NAHÇIVAN ÖZERK CUMHURİYETİ

ÖZET:

Azerbaycan ile Ermenistan arasında son günlerde yaşanan silahlı çatışmalar Türkiye’nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile münasebetini yeniden hatırlamamıza vesile oldu. Nahçıvan, Türkiye’nin Türk dünyasına açılan tek kapısı olduğu için ayrıca önemli ticaret yolları ve enerji güzergâhlarına komşu olduğu için son derece önemli bir bölgedir. Türkiye’nin 1921’de imzaladığı Moskova ve Kars Antlaşmaları ile Nahçıvan üzerinde garantörlük hakları bulunmaktadır. Karabağ’da 27 Eylül 2020’de başlayıp 10 Kasım 2020’de biten çatışmalarda Azerbaycan’ın Ermenistan’ı mağlup etmesiyle Nahçıvan’ın önemi bir kat daha artmıştır. Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtulmasıyla Türkiye-NahçıvanAzerbaycan bağlantısı fiilen tesis edilmiştir. Bu sayede Türkiye’nin Türk dünyasına açılan kapısı sağlama alınmıştır.

Anahtar kelimeler: Türkiye, Azerbaycan, Nahçıvan, Kars Antlaşması, Moskova Antlaşması

 

 

1.BÖLÜM GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE NAHÇIVAN

 

 

Ne zaman ve kimler tarafından kurulduğuna dair kesin bilgi sahibi olmadığımız Nahçıvan, Aras nehrinin kollarından olan Nahçıvançay’ın kenarında deniz seviyesinden 910 metre yükseklikte kurulmuştur. Nahçıvan’ın isminin geçtiği ilk yazılı kaynak Batlamyus’un Coğrafya kitabıdır.[1] Halk arasındaki yaygın bir rivayette Nuh tufanında Nahçıvan şehri Nuh’un gemisinin uğradığı bir durak olarak anlatılır. Batlamyus Coğrafya kitabında Nahçıvan’dan Naksuana diye bahseder. Ermeni, Sasani ve Müslüman kaynaklarında şehrin farklı isimlerle anıldığı görülmektedir. Bazı kaynaklar şehrin Sasaniler tarafından kurulduğunu iddia etse de Evliya Çelebi Nakş-i Cihan(Dünyanın Süsü) diye isimlendirdiği Nahçıvan’ın Efrasiyab tarafından kurulduğunu nakletmektedir.

Nahçıvan kadim tarihi boyunca Mana, Med, Makedonya, Pers, Atropatene, Roma ve İslam uygarlığının hâkimiyet mücadelesine sahne oldu.[2] Hz. Osman’ın Kafkasya Harekâtı sırasında Nahçıvan’da Bizanslılarla yaptığı savaşta şehrin büyük oranda tahrip olduğu daha sonra Müslüman yöneticiler tarafından tamir edildiği çeşitli kaynaklarda rivayet edilmektedir. Bu onarımlardan sonra Bölgeye Arap aşiretleri yerleştirilerek bölgenin Müslümanlaşması amaçlandı.

Bir süre Abbasi Devleti’nin hâkimiyetinde kalan Nahçıvan’da hilafetin zayıflaması üzerine Nahçıvan Şahlığı isminde müstakil bir idare tesis edildi. Bu idare 1092 yılında Selçuklu Hükümdarı Alparslan tarafından yıkılarak Nahçıvan Selçuklular’a bağlandı. Selçukluların yıkılmasıyla da İldenizliler Devleti’nin mülkü haline geldi.

Azerbaycan’ın askeri, ekonomik ve ilim anlamında en ileri şehri olan Nahçıvan 1221’de Moğollar tarafından işgal edilince gerilemeye başladı. Moğollar işgal ettikleri Nahçıvan’da katliamlar yaparak bir zamanın ilim merkezini tahrip ettiler. Nahçıvan şehri Karakoyunlular, Timurlular ve Akkoyunlular tarafından da idare edildi. 1501’de Safeviler Şerur’da Akkoyunlular’ı yenerek Nahçıvan’daki Akkoyunlu hâkimiyetini sona erdirdiler. Böylece Nahçıvan’da Safevi dönemi başladı.

 

 

 

Yavuz Sultan Selim 23 Ağustos 1514 tarihinde Şah İsmail komutasındaki Safeviler’i Çaldıran Ovası’nda mağlup edince Osmanlı orduları Nahçıvan’a girdi. Bazı kaynaklarda Yavuz Sultan Selim’in Safeviler tarafından Anadolu’da yapılan yağmalara karşılık Nahçıvan’ı yağmalattığı söylenir. Bazı kaynaklarsa Nahçıvan’ın halkı “Kızılbaş” olduğu için Yavuz Sultan Selim tarafından yağmalandığını iddia eder. İki iddia da son derece gerçekçi ve dönemin koşullarına uygundur.

Çaldıran Seferi’nden sonra Osmanlı ordularının şehri terk etmesi üzerine Nahçıvan yeniden Safeviler’in idaresi altına girdi.1578’de Nahçıvan’da ilk kez kalıcı Osmanlı idaresi kurulana kadar birkaç kez daha Osmanlılar Nahçıvan’a sefer düzenlediler. Bu seferlerin en meşhuru 1553’te Kanuni Sultan Süleyman’ın çıktığı 3. İran seferidir.

18. yüzyılda Safeviler’in dağılmaya başladığı anlaşılınca Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya Safevi mirasını paylaşmak amacıyla harekete geçti. 1724 yılının Temmuz ayında yapılan bir anlaşma ile Safevi mirası Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında paylaştırıldı. Bu paylaşım anlaşmasıyla Gence-Karabağ, Erdebil, Tebriz, Revan ve Tiflis Osmanlı İmparatorluğu’na bırakılıyordu. Rusya ise Safeviler’in Hazar Denizi bölgesini alıyordu. Bu anlaşma mevcut Safevi yönetimi tarafından tanınmayınca Osmanlı İmparatorluğu anlaşma ile kendisine düşen toprakları ele geçirerek Nahçıvan’da 1724’te Nahçıvan Sancağı’nı kurdu.

 

 

 

1736’da Nahçıvan bu sefer Nadir Şah’ın idaresine girdi. Nadir Şah’ın ölümünden sonra kurulan Nahçıvan Hanlığı ise 1828’de Ruslar tarafından ilhak edildi. 1917-1918 yılları arasında Rusya’da yaşanan Bolşevik-Menşevik çekişmesi Nahçıvan’ı da etkiledi. Rus ordusunun Kafkas Cephesi’nden çekilirken bıraktığı silahları toplayan Ermeniler Nahçıvan’da soykırım yapmaya başladılar. 1918 yılının Mayıs ayında Azerbaycan bağımsızlığını ilan edince Osmanlı orduları Nahçıvan’a girip Aras Cumhuriyeti’ni kurdular. Bölgede emperyal emelleri olan İngiltere 1919 yılının ilk aylarında Nahçıvan’a girip Aras Cumhuriyeti’ni fesh etse de burada çok tutunamayarak 1919 yılının yazında Nahçıvan’dan ayrılmıştır.

Nahçıvan, 1921’de Türkiye ile Kafkas Cumhuriyetleri tarafından imzalanan Kars Antlaşması ile Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne bırakıldı.

 

 

2. BÖLÜM NAHÇIVAN’IN HUKUKİ STATÜSÜ VE TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ

 

 

2.1. Nahçıvan’ın Hukuki Statüsü

 

Nahçıvan’ın Hukuki Statüsü Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. bölümünde düzenlenmiştir. 12 Kasım 1995 tarihinde yapılan halkoylaması sonucunda kabul edilen bu anayasaya göre Nahçıvan iç işlerinde serbesttir. Savunma ve Dış politika gibi konularda ise Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlıdır. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin Âli Meclis ismi verilen ve 45 üyesi olan bir yasama organı vardır. Yürütme görevi Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilmektedir. Yargı görevi ise bağımsız mahkemelerce yerine getirilmektedir.

1921’de imzalanan Kars ve Moskova Antlaşmaları ile özerk statü kazanan Nahçıvan, Azerbaycan’a bırakılmıştır. Türkiye de Kars ve Moskova Antlaşmalarına taraf olduğu için Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin mevcut statüsünün devam etmesini sağlayan garantör devletlerdendir.[5]

 

 

 

2.2.Nahçıvan’ın Türkiye İçin Önemi

 

Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Türkiye için son derece önemlidir. Çünkü Türkiye’nin Türk dünyasına açılan tek kapısı Nahçıvan’dır. Türkiye’nin; etnik, tarihi ve kültürel bağlarının bulunduğu Ata yurdu ile bağlantısının devam edebilmesi için Nahçıvan’a ihtiyacı vardır. Nahçıvan kapısı kapandığı anda Türkiye’nin Türk dünyası ile olan fiili bağlantısı kopacaktır. Mustafa Kemal Atatürk “Türk Kapısı”olarak isimlendirdiği Nahçıvan’ın Türkiye için ne denli önemli olduğunu bildiğinden şahsi parasıyla İran’dan toprak satın alarak bugünkü TürkiyeNahçıvan sınırının oluşmasını sağlamıştır. Mustafa Kemal’in Nahçıvan’a verdiği özel önemin daha iyi anlaşılabilmesi için Moskova Antlaşmasını imzalayan heyette bulunan Yusuf Kemal Bey ile Mustafa Kemal Atatürk arasında geçen aşağıdaki konuşmanın incelenmesi yeterli olacaktır.

 

“…Moskova Anlaşması öncesinde müzakereler için Rusya’ya giden heyette yer alan Yusuf Kemal Bey, Ankara’dan ayrılmadan bir gün önce (13 Aralık) Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüş ve “Paşam Ruslar Nahcıvan üzerinde ısrar ederlerse ne yapalım? diye sorunca “Nahcıvan Türk Kapısıdır. Bu hususu nazar-ı itibara alarak elinizden geleni yapınız” cevabını almıştı. Anlaşmayla, Nahçıvan’ın Azerbaycan’a bağlanması Mustafa Kemal Paşa tarafından olumlu karşılanmış ve Ankara’ya dönen Yusuf Kemal Bey “ Muhterem Paşam! Nahcıvan üzerinde elden geleni yaptık” deyince Paşa, “Yusuf Kemal Bey! Kapımız mevcudiyetini muhafaza ediyor, bizim için mühim olan budur.” cevabını vermiştir.” [7]

 

Büyük ticaret ve enerji kaynaklarının geçtiği yollar üzerinde bulunan ve Türkiye’nin Türk dünyasına açılan tek kapısı olma özelliğine sahip olan Nahçıvan, büyük bir jeopolitik ve jeostratejik öneme sahiptir. [8]

 

 

3. BÖLÜM TÜRKİYE’NİN NAHÇIVAN’DA GARANTÖRLÜK HAKLARI VE BU HAKLARIN DAYANDIĞI ANLAŞMA HÜKÜMLERİ

 

 

3.1. Moskova Antlaşması(16 Mart 1921)

 

Türkiye’nin Nahçıvan üzerindeki garantörlük hak ve yetkileri Türkiye-Sovyet Rusya Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’ndan ve bu antlaşmanın kendi imzacıları için de geçerli olduğunu kabul eden Kars Antlaşması’ndan kaynaklanmaktadır.

Moskova Antlaşması’nın 3. maddesi Nahçıvan’ın statüsü ile ilgilidir. Bu madde şöyledir:

 

“Bağıtlı Taraflar, antlaşmanın 1 (C) ekinde belirtilen sınır içindeki Nahcivan kesiminin, koruyuculuk hakkını üçüncü bir devlete hiçbir zaman bırakmamak koşulu ile, Azerbaycan koruyuculuğunda özerk bir bölge oluşturulması konusunda anlaşmışlardır.”. [9]

 

Moskova Antlaşması’nda yer alan bu madde ile Türkiye ve Rusya Nahçıvan üzerinde ortak garantörlük hakkı verilmiştir. Türkiye bu maddeyle Nahçıvan’ın statüsünü belirlemeye dair her türlü anlaşmaya taraf olma hakkı vermiştir. Ayrıca bu madde ile Türkiye Nahçıvan için uygun görmediği bir statünün uygulanmasına engel olma hakkına da sahip olmuştur.

 

 

 

3.2.Kars Antlaşması(13 Ekim 1921)

 

Türkiye’ye Nahçıvan üzerinde garantörlük hak ve yetkisi tanıyan diğer antlaşma ise 13 Ekim 1921’de imzalanan Kars Antlaşmasıdır. Kars Antlaşması’nın 1. ve 5. maddeleri Türkiye’nin garantörlük haklarıyla ilgilidir. Kars Antlaşması’nın Türkiye’ye Nahçıvan üzerinde garantörlük hakkı veren ilgili maddeleri şunlardır:

 

    1. Madde: Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetleri Hükûmetleri Bağıtlı Tarafların ülkelerinin parçalarından bulunan topraklar üzerinde daha önce egemenlik haklarını kullanmış olan Hükûmetler arasında kararlaştırılmış olup söz konusu topraklara ilişkin Antlaşmalar ile Üçüncü Hükûmetler arasında yapılmış Güney Kafkasya Cumhuriyetlerine ilişkin Antlaşmaları geçersiz sayarlar. Moskova’da 16 Mart 1921 (1337) günü imza edilen Türk – Rus Antlaşması bu Madde hükmü nün dışında tutulmuştur.[11]

 

    5. Madde: Türkiye Hükûmeti ile Ermenistan ve Azerbaycan Sovyetler Hükûmetleri işbu Antlaşmanın III sayılı Ekinde belirtilen sınırlar içinde olmak üzere, Nahcivan bölgesinin Azerbaycan’ın koruyuculuğunda özerk bir ülke oluşturulması konusunda anlaşmışlardır.[12]

 

Görüldüğü gibi Kars Antlaşması’nda Moskova Antlaşması ile Türkiye’ye verilen garantörlük hakkı iyice pekiştirilmiştir. 1921’den günümüze kadar Türkiye Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti üzerindeki garantörlük hak ve yetkilerini muhafaza etmektedir.

 

 

SONUÇ:

 

Batlamyus’un Coğrafya kitabında ismi geçecek kadar kadim bir geçmişe sahip olan Nahçıvan; Mana, Med, Makedonya, Pers, Atropatene, Roma, Abbasiler, Safevi, Timur, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı İmparatorluğu gibi birçok devlete ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Nahçıvan sahip olduğu kültürel miras kadar jeopolitik ve jeostratejik konumuyla da önemli bir bölgedir.

 

Azerbaycan Anayasası’nın 9. maddesinde yer alan hükme göre iç işlerinde serbest olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, savunma ve dış politikasında Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlıdır. 45 üyeli bir parlamentosu bulunan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nde yürütme görevini Bakanlar Kurulu üstlenmiştir. Yargılama yetkisi de bağımsız mahkemelerce kullanılmaktadır. Atatürk’ün “Türk Kapısı”, Kazım Karabekir’in “Şark Kapısı” olarak adlandırdığı Nahçıvan Türkiye’nin Türk dünyasına açılan kapısı olduğu için ülkemiz için son derece önemlidir.[14]

 

16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova Atlaşması ve 13 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Kars Antlaşmalarıyla Türkiye’ye Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti üzerinde garantör ülke hak ve yetkileri verilmiştir. Türkiye bu antlaşmalarda yer alan açık hükümlere dayanarak Nahçıvan’ın statüsünde meydana gelebilecek her türlü değişikliği engelleme hak ve yetkisine sahiptir.

 

 

Ali MURAT

BAU DEGS Gönüllü Destek Araştırmacısı

 

 

KAYNAKÇA

[1]Hüsamettin M. Karamanlı, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/nahcivan

[2] Hüsamettin M. Karamanlı, a.g.e.

[3]Mustafa Çetin Varlık , https://islamansiklopedisi.org.tr/caldiran-savasi adresinden alınmıştır.

[4] Sadık Müfit Bilge ,16. ve 18. Yüzyıllarda Osmanlı Yönetiminde Nahçıvan Sancağı , https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/368079 adresinden alınmıştır.

[5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Nah%C3%A7%C4%B1van_%C3%96zerk_Cumhuriyeti

[6] https://www.yenicaggazetesi.com.tr/nahcivan-nerede-nahcivanin-stratejik-onemi-nedir-308814h.htm

[7] İbrahim Ethem Atnur, Osmanlı Yönetiminden Sovyet Yönetimine Kadar Nahçıvan: 1918-1921; Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2001; syf. 439-441.

[8] Ali GÜLER, Türkgün Gazetesi, https://www.turkgun.com/nahcivanin-stratejik-konumu-ve-onemi-makale133611

[9] Bülent ERANDAÇ, https://www.takvim.com.tr/yazarlar/erandac/2009/09/28/13_ekim_1921_tarihli_kars_antlasmasi

[10] https://inkilaptarihimizz.weebly.com/moskova-antla351mas305.html

[11] https://tr.wikisource.org/wiki/Kars_Antla%C5%9Fmas%C4%B1

[12] https://tr.wikisource.org/wiki/Kars_Antla%C5%9Fmas%C4%B1

[13] https://www.gazetekars.com/kars-antlasmasi-97-yil-once-bugun-imzalandi-24513h.htm

[14] http://naxcivan.cg.mfa.gov.tr/Mission/ShowInfoNote/208580