MONTRÖ SÖZLEŞMESİ HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE ALTIN FRANK UYGULAMASINA İLİŞKİN TARTIŞMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

20 Nisan 2021

 

An Assessment on the Implementation of Gold Franc in the Framework of Montreux Convention

Öz:

Cihat YAYCI*

1936 yılında imzalanan Montrö Sözleşmesi ile belirlenen ve ‘Türk Boğazları’ olarak bilinen İstanbul Boğazı,1 Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi, geçiş (seyir ve sefer) serbestîsinin uygulandığı deniz alanıdır. Montrö Sözleşmesi gereğince tarafların yani, Boğazlardan yarar- lanacak olan gemiler ile Boğazların sahibi olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin birbirlerine karşı hak ve yükümlülükleri vardır. Türk Boğazları’ndan geçen gemilerin Montrö ile belirlenmiş özlük hakkı geçiş ve seyir serbestisi iken, Türkiye Cumhuriyeti’nin de gemilerin fener, tahli- siye ve patente ücretini ödemelerini sıkı bir denetime tutmak ve yaptırtmak, ödeme yapmayan gemilerle ilgili işlemler yapmak, gerektiğinde ödeme yapılana kadar gemiyi Boğazlar’dan geçirmemek gibi hakları olduğu değerlendirilmektedir. Montrö Sözleşmesi’nin 1. Lahikası, ticaret gemilerinin geçişi sırasında alınacak ücretleri netton başına ve hizmet türü itibariyle Altın Frank üzerinden belirlemiştir. Bu çalışmada Boğazlar’daki mevcut yoğun tanker tra- fiği, hâlihazırdaki ücret uygulaması, Türk Boğazları’ndan uğraksız geçiş yapan ancak ücret ödemeyen yabancı gemilere uygulanabilecek yaptırımlar incelenmiş olup, Montrö Sözleş- mesi’ndeki Altın Frank uygulaması ile mevcut uygulama arasında karşılıklı mukayese ya- pılarak Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi hükümlerine uygun bir ücretlendirmeye geçmesinin sonuçları değerlendirilmiştir.

 

Anahtar Kelimeler: Montrö Sözleşmesi, Türk Boğazları, Altın Frank, ücret

 

Abstract:

 

The freedom of passing and navigation in Turkish straits –Istanbul Strait (the Bosphorus), the Dardanelles and Marmara Sea- was established with the Montreux Convention in 1936. According to Montreux Convention, parties -ships passing through the Turkish Straits and Turkey, as the owner of the straits- have both responsibilities to each other. As the ships pass- ing through the Turkish straits have the right to freedom of passing and navigation, Turkey should have the right to make the ships pay the charges for the light, life saving services and patente and if needed, stop ships until they pay the charges. According to Montreux Conven- tion Annex-1, the charges are levied on each ton of net register tonnage in gold Franc. This study analyzes heavy traffic in the Turkish straits, current charges and the sanctions that can be applied to the ships passing through the straits without paying charges. The article also assesses the possible consequences of Turkey’s new charging policy comparing the current application with the gold Franc application in Montreux Convention.

 

* Dr. Uluslararası İlişkiler ve Deniz Hukuku Uzmanı. e-posta: cihatyayci@hotmail.com
Keywords: Montreux Convention, Turkish Straits, Gold Franc, charges

1 “İstanbul Boğazı” resmi Türkçe metinde “Karadeniz Boğazı” olarak, Fransızca metinde “le Bosphore”, İngilizce metinde ise “the Bosphorus” olarak ifade edilmektedir.

 

GİRİŞ

 

Son zamanlarda Boğaz geçişlerinde Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi’ndeki “altın frank” maddesini işletebileceği konusu gündeme gelmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından yapılan açıklamada3 Boğazlarla alakalı Montrö Sözleşmesi’nin yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olunduğu, Boğazlardan geçişin bir gönüllülük ilkesine dayandığı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden kaynaklanan ve ‘’altın frank’’ olarak adlandırılan bir maddenin bulunduğu ve bu uygulamanın önemli bir geçiş ücreti bariyeri oluşturduğu ifa- de edilmiştir. Bu hakkın kullanılmasının ve bu rakama başvurulmasının temenni edilmediği vurgulanarak zorunlu olunması durumunda bu konunun gündeme getirebileceği belirtilmiştir.

Açık kaynaklarda yer alan haberlerde bu uygulamanın hayata geçmesinin petrol şirketlerinin maliyetlerinin artmasına neden olabileceği, bu artışın petrol fiyatla- rına olumsuz yansıyabileceği ve Türkiye’nin uygulamaya ilişkin kararını petrol şirketleri ile bir kez daha görüştükten sonra vereceği ifade edilmiştir.

 

1.    MEVCUT BOĞAZ TRAFİĞİ

Türkiye, Boğazlardan geçen tanker sayısında aşırı yükselme karşısında, 1936 ta- rihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin kendisine sağladığı “altın frank” hakkını kullanmayı tartışmaya açarak hem Boğazlardaki riskin azaltılmasını hem de pet- rol boru hattı projelerinin yapımının hızlandırılmasını amaçlamaktadır.

Dünyanın en önemli ve bir o kadar da tehlikeli doğal dar suyolu olan İstanbul Boğazı’ndan 2012 yılında 9.027’si tanker olmak üzere 48.329 gemi geçiş yap- mıştır. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre coğrafi yapısı, darlığı, kuvvetli akıntıları ve keskin dönüşleri ile dünyanın önemli ve aynı ölçüde tehlikeli doğal dar suyolu olan 17 mil uzunluğundaki İstanbul Boğazı’nda günde 2 bin 500’ün üzerindeki bölgesel deniz trafiği ile 2 milyonu aşkın insan taşınmaktadır.

Deniz trafiğinin bu kadar yoğun yaşandığı İstanbul Boğazı’ndan 2012 yılında 27.345 uğraksız gemi geçiş yapmıştır. Bu gemilerin 3.866’sı 200 metreden daha büyük olurken, gemilerin 24.792’si de geçiş sırasında kılavuzluk hizmetlerinden faydalanmıştır. Çanakkale Boğazı’nda ise bu sayı 27.318’i uğraksız olmak üzere 44.613 olarak gerçekleşmiştir. Bu gemilerin 5.917’si 200 metreden daha büyük olurken, 18.775 gemi geçiş sırasında kılavuz almıştır.

İstanbul Boğazı’ndan geçiş yapan gemilerin yüzde 18’ini, Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yapan gemilerin de yüzde 20’sini tehlikeli yük taşıyan tankerler oluştur- muştur. 2012 yılı boyunca İstanbul Boğazı’ndan 9 bin 27 tanker, Çanakkale Boğazı’ndan da 8 bin 998 tanker geçiş yapmıştır. Buna göre, İstanbul Boğazı’ndan günlük ortalama 130 gemi ve 25 tehlikeli madde taşıyan tanker geçişi olurken, Çanakkale Boğazı’ndan ise günlük 123 gemi ve 25 tanker geçişi gerçekleşmiştir.

 

2.    MONTRÖ SÖZLEŞMESİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçişi denetlemek amacıyla Boğazlar Ko- misyonunun kurulmasını, Boğazlar ve civarının askersiz hale getirilmesini 10. maddesi ile amaçlayan Lozan Boğazlar Sözleşmesi7 1936’da Montrö (Montreux) Boğazlar Sözleşmesi8 ile değiştirilmiştir.9

Tamamı 29 madde, 4 ek ve 1 protokolden meydana gelen Sözleşme’nin 1. madde- sinde “Boğazlar’da denizden geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) tam özgürlüğü” kabul edilmekte ve 2. ve 3. maddelerde de ticaret gemileri yönünden buna bağlı temel şartlar, diğer bir ifade ile gemilerin geçişlerde tabi olacakları yükümlülükler be- lirtilmektedir.

 

2.1.  Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 2’nci Maddesi:11

 

“Sulh zamanında, ticaret gemileri, sancak ve hamule ne olursa olsun,12 gündüz ve gece, aşağıdaki 3’üncü mad- denin hükümleri mahfuz kalmak üzere, hiçbir merasi-  me tabi olmadan Boğazlardan geçiş ve seyrisefain tam serbestîsinden müstefid olacaklardır. Bu gemiler Boğazla- rın hiçbir limanında tevakkuf etmeksizin transit sureti ile geçtikleri takdirde Türkiye alakadar makamları tarafından cibayeti bu Mukavelenamenin 1’inci lahikasında derpiş edilen rüsum veya tekâliften başka hiçbir rüsum veya tekâlife tabi tutulmayacaktır.13 Bu rüsum veya tekâlifin cibayetini teshil etmek için Boğazlar’dan geçecek ticaret gemileri 3’üncü maddede tasrih edilen merkezin memurlarına isimleri, tabiyetlerini, tonajlarını, gidecekleri yeri ve nereden geldiklerini bildireceklerdir.”

hükmüne amirdir.

 

2.2.  Sözleşmenin; 1’inci Lahikası;

  • Söz konusu Lahika’nın 1’inci fıkrasında; Sözleşmenin 2’nci maddesi doğrul- tusunda alınacak olan harç ve vergilerin, yine aynı lahika’da belirtilen hizmetlerin ifası nedeniyle “Altın Frank”15 değerinden tahsil edilebileceği, bu tahsilâtın hiçbir sancak farkı gözetmeksizin Türk Hükümeti tarafından tatbik edileceği,

 

İfa edilen hizmetin mahiyetinin “Altın Frank” değerinden;

  • Sıhhi kontrolün, 075,
  • Fenerler, ışıklı şamandıralar, geçiş şamandıraları ya da başka şamandıralar için,
  • 800 tona kadar, 42,
  • 800 tondan fazlası, 0,21,
  • Kurtarma hizmeti (Buna kurtarma sandalları, roket istasyonları, sis düdükleri, radyofarları ve keza b) fıkrasında dâhil bulunmayan ışıklı şamandıralar veya aynı türden diğer tesisat dâhil için 0.10 olacağı,
  • 2’nci fıkrasında ise, 1’inci fıkrada belirtilen “Altın Frank” değerlerinin Boğazlar’dan iki defa geçiş için olduğu (yani Ege Denizi’nden Karadeniz’e bir ge- çiş ve Ege Denizi’ne dönüş seyahati veyahut Karadeniz’den Ege Denizi’ne Boğaz- lardan bir geçiş ve müteakiben Karadeniz’e dönüş); bununla beraber eğer ticaret gemisi azimet (gidiş, yola çıkma) seyahati için Boğazlar’a girdiği tarihten itibaren altı aydan fazla bir zaman sonra vaziyete göre, Ege Denizi’ne veya Karadeniz’e dönmek üzere Boğazlardan tekrar geçerse bu gemiden sancak farkı gözetilmeksi- zin yukarıda belirtilen “Altın Frank” değerindeki verginin ikinci defa alınabileceği,
  • 3’üncü fıkrasında, bir ticaret gemisinin azimet geçişinde avdet etmeyeceğini (dönmeyeceğini) beyan etmesi durumunda, sıhhi kontrol dışında, diğer hizmetler için yukarıda arz edilen “Altın Frank” değerindeki tarifenin nısfının (yarısının) alınabileceğini,
  • 4’üncü fıkrasında, 1’inci fıkrada belirtilen ve tarif edilen ve bahse konu hizmet- lerin icap ettirdiği masrafları kapatmak için lüzumlu miktardan fazla olmayacak olan vergilerin, Sözleşmenin 29’uncu maddesi16 tatbik edilmek suretiyle artırılabi- leceği veya tamamlanabileceği, bu vergilerin tediye günü (ödeme günü) tarihlerin- deki kambiyo fiyatına göre altın frank veya Türk parası olarak belirlenebileceği,
  • 5’inci fıkrasında, kılavuzluk ve römorkaj (römorkörcülük, diğer bir ifade ile ye- dekleme) isteğe bağlıdır. Ticaret gemilerinin acentası veya kaptanın bu hizmetleri talep etmesi ve Türk makamlarınca anılan hizmetlerin yerine getirilmesi halinde ücret alınabileceği, bahse konu ihtiyari hizmetler için alınacak ücretlerin miktarı- nın belirli dönemlerde Türk Hükümeti’nce yayımlanacağı düzenlenmektedir.

 

3.      HÂLİHAZIRDAKİ ÜCRET UYGULAMASI

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından 27 Temmuz 1990 tarihinde yayınlanan “Fenerler ve Tahlisiye Ücretleri Tarifesi” uyarınca;

“Ticari bir işlemde bulunsun veya bulunmasın Çanakkale veyahut İstanbul Boğazından giren veya çıkan veya kanun, tüzük ve sair mevzuata göre transitlik vasfı bozulmadan yabancı bir limandan gelip yabancı bir limana gitmek üze- re Boğazlar ve Marmara Denizini, kara ile ihtilat etmeden ve herhangi bir Türk limanına uğramadan transit olarak geçen veyahut her iki Boğaz arasında veya Boğazlar dışın- da Türk liman veya iskelelerine giren veya çıkan veyahut herhangi bir Türk limanı sınırları içinde çalışan Türk veya yabancı bayraklı gemiler ile bu gemilerin çektikleri deniz araçları ve bunların kaptan, donatan ve acentaları”

bahse konu tarife hükümlerine tabidir.

Ücret tarifesinin “Muafiyetler” başlıklı 5’inci maddesi uyarınca; 100 tona kadar Türk Bayraklı gemiler, 300 tona kadar Türk Bayraklı balıkçı ve sünger gemileri ile tüm harp gemileri ve bilimsel araştırma ve okul gemileri fener ve tahlisiye üc- retinden muaftır. Esasen Türk Bayraklı gemilere uygulanan ücretler %35 ile %45 arasında değişen oranlarda daha az olacak şekilde belirlenmiştir. Yabancı ticaret gemileri için uygulanan ücretlere ilişkin tarife tabloları aşağıda sunulmuştur.17

 

YABANCI TİCARET GEMİLERİNE UYGULANAN FENERLER VE TAHLİSİYE ÜCRETLERİ

  

Tarifeye göre, Montrö anlayışında uğraksız geçiş yapan gemiler Türk Boğazla- rından birine ilk giriş tarihini izleyen günden itibaren 8 takvim günü içinde geçiş ücret(ler)ini ödemektedir. Uygulamada ücretlerin gemi acentesinden tahsili öngörüldüğünden gemi kaptanının acente atamadan geçmesi ya da geçiş sonrasında söküme gitmesi durumunda bu paranın nasıl alınacağı ciddi bir tartışma konusu olduğu açık kaynaklarda yer almaktadır.

Zira geçtiğimiz yıllarda 1200 ile 1400 adet arasında Boğaz geçişi yapan geminin ücretlerinin yargı yoluyla alınmaya çalışıldığı da açık kaynaklarda yine yer almak- tadır.18 Oysa Montrö’nün kuralı açık olup, Boğaz geçişi yapan gemilerin ancak geçiş ücretlerini ödeyerek geçiş yapabileceklerini hükme bağlamıştır.

Şöyle ki, 20 Temmuz 1936’da Montrö Sözleşmesi’nde, ticaret gemileri için özde şu temel hak ve yükümlülükler öngörülmüştür:

 

  • Sözleşmenin getirdikleri dışında herhangi bir formalite gerektirmeksizin, bay- rağı ve yükleri ne olursa olsun, ticaret gemileri için gece-gündüz geçiş ve seyrüse- fer tam özgürlüğü19 tanınması (madde 1 ve madde 2/1),
  • Gemilerin bu serbestîye karşılık fener, tahlisiye ve patente ücreti (sağlık resmi) ödeme zorunluluğu (madde 2, paragraf 2),

 

Türk Boğazlarının tarafları, Boğazlardan yararlanacak gemi ile Boğazların sahibi olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Her iki tarafın da birbirlerine karşı hakları ve yükümlülükleri söz konusudur. Hak ve yükümlülük, birbirini bütünleyen iki kavramdır. Bir taraf için hak olan şey, diğer taraf için yükümlülük getirir ilkesinden hareketle, gemi için hak olan Türkiye Cumhuriyeti için yükümlülük, T.C. için hak olan da gemi için yükümlülük getirmektedir.

Türk Boğazlarından uğraksız geçiş yapan gemilerin yükümlülükleri Montrö Sözleşmesi’ne ve 8 Ekim 1998 tarihli Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzü- ğü20 hükümlerine göre şunlardır:

 

a. Geçiş yapmadan önce: fener parasını yatırma, tahlisiye parasını yatırma, patente ücretini ödeme, TÜBRAP (Türk Boğazları Raporlama Sistemi) gereklerini yerine getirme (yazılı seyir planları, sözlü mevki ve çağırma noktası raporları verme).

b. Geçiş sırasında: geçişin zararsız olması,

c. Türk Boğazlarında seyir serbestisinden yararlanacak gemiler, Sözleşmedeki ifadesiyle “..Boğazların bir limanına uğramaksızın geçerlerken..”(m.2) Sözleşme ile alınması öngörülmüş vergileri ve harçları ödeyecektir. Bu ücretler fener parası, tahlisiye ücreti ve sağlık

 

Bu ücretlerin ödenmesi gemiler açısından yükümlülüktür. Zira bu ücretler seyir güvenliğini artırıcı ve can güvenliğini sağlayıcı hizmetlerden olan deniz fenerle- rinden ve alametlerinden gemilerin yararlanmaları (fener hizmeti), tehlike duru- munda gemideki canların kurtarılması (tahlisiye hizmeti) ve gemi mürettebatının sağlığının korunması karşılığında alınmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti de alınan bu paraları fenerlerin, tahlisiye ve sağlık istasyonlarının tutumu, iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılması için kullanmaktadır.

 

4.      TÜRK BOĞAZLARINDAN UĞRAKSIZ GEÇİŞ YAPAN ANCAK ÜCRET ÖDEMEYEN YABANCI GEMİLERE UYGULANABİLECEK YAPTIRIMLAR

 

a. 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS)’nin 28’inci maddesi 2’nci fıkrası,

 

“Kıyı Devleti, yabancı bir geminin karasularından yaptığı yolculuk sırasında (zararsız geçiş (Gündüz, 2003, s.362) sırasında) veya yolculuk amacıyla üstlendiği veya maruz kaldığı yükümlülükler veya sorumluluklar müstesna ol- mak üzere, herhangi bir hukuki dava amacıyla bu gemiyi haczedemez veya tutuklayamaz”

hükmüne amirdir. Dolayısıyla, ücret dâhil yükümlülüklerini yerine getirmeyen gemiler üzerinde tutuklama yetkisi kıyı devletine BMDHS tarafından tanınmış- tır.21

 

b. Bu kapsamda doktrinde kıyı devleti mahkemesinin karasularından geçen bir yabancı bandıralı gemiyi, geminin o yolculuğu sırasında veya o yolculuk dolayı- sıyla doğmuş alacaklardan ötürü tutuklayabileceği hususu genel kabul görmüştür. Bu alacaklar örneğin;

 

  • O sefere ait kılavuz ücreti, römorkör ücreti gibi alacaklar,
  • O sefere ait acentelik ücreti alacağı,
  • O sefere ait yük hasarından doğan borçlar,
  • O sefere ait balıkçı ağlarına ika edilen hasar tazminatı,
  • O sefere ait yakıt parası borcu,
  • O sefere ait kanal ya da Boğaz geçiş ücreti

c. Örnek olarak sayılan bu alacaklar ve benzerleri için, alacaklının istemi üzerine kıyı devleti mahkemesinin tutuklama ya da haciz kararı verebileceği kabul edilmiş bulunmaktadır. Ancak, hâlihazırda “o sefere ait” sınırlaması tartışma konusunu oluşturmaktadır.

ç. Türk Yargı Kararlarında da, Türk Boğazlarından uğraksız geçen gemilerin tutuklanabilecekleri kabul edilmektedir. Kamu Yönetiminin (İdare’nin) Türk Boğazları’ndan uğraksız geçen gemileri Türk Boğazları Tüzüğü hükümleri uya- rınca birçok kez durdurdukları da gözlemlenmiştir. Türk Boğazlarından uğraksız geçen gemilerle ilgili olarak Türk Mahkemelerinin ve Yönetiminin karar ve uygu- lamaları şöyle özetlenebilir;

 

  1. Ticaret gemilerinin Türk Boğazları’ndan ve Türk karasularından geçişleri ile ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun verdiği 19.6.1978 tarihli 245 sayılı kararda gayrı meşru faaliyet için kullanılan gemilerin durdurulabileceği, tutuklana- bileceği, içindeki insanların cezaya çarptırılabileceği kabul edilmiştir.
  2. Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi, 12.1994 tarihli 853 sayılı kararında;

a. Montrö Sözleşmesi’nin yargı yetkisini ortadan kaldıran bir hüküm içermediğine,

b. “….Boğazın İstanbul Limanı içinde kalması sebebiyle” geminin haczinin mümkün olduğuna hükmetmiştir.

3. Kadıköy Asliye 1’inci Ticaret Mahkemesinin Esas 1999/825 sayılı dosyasıyla ilgili olarak; Deniz Trafik Kontrol Amirliğine yazdığı 9.1999 tarihli tezkerede: “Karar gereğince işlem yapılarak geminin transit geçmesi halinde dahi tedbir kararının uygulanarak…” ifadesinin yazılarak mahkeme kararının yerine getirilmesinin emredildiği görülmüştür.

 

4. Sarıyer 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.1994 tarihli 28 Dİ sayılı kararında: “…geminin seferden men’ine, Boğazlardan geçmek istemesi halinde geçişin engellenmesi için ihtiyati tedbir konmasına…” hükmedilmiştir.

 

d. Türk Mahkemelerinin, uğraksız geçen bir geminin tutuklanmasına karar verme- leri durumunda, gerek icra dairesinin gerek sahil güvenlik, polis, gümrük muhafa- za, liman başkanlığı gibi kamu yönetimi birimlerinin mahkeme kararını duraksa- masız uygulamaları

e. Türk Boğazlarından uğraksız geçen ticaret gemilerinin tutuklanmasıyla ilgili olarak özetle;

 

1.Türk Boğazlarından gemilerin geçiş rejimi, kendine özgü (sui generis) 23

 

2.Kıyı Devletinin karasularından zararsız geçiş yapan gemileri tutuklama (ar- rest) yetkisi sorununu konvansiyonlarla çözme çabası gereğince başarılı olama- mıştır. Bugün de bu konuda tartışmalı çok alan vardır ve genel eğilim tutuklama yetkisinin daraltılması yönündedir.

 

3.Kıyı Devletinin tutuklama yetkisi, Ceza Hukuku alanında daha az tartışmalıdır ve Kıyı Devletinin barışını, güvenliğini, düzenini olumsuz yönde etkileyecek ge- çişlerde ticaret gemileri tutuklanabilir, savaş gemileri

 

4.Türk Boğazlarından uğraksız geçen savaş gemileri tutuklanamaz; bu gemiler- den Türk Boğazlarını terk etmeleri

 

5. Türk Boğazlarından uğraksız geçiş yapan ticaret gemilerinin ya da içinde- ki insanların Türkiye’nin koyduğu düzeni ihlal eden, barışını ya da güvenliğini olumsuz etkileyen eylemlerinin saptanması durumunda ya da böyle eylemlerin yapılmasından kuşku duyulacak durumlarda geçen gemi yönetsel ya da yargısal bir kararla

 

6. Türk Boğazlarından uğraksız geçen gemilerin, geçiş sırasında ya da geçiş dolayısıyla doğmamış alacaklardan ötürü tutuklanmaları tartışmalıdır; ancak bu doğrultuda verilmiş Türk Yargı Kararları vardır.

 

Bu çerçevede Türk Boğazlarından uğraksız geçen gemilerin tutuklanmalarıyla il- gili olarak aşağıdaki gibi bazı somut örnekler verilebilir;

 

  • Türk Boğazlarından geçecek gemiler için Montrö Sözleşmesi uya- rınca ödenmesi gereken ücretlerin (resim ve harçların) ödenmeme- si durumunda gemi
  • Türk Karasularından ya da iç sularından geçerken (örneğin Marmara’da) balıkçı ağlarını parçalamış gemi, bu zarar dolayısıy- la tutuklanabilir.
  • Örneğin yükleme-boşaltma yaptığı İzmir’den aldığı yakıtın bor- cu dolayısıyla gemi, İzmir’den kalkıp Karadeniz’e giderken Türk Boğazlarından geçişinde tutuklanabilir. (Bu görüşe karşı itirazlar olabilir; ama baskın görüşün bu olması gerektiği değerlendiril- mektedir)
  • Seyri (yolalımı) Türk Boğazlarından uğraksız olarak geçmesini gerektiren gemi, Boğazlara girmeden önce: Türk iç sularında (ör- neğin Marmara’da); Türk karasularında veya açık denizde bir baş- ka gemiyle çatışmışsa, bu gemi Türk Boğazlarında tutuklanabilir. [Bu tutuklama adli bir kararla olabileceği gibi, çatılan gemi bir Türk gemisiyse yönetsel (idari) bir kararla da olabilir]
  • Türk Boğazlarından geçişi sırasında gemiden atılan silah kıyıdaki bir kişiyi yaralarsa gemi tutuklanır.
  • Türk Boğazlarından geçişi sırasında bir gemi sürekli olarak -için- de yolalması gereken- Trafik Ayrım Düzeni (TAD) şeridi dışına taşarsa tutuklanır.24
  • Bayrak Devletinin diplomatik temsilcisinin gerekçeli istemi üzeri- ne Türk Boğazlarından geçen gemi

 

f. Kararların uygulanması (icrası)

Türk Mahkemelerinin, uğraksız geçen bir geminin tutuklanmasına karar vermesi durumunda bunu münasip bir teminat karşılığında yapmaları uygun olduğu ve kararı uygulayacak başlıca mercinin icra dairesi olduğu ilgililerce belirtilmek- tedir. Gerek icra dairesinin gerek sahil güvenlik, polis, gümrük muhafaza, liman başkanlığı gibi kamu yönetimi birimlerinin, mahkeme kararını duraksamasız uy- gulamalarının önemli ve gerekli olduğu değerlendirilmektedir.

 

5.      ALTIN FRANK’IN GÜNÜMÜZ KARŞILIĞI ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

 

Hâlihazırda Sözleşme hükümleri çerçevesinde verilecek hizmetler karşılığı olarak alınacak vergi veya harçlar, geminin sicile kayıtlı net tonajı üzerinden hesaplan- maktadır. Bu konudaki hesaplamalarda yapılan yanlışlıkların giderilmesi maksadıyla Prof. Dr. Tahir Çağa26 yapılması gerekeni özetle;

“….Lahika-1’de Altın Frank ile tayin ve tespit edilmiş olan rüsum ve tekalifin geminin tonajına göre tespit edile- cek altın gram miktarının tahakkuk günü bir gram altının serbest piyasadaki fiyatı ile çarpılmasından ibarettir….”

şeklinde ifade etmektedir.Buna göre;

1 Altın Frank = 1 Gram Altın 1 Gram Altın = 90,717 TL

1 ABD Doları = 1,79 TL

1 Altın Frank = 50,66 ABD Doları’na tekabül ettiğini söylemek mümkündür.

Bununla birlikte Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesinin zayi olan bir bagaja ilişkin davacının zararının hesaplanması konusunda verdiği 21 Şubat 1992 tarihli kara- rında28 ve Varşova-Lahey Birleşik Metni’nin29 22. maddesinde bagaj zayi halinde tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı açıklanmıştır.

Uluslararası alanda vuku bulan son derece önemli iktisadi ve mali değişmeleri nazara alan Merkez Bankaları Guvernörleri 13 Kasım 1973 tarihinde İsviçre’de yaptıkları toplantıda altının resmi değerini kaldırmış, IMF’de Fon Guvernörler Kurulu’nun 30 Nisan 1976 tarihli kararı ile Fon Ana Sözleşmesini değiştirerek burada mevcut altınla ilgili hükümleri ilga etmiş ve bu arada 1.ÖÇH = 0,888671 gram altın hükmünü kaldırmıştır. Böylece uluslararası para sisteminin altınla bü- tün ilişkileri son bulmuştur. Fon Ana sözleşmesindeki bu değişikliklerle ilgili olarak,

“1 Nisan 1978 tarihinde yürürlüğe girmiş ve Türkiye de bu yeni ana sözleşmeyi 21.4.1978 gün 2146 sayılı kanun- la onaylanmıştır. Milli paraların ve bu arada Türk Lira- sının da böylece altınla olan ilişkileri tamamen kesilmiş bulunduğuna göre bugün artık altının tek bir fiyatı vardır ki bu fiyat da serbest piyasada oluşan fiyattır. Bu durumda Poincare Frankı ile tesbit edilmiş olan mesuliyet limitle- rinin memleket parasına tahvilinde yapılacak iş, altının gramının hüküm tarihindeki serbest piyasa fiyatı -gaze- telerde her gün görülmektedir- esas alınmak suretiyle bir altın Frank’ın -ki 24 ayar 0,5895 gram altına eşittir- fiyatı bulunur, bunun için bir gram altının fiyatı 0.05895 ile çar- pılmak lazım ve kafidir.”

hükmü verilmiştir.

 

6.      MONTRÖ SÖZLEŞMESİNDEKİ ALTIN FRANK UYGULAMASI İLE MEVCUT UYGULAMANIN KARŞILAŞTIRILMASI

 

1982 yılında Boğazlardan uğraksız geçiş yapan gemilerden alınan geçiş ücretleri Altın Frank’ın olması gereken değeri üzerine oturtulmuş ve 10 kat artırılmış, fakat gösterilen tepkiler nedeni ile uygulama geri çekilerek gemi geçişlerinden alınan ücretlerde %75,2 oranında indirime gidilmiştir. Bu indirim ile birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’nin Altın Frank kurunun sabitlenmesi ile 30 yılda kaybı 10 milyar doları aşmıştır.30 Hâlihazırda uygulanmakta olan fener ve tahlisiye hizmet ücreti tarifesi ile Altın Frank uygulamasına geçilmesi halinde geçerli olacak tarife mu- kayesesini içeren tablo aşağıdadır.

 

FENERLER VE TAHLİSİYE ÜCRETLERİ MUKAYESE TABLOSU

 

 

Buna göre Altın Frank tarifesine geçilmesi halinde hâlihazırdaki fener ücretleri 55,5 kat, tahlisiye ücretleri ise 54,5 kat artacaktır. Türkiye’nin mevcut tarife uya- rınca Türk Boğazlarından yılda 150 milyon ABD doları geçiş ücreti elde ettiği dikkate alındığında, Altın Frank tarifesine geçilmesi halinde bu rakam yaklaşık olarak 8,1 milyar ABD dolarını aşacaktır. Bazı yargı kararlarında yer alan altın frank-gram altın hesabı dikkate alınsa dahi (1 Altın frank = 0,6 gram altın) bu rakam 5 milyar ABD doları civarında olacaktır.

 

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

 

a. Montrö Sözleşmesi’nde yer alan hükme uygun olarak geçen gemilerin fener, tahlisiye ve patente ücretini ödemelerini sıkı bir denetime tabi tutmak ve yap- tırtmak, ödemeyen gemilerle ilgili işlemler yapmak, ücret(ler)i ödemeyen ge- miyi gerektiğinde ödeme yapılana kadar Boğazlardan geçirmemenin Türkiye Cumhuriyeti’nin tabi hakkı olduğu,

 

b. Panama Kanalı’ndan yılda 1,8 milyar ABD doları, Süveyş Kanalı’ndan ise yak- laşık 5 milyar ABD doları gelir elde edildiği dikkate alındığında Türkiye’nin altın frank uygulaması ile sağlayacağı gelir artışının menfaatine olduğu kadar hakkı da olduğu, bunun için Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin engel teşkil etmediği,31

 

c. Bununla birlikte altın frank uygulamasının Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin feshi/tadiline ilişkin tartışmaları gündeme getirebileceği,

 

ç. Ancak mevcut konjonktürde Türkiye’nin 1930’lar Türkiye’si olmadığı dikkate alındığında, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin feshi/tadili durumunda yeni geçiş rejiminin tesisinde Türkiye’nin egemenlik haklarından taviz vermeyeceği, ayrı- ca Türkiye’nin Boğazlar ve iç su rejimi statüsünde olan Marmara Denizi’ndeki hükümranlık haklarını pekiştireceği mesajının diğer taraflarca kuvvetli şekilde algılanmasına imkan tanıyabileceği,

 

d. Yükseltilecek ücretlerden bayrağı Türk olmayan ancak, donatanı Türk olan ge- milerin de etkileneceği, bu uygulamanın Türk bayrağından kaçışın önünde ciddi bir engel olabileceği,

 

e. Ücretler nedeni ile özellikle Boğazlar yolu ile taşınan petrol ve doğal gazın boru hatları vasıtası ile taşınmasının daha tercih edilebilir bir hale gelebileceği, bu du- rumun ise Türkiye üzerinde yeni boru hatlarının inşasına ya da kapasite artırımına zemin hazırlayacağı,

 

f. Son dönemde gündeme gelen Kanal İstanbul Projesi’nin32 de, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sadece İstanbul Boğazı değil, Çanakkale Boğazı ve Marmara De- nizi geçişlerini de kapsadığı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği,

 

g. Tüm bu değerlendirmeler muvacehesinde, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi hü- kümlerine uygun bir ücretlendirmeye geçmesinin hukuken uygun olduğu gibi, siyasi, ekonomik ve güvenlik boyutları açısından da menfaatine olacağı kıymet- lendirilmektedir.

 

 

KAYNAKÇA

 

Aksu, E. “Jeopolitik Etken olarak Tarih Boyunca Türk Boğazları’nın Önemi.” (T.C. Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2001).

Akten, Necmettin. “Veresiye Boğaz Geçişi.” Deniz Haber. (Erişim tarihi 12.02.2013), htpp://www.denizhaber.com.tr/Yazar/prof.-dr.-necmettin-akten/80/ veresiye-bogaz-gecisi.html.

Akten, Necmettin. “Altın Frank’ Babayiğidi!.” Perşembe Rotası. (Erişim tarihi 05.02.2013), http://www.persembe           rotası.com/

Aybay, Gündüz (t.y.). “Türk Boğazlarından “Uğraksız” Geçen Yabancı Bandıralı Gemilerin Tutuklanması (Arrest’i) Sorunu Hakkında Kısa Muhtıra.” (Erişim ta- rihi 05.02.2013), http://denizhukuku.bilgi.edu.tr/doc/turk_bogazlarindan_ugrak- siz_gecen_yabanci_bandirali_gemiler.doc,

“Boğazlar Rejimi Hakkında Montreux’de 20 Temmuz 1936 Tarihinde İmza Edi- len Mukavelename.” (Erişim tarihi 06.02.2013), http://www.cevre.org.tr/Tcm/ Sozlesmeler/Bogazlar.htm.

Canpolat, R., “10 Milyar Dolar ‘Boğaz’ımıza Takıldı.” Haftalık Kara ve Deniz Ticareti Gazetesi. 17.01.2011, .7. (Erişim tarihi 12.02.2013), http://www.denizhaber.com.tr/turk-bogazlari/32471/montro-antlasma-turk- bogaz-ugraksiz-gecis-altin-frank-bakanlik-sozlesme.html

Çağa, T. “Gemilerden Altın Frank Esası Üzerinden Alınan Resimlere Dair.” 1982.

Ece, J.N. “Atatürk’ün Türk Boğazları’ndaki Başarısı.” 2007. (Erişim tarihi 11.01.2011), S:\DR_  JALE NUR ECE-Atatürk’ün Türk Boğazları’ndaki Ba- şarısı DenizHaber™.htm.

Emanet, H. “Deniz Hakimiyetinden Dünya Hakimiyetine Giden Yolda Türk Bo- ğazları.” İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2003.

Enerji Port. (Erişim tarihi 12.02.2013), http://www.enerjiport.com/2011/01/07/ bakandan-altin-frank-resti/.

Gündüz, A. “Milletlerarası Hukuk.” İstanbul: Beta Basım Yayım Dağıtım A.Ş., 5. Baskı, 2003.

Haber Türk. (Erişim tarihi 07.01.2011), http://www.haberk.com/haber-Yildiz- Altin-Franki-temenni-etmiyoruz-23031/.

Hürriyet.   (Erişim   tarihi   14.04.2011),   http://www.hurriyet.com.tr/gundem

/17648284.asp.

Kanald. “Çılgın Proje Kanal İstanbul.” 05.02.2013, (Erişim tarihi 05.02.2013), http://emlak.kanald.com.tr/t/cilgin_proje/Kanal_Istanbulun_hafriyatiyla_ada_ya- pilacak/9205.aspx.

Kıyı Emniyeti. “Boğazlar Rejimine İlişkin Olarak, Montreux’da 20 Temmuz 1936’da İmzalanan Sözleşme.” 21.05.2012, (Erişim tarihi 05.02.2013),

http://www.kiyiemniyeti.gov.tr/userfiles/file/mevzuat/Montreux%20 Bo%C4%9Fazlar%20S%C3%B6zle%C5%9Fmesi.pdf.

Kıyı Emniyeti. “Fenerler ve Tahsiliye Ücretleri Tarifesi.” 15.05.2012, (Erişim tari- hi 05.02.2013), http://www.kiyiemniyeti.gov.tr/userfiles/file/tarife.pdf.

Kuran, S. “Uluslararası Deniz Hukuku.” İstanbul: Arıkan Basım Yayım Dağıtım Ltd. Şti, 2006, 430-444.

Kurumahmut, A. “Montrö Sözleşmesi Türk Boğazları ve Karadeniz.” İstanbul: TÜDAV yayınları No:26, 2006.

Kutluk, D. “Hazar-Kafkas Petrolleri, Türk Boğazları, Çevresel Tehdit.” İstanbul: TÜDAV Yayınları No:16, 2003.

Memleket. (Erişim tarihi 07.01.2011), http://www.memleket.com.tr/news-detail. php?id=87930.

Meray, S.L. “Lozan Barış Konferansı, Tutanaklar-Belgeler.” Ankara: Takım II, Cilt 2, 1973.

M.F.A. (Erişim tarihi 10.01.2011), http://ua.mfa.gov.tr/.

Milliyet. (Erişim tarihi 07.01.2011), http://www.milliyet.com.tr/yanker-trafigine- cözüm-icin-altin-frank-kurali/ekonomi/haberdetay/08.01.2011/1336457/default.

“Montreux Sözleşmesi.” İstanbul: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Hidrografi Ya- yını, 2000.

Ntvmsnbc. “Kanal İstanbul’da İlk Adım Atılıyor.” 14.01.2013, (Erişim tarihi 05.02.2013), http://www.ntvmsnbc.com/id/25413693/.

Özersay, K. “Türk Boğazlarından Geçiş Rejimi.” Ankara: Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yayınları: 1999.

“Tankerler Boğazdan ‘altın frank’la geçecek!.” Radikal. (Erişim tarihi 12.02.2013), htpp://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=10 35547&Date=07.01.2011&Catego,

T.B.M.M. (Erişim tarihi 12.02.2013), http://www2.tbmm.gov.tr/d23/1/1-0327.pdf.

Toluner, S. “Milletlerarası Hukuk Açısından Türkiye’nin Bazı Dış Politika Sorun- ları.” Genişletilmiş 2.Baskı. Beta Yayınları, 2004.

“Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü.” R.G.: 06.11.1998-23515, (Eri- şim tarihi 12.02.2013), http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/5193.html.

Türksam, (Erişim tarihi 12.02.2013), http://www.turksam.org/tr/a1462.html.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı. “2012 Yılı Türk Boğazları Gemi Geçiş İstatistikleri.” 05.02.2013, (Erişim tarihi 05.02.2013), https://atlantis.deniz- cilik.gov.tr/istatistik/gemi_gecis_2012_1.aspx.

Uluslararası Politika Akademisi. “Türkiye’nin Doğalgaz Politikası ve Enerji Güvenliği.” 09.04.2012, (Erişim tarihi 05.02.2013), http://politikaakademisi.org/?p=585.

Vank, M. D. “Boğazların Hukuki rejimi ve Türk Boğazları.” Ankara:US-A Yayın- cılık Limited Şirketi, 1998.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.1990/5647, K.1992/2015, (Erişim tarihi, 11.01.2011), http://www.hukuki.net/ictihat/905647_11h.asp.

DİĞER YAZILAR

MEDYADA BAU DEGS
MEDYADA BAU DEGS
13 Mayıs 2021

12 MAYIS MEDYA BÜLTENİ YAZILI BASIN YANSIMALARI YENİÇAĞ GAZETESİ KÖŞE YAZARI HÜSEYİN MACİR YUSUF; “KKTC TANINMALIDIR” İSİMLİ YAZISINDA BAU...

UZMANLAR HABER7’YE DEĞERLENDİRDİ: TSK FİLİSTİN’E GİDEBİLİR Mİ?
UZMANLAR HABER7’YE DEĞERLENDİRDİ: TSK FİLİSTİN’E GİDEBİLİR Mİ?
12 Mayıs 2021

İŞGALCİ İSRAİL YÖNETİMİ GÜNLERDİR GAZZE’Yİ BOMBALIYOR. YAŞANAN ZULME KARŞI MÜSLÜMAN ÜLKELERİN ADIM ATMASI BEKLENİYOR. UZMANLAR TSK SEÇENEĞİNİ HABER7’YE ANLATTI....

İsrail’in İç Siyaseti Açısından Mescid-i Aksa’dan Başlayarak Tüm İsrail ve Filistin’e Yayılan Kaos’un Bir Değerlendirmesi: Neden şimdi?
İsrail’in İç Siyaseti Açısından Mescid-i Aksa’dan Başlayarak Tüm İsrail ve Filistin’e Yayılan Kaos’un Bir Değerlendirmesi: Neden şimdi?
12 Mayıs 2021

  Birçok insan İsrail ve Filistin’de günden güne artan kaosu izlemekte ve kendine aynı soruyu sormakta: Bu olay neden...