Rum Basınından : “Türkler Blöf Yapmıyor”

SİMOS YOANNU: “MARAŞ’IN TAMAMEN YERLEŞİME AÇILMASI KIBRIS SORUNUNUN MEZAR TAŞI OLUR”

 

“TEORİK DESTEK AÇIKLAMALARI DIŞINDA NE BM, NE AB, NE ABD VERUSYA NE DE GÜÇLÜ DEVLETLER TÜRKİYE’NİN HAREKETLERİNİ ENGELLİYOR”

 

“MARAŞ KONUSUNDA BİRÇOK FIRSATI TEPTİK”

Lefkoşa, 14 Ağustos 20 : Sözde “Maraş Belediye Başkanı” Simos Yoannu Kapalı Maraş’ın yerleşime açılması konusunda “Türkler blöf yapmıyor” uyarısında bulundu ve gerçekleşmesi halinde bunun “Kıbrıs sorununun mezar taşı olacağı” görüşünü ortaya koydu. Yoannu “Maraş Kıbrıs tarihinde trajik taksim seçeneği olarak kaydedilmemeli” dedi.

 

Haravgi’nin “Maraş’ın Yerleşime Açılması Kıbrıs Sorununa Mezar Taşıdır” başlıklı haberine göre Yoannu sözde “belediyenin” dün gece Derinya’daki Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Güneşsiz, Ortada… 46 Yıl Maraş’tan Uzakta” konulu etkinlikte yaptığı konuşmada “Maraş’ın yerleşime açılmasını engellemek için belediye olarak elimizden geleni yapacağız, bütün karar merkezlerine başvuracağız” dedi.

 

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini hatırlatarak “(durumun) ne kadar kritik olduğunu gösteriyor” diyen Yoannu “Teorik destek açıklamaları dışında BM de AB de ABD de Rusya da AB’nin güçlü ülkeleri de kendi çıkarları uğruna, Türkiye’nin hareketlerini engellemiyor” ifadesini kullandı.

 

Maraş’ın yerleşime açılması konusunda “Türkler blöf yapmıyor” uyarısında bulunan Yoannu şunları da söyledi:

 

MARAŞ’IN TAMAMEN YERLEŞİME AÇILMASI KARARI ASLINDA…

 

“Maraş’ın tamamen yerleşime açılması kararı aslında Kıbrıs sorununa mezar taşı olur, uzlaşılmış çözüm çerçevesi içerisindeki çabaların sonu olur. Kapalı Maraş yalnız Maraş’ı ve Maraşlıları ilgilendiren bir konu değildir. Kıbrıs’ın son trajik taksim seçeneğidir. Bu nedenle, yerleşime açılmasını engellemek için derhal ve acilen harekete geçilmelidir.”

 

Maraş’ın yeniden imarı fonunun güçlendirilmesi için uluslararası seferberlik ve Mağusa Limanı’nın BM statüsü altında işletilmesi önerilerini yeniden gündeme getiren Yoannu “iki liderin dikkatlerini, özlü müzakerelerin koptuğu yerden yeniden başlamasına odaklaması gerektiği” görüşünü de dile getirdi.

 

AKEL, Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasının başlama yıldönümü nedeniyle yayımladığı bildiride Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesine sebep olan Yunan cuntası ve EOKA-B’cilerin, Türk askerinin Ada’ya müdahalesine direnmediğine işaret ederek özetle şunlara işaret etti:

 

“KENDİLERİNİ KIBRISLI TÜRK KADIN-ÇOCUK VE ESİRLERİ KATLETMEYE VERDİLER”

 

“Kendilerini Kıbrıslı Türk kadın-çocuk ve esirleri katletmeye verdiler. İhanetleri,  planları arasında olmamasına rağmen Türk askerine terk ettikleri Maraş’ın teslim edilmesiyle tamamlandı. Darbeciler, birkaç gün sonra da asılsız bilgi vererek Maraşlıları kente dönmeye ikna etmeye çalıştılar ve onlar yüzünden onlarca Maraşlı Türk askerinin eline düşürdüler.

 

Kıbrıs sorunu üç yıldır çıkmazda. Maraş kenti yeni bir suçla karşı karşıya bulunuyor. Türkiye’nin ve Tatar-Özersay sahte devletinin Kapalı Maraş’ı yerleşime açma planları, hem kent için hem de çözüm ve yeniden birleşme perspektifi için mezar taşı olacak”

 

Alihtia Derinya’daki etkinlikte yapılan konuşmaları okurlarına “Kentin Yerleşime Açılması Kıbrıs Sorununun Mezar Taşı Olacak” başlığıyla aktardı.

 

ANASTASİADİS VE HRİSTODULİDİS’İN MARAŞ’IN YERLEŞİME AÇILMASINI ENGELLEME HAREKETLİLİĞİ

 

Fileleftheros Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in son dönemde Kapalı Maraş’ın yerleşime açılmasını engellemek için BM, AB ve nüfuz sahibi ülkeler nezdinde yoğun bir hareketlilik sergilediğini yazdı.

 

Gazete Hristodulidis’in geçen şubat ayında Cenevre’de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Kapalı Maraş konusunu görüştüğünü,  aynı dönemde BM Genel Sekreterliği’ne gönderdiği mektupla Türk tarafının Maraş’la ilgili eylemleri hakkında teferruatlı bilgi verdiğini hatırlattı, BM ve AB nezdinde yeniden hareketlerde bulunulduğunu ekledi.

 

“MARAŞ KONUSUNDA BİRÇOK FIRSATI TEPTİK”

 

Politis ise “O Zaman Hazırlanın Maraş’ı Görelim” başlığıyla aktardığı analiz yazısında 2004’te Rum tarafından Annan planına evet çıksaydı Maraş’ın, diğer şeylerle birlikte kendilerine iade edilmiş olacağına işaret ederek Rum tarafının bugüne kadar Maraş konusunda birçok fırsatı “teptiğine” dikkat çekti.

 

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın 2007’de bir Yunan (Ta Nea) gazeteciye verdiği mülakatta dile getirdiği  “Papadopulos’a teşekkür ederim çünkü evet demiş olsaydı, ne olacağını biliyor musunuz? Türk askeri Kıbrıs’tan çekilmeye başlayacaktı, Rumlara toprak verilecekti ve biz 5-10 sene içerisinde Kıbrıslı Rumların avcunun içerisinde olacaktık” sözlerini hatırlattı, özetle şu görüşü ortaya koydu:

 

“46 yıllık kayıptan sonra Maraş iade edilmiş olacaktı oysa bugün yerleşime açılma hazırlıklarını izliyoruz.  Larnaka Tuz gölü büyüklüğündeki Maraş için bu kadar gürültü yersiz diyen yetkililer oldu. Denktaş çizgisini kurtararak Maraş konusunda tekmelediğimiz diğer fırsatlardan Anastasiadis’in, çözüm konusunda Maraşlıları ve diğerlerini aldatmasına kadar daha birçoğunu sayabiliriz. Yarım yüzyıldır, bizi Kliridis, Kranidiotis ve Vasiliu’nun soktuğu AB hariç, sadece başarısızlıklarımız oldu. Yarım yüzyıldır kayıplar yaşıyoruz çünkü hiçbir zaman olguları ayakları yere başar ve gerçekçi şekilde göremedik veya görmek istemedik.  Meydanı ya bizim taraftaki geleneksel Denktaş çizgisinde  olanlara veya Anastasiadis gibi çözüm savaşçısı tiyatroculara bıraktık.”