Rum Basınından : “ FRANSA’NIN GKRY BÜYÜKELÇİSİNİN AÇIKLAMALARI ”

Fransa’nın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi Isabel Dimon (Geçtiğimiz hafta Macron’un Türkiye Masası Şefliğine atanmıştı.), “Fransa, AB’nin Doğu Akdeniz’de istikrar sağlanması için daha çok varlık göstermesini ve daha büyük rol oynamasını istiyoruz” dedi.

 

Rum Haber Ajansı (KİPE), Fransa Cumhurbaşkanlığı’nda Bağımsız Devletler Parlamentoları, Balkanlar ve Türkiye masası şefliğini üstlenmesi teklifini kabul ettiği için Rum tarafında sadece bir yıl büyükelçilik yaptıktan sonra yakında Fransa’ya dönecek olan Dimon ile söyleşi yaptı.
Isabel Dimon “Doğu Akdeniz bölgesindeki Fransız askerî varlığının sebebi gerilimlerin yatıştırılması olduğunu” öne sürdü ve yeni makamından Güney Kıbrıs’a ve bölgeye daha çok yardım etmeyi umduğunu söyledi. Ada’dan ayrılacak olması vesilesiyle Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastaiadis ve bakanları ile görüşmelerinde bu niyetini de aktardığını anlattı. .

 

AB’nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması ihtimaliyle ilgili bir soruya karşılık; “Son aylarda Fransa’nın pozisyonu çok netti. Fransa, AB tarafından kararlaştırılmış bazı araçlar olduğu ve durumdaki gelişmeye göre, bu araçları duruma göre kullanmamız gerektiği görüşündedir” diyen Dimon yaptırımların ‘amaç değil araç’ olduğunun altını çizdi.

 

Dimon, KİPE’nin, Türkiye’nin AB tarafından yapılan açıklamalara ve çağrılara kulak asmadığı gözlemine karşılık, “Yunanistan ile gerilimde diyaloğun rolünü kabul etti, ortam biraz değişti. İstikrarlı olduğumuzu, diyaloğa hazır olduğumuzu göstermemiz gerekir. Fransa’nın hedefi, ortaklarımız ile birlikte gerilimlerin azaltılması ve istikrarın sağlanmasıdır” ifadelerini kullandı.

 

Fransız savaş gemileri ve savaş uçaklarının Doğu Akdeniz bölgesindeki varlığının gerilimi tırmandırmak maksadı taşımadığını iddia eden Dimon “Fransa’nın bölgede oynamak istediği rol gerilimi düşürmektir. Gerilimin düşürülebilmesi için, mevcudiyetimizi göstermemiz gerekir. ‘Fransa ve AB mevcuttur, bölgede bir yerleri vardır’ı göstermemiz lazım” dedi.

 

Dimon “Fransa deniz kuvvetlerinin Doğu Akdeniz, Orta Akdeniz’deki ve BM’nin Libya’ya silah ambargosunun sağlanmasındaki varlığı bölgedeki güvenliği sağlamak içindir” dedi, “AB’nin bölgede daha çok varlık göstermesini ve daha büyük rol oynamasını istiyoruz” ifadesini kullandı.
Anastasiadis’in Temmuz ayı sonunda Paris’i ziyaret ederek Emmanuel Macron ile görüştüğünü hatırlatan Dimon; “Çok olumlu bir görüşmeydi, oradaydım ve başkanlarımızı bu kadar yakın, vizyonlarının ortak ve gelişmelere dair aynı kaygıları, gerilimlerin giderilmesi gerektiği ortak dileğini paylaşıyor görmek çok heyecan vericiydi. Bu zemin üzerinde birlikte çalışacağız” dedi.

 

Dimon Güney Kıbrıs ile Fransa arasındaki askerî işbirliğine dair bir soruya karşılık, “Kıbrıs coğrafi konumu ile ve istikrar noktası olarak çok önemli bir rol oynuyor. Kıbrıs’a erişimimizin olması, bölgede olduklarında fırkateynlerimizin limanları ziyaret edebilmesi bizim için çok önemli. Şimdi, bölgede sürekli Fransız fırkateynleri var ve bu işbirliği oldukça hassas. Ancak Kıbrıs’a gelenler sadece fırkateynlerimiz değil. Sürekli yaptığımız ve artırmamız da muhtemel olan askerî eğitimler de var” dedi.
Fransa’nın Güney Kıbrıs’ta deniz üssü kurmak istediğine dair basın haberleri sorulduğunda “görüşülen tam olarak bu değil” dedi ve şunları ekledi: “İşbirliğimizi nasıl daha da güçlendirebileceğimizi görüştük ama bir Fransız üssü hakkında konuşmadık. Masada olan bu değil. Çok net olmama sebebim, bazı gizli planlar olduğundan değil. Sadece, iyi bir erişimi sürdürmeyi nasıl güvenceye alırız görüşmesinin tam ortasındayız. Her iki tarafın da bu işbirliğinin güçlendirilmesine dair ortak çabası var. Ancak Fransa ile Kıbrıs arasında yeni bir plan olduğu düşünülmemeli çünkü hala mükemmel düzeyde işbirliğimiz var. Bu nedenle mevcudu daha büyük ve istikrarlı hale getirmeyi görüşüyoruz.

 

Kıbrıs sorunu bağlamında, her iki tarafta da siyasi irade olması halinde bütün toplumların çıkarına bir çözüme ulaşılmasının zor olmayacağı görüşünü de dile getiren Dimon “Nüfus çözümle gittikçe daha az ilgileniyor görünüyor. Daha kolay olacak (çözüm) diye düşünülmesin, zaman geçiyor. Bu nedenle liderlerin bir çözüm bulmak için yeniden çalışmaya birlikte çalışmaya başlamalarını gerçekten umuyorum. Korona nedeniyle barikatların kapanması ve şu anda fiili olarak iki toplum arasında bağlantı olmaması da çok endişe verici. Bu gerçekten problematik. İnsanların zannettiğinden çok daha fazla problematik.”

 

Kaynak : http://www.cna.org.cy/WebNews.aspx?a=c052e08983204a2e9a3ab7225c9aa2f9