlerine devam edecekti.

 


[1]Meis Adası Bölgesindeki Adalarla İlgili, 04 Ocak 1932 Tarihli Türkiye-İtalya Sözleşmesinin Hukuki Boyutu, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, https://www.21yyte.org/tr/merkezler/islevsel-arastirma-merkezleri/milli-guvenlik-ve-dis-politika-arastirmalari-merkezi/meis-adasi-bolgesindeki-adalarla-i-lgili-04-ocak-1932-tarihli-turkiye-i-talya-sozlesmesinin-hukuki-boyutu (erişim: 27/01/2021)

[2]Menteşe Adaları ve Meis bölgesinde Türkiye-İtalya arasındaki deniz sınırını düzenlemek üzere hazırlanan 28 ARALIK 1932 mutabakatı neden geçerli bir hukuki metin statüsü kazanmamıştır?, Bahçeşehir Üniversitesi, https://bau.edu.tr/blog/tr/15857-mentese-adalari-ve-meis-bolgesinde-turkiye-italya-arasindaki-deniz-sinirini-duzenlemek-uzere-hazirlanan-28-aralik-1932-mutabakati-neden-gecerli-bir-hukuki-metin-statusu-kazanmamistir? (Erişim: 27/01/2021)

[3] “Meis Adasının Yanındaki Karaada ve Fener Adası Yunanistan’a Ait Değildir”, BAUDEGS,

https://baudegs.com//meis-adasinin-yanindaki-karaada-ve-fener-adasi-yunanistana-ait-degildir/ (Erişim:27/01/2021)

[4] Idem

[5] Kathimerini Gazetesi, 26/01/2021, https://www.ekathimerini.com/261659/gallery/ekathimerini/news/map-drafted-by-turkey-in-1970s-challenges-gray-zones-narrative (erişim: 27/01/2021)

 

Muhammed Safa Karzaoğlu
BAU DEGS Gönüllü Araştırmacısı

DİĞER YAZILAR

UZMANLAR HABER7’YE DEĞERLENDİRDİ: TSK FİLİSTİN’E GİDEBİLİR Mİ?
UZMANLAR HABER7’YE DEĞERLENDİRDİ: TSK FİLİSTİN’E GİDEBİLİR Mİ?
12 Mayıs 2021

İŞGALCİ İSRAİL YÖNETİMİ GÜNLERDİR GAZZE’Yİ BOMBALIYOR. YAŞANAN ZULME KARŞI MÜSLÜMAN ÜLKELERİN ADIM ATMASI BEKLENİYOR. UZMANLAR TSK SEÇENEĞİNİ HABER7’YE ANLATTI....

İsrail’in İç Siyaseti Açısından Mescid-i Aksa’dan Başlayarak Tüm İsrail ve Filistin’e Yayılan Kaos’un Bir Değerlendirmesi: Neden şimdi?
İsrail’in İç Siyaseti Açısından Mescid-i Aksa’dan Başlayarak Tüm İsrail ve Filistin’e Yayılan Kaos’un Bir Değerlendirmesi: Neden şimdi?
12 Mayıs 2021

  Birçok insan İsrail ve Filistin’de günden güne artan kaosu izlemekte ve kendine aynı soruyu sormakta: Bu olay neden...

KKTC’DE YAYIMLANAN TÜRKİYE DÜŞMANI AVRUPA GAZETESİNDEN, YİNE TEPKİ ÇEKEN HABER
KKTC’DE YAYIMLANAN TÜRKİYE DÜŞMANI AVRUPA GAZETESİNDEN, YİNE TEPKİ ÇEKEN HABER
12 Mayıs 2021

KKTC’de yayımlanan ve Türkiye karşıtlığı yapan Avrupa Gazetesi şimdi de “İşgal Müzesi” manşetiyle gündemde. Kuzey Kıbrıs’ta Rum taraftarı olarak...