RYSTAD ENERGY’NİN TAHMİNLERİNE GÖRE TUNA-1 (SAKARYA) GAZ SAHASI KEŞFİ, TÜRKİYE’NİN ENERJİ İTHALAT MALİYETİNİ ASGARİ 21 MİLYAR DOLAR AZALTABİLİR

 

Rystad Energy’nin tahminlerine göre, Türkiye’nin dev Tuna-1 gaz keşfinin gelecekteki gelişimi, sondajı ve ileri testler sırasında belirlenecek olan alanın zirve çıkışına bağlı olarak, ülkeyi asgari 21 milyar dolara kadar ithalat maliyetlerinden kurtarabilir. Küresel gaz fiyatları ve ithalat maliyetlerinin önümüzdeki yıllarda artması beklendiğinden gerçek tasarruflar daha da yüksek olabilir[1]

 

 

Keşfin başlangıçta yaklaşık 320 milyar metreküp (Bcm) gaz rezerv hacmine sahip olduğu bildiriliyor, ancak gerçek keşfedilmeyi bekleyen rezervlerinin boyutu hala belirsiz. Sonuç olarak, Rystad Energy’nin hesaplamalarına göre; yılda 2.5 milyar metreküp ile 20 milyar metreküp arasındaki üretim aralığına dayanmaktadır. Alt sınır daha temkinli bir yaklaşımı yansıtırken, üst sınır çok daha fazla yükselişe sahip bir sonucu yansıtmaktadır. Her halükarda, sahanın başarılı bir şekilde geliştirilmesi, dünyadaki enerji fiyatlarının durumuna ve 2020 için ortalama gaz ithalat fiyatına bağlı olarak, ülkenin ithalat maliyetlerinde – yılda 200 milyon ila 1,5 milyar dolar arasında – önemli bir düşüş anlamına gelecektir. Rystad Energy’nin Gaz Piyasaları Başkan Yardımcısı Sindre Knutsson, “Türkiye’nin sözleşmeli ithalat hacminin yaklaşık %40’lık kısmını -ülkenin yıllık 59 milyar metreküp boru hattı gazı ve LNG ithalatının 24 milyar metreküplük kısmını- temsil eden enerji kontratları 2020 ve 2021’de sona ereceği için keşif zamanlaması bundan daha iyi olamaz” diyerek konunun önemini belirtmiştir.

 

 

 

 

Tuna-1 keşfinin başarılı bir şekilde geliştirilmesi, sahanın tahmini 2028 başlangıç ​​tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde, Türkiye’ye çok daha rekabetçi koşullarda önemli doğal gaz kaynakları sunabilir. Rystad Energy, LNG’nin Türkiye’ye 2020 yılında ithalat fiyatının hem Brent endeks sözleşmeleri hem de spot hacimler dahil olmak üzere MMBtu başına ortalama 4,70 ABD doları olacağını tahmin ediyor. Ayrıca, Türkiye’ye yapılan Brent endeksli boru hattı ithalatının ortalama fiyatının bu yıl MMBtu başına yaklaşık 6,40 $ olacağını tahmin ediyoruz. Brent endeksli gaz fiyatları normalde üç ila altı aylık bir gecikme ile fiyatlandırıldığı için bu yıl zayıf Brent fiyatlarının etkisi 2020’nin ikinci yarısında görülecektir.

 

 

Tuna-1 sahasındaki hacimlerin 2028’den önce devreye girmesini beklememek gerekir ancak yeni bir rekabetçi gaz kaynağı olasılığı ve Türkiye’nin gelecekte ithalata daha az bağımlı olacağına dair güven, ülkenin pazarlık gücünü artıracaktır. Türkiye’nin doğal gaz talebi, azalan gaz tüketimi ile arka arkaya iki yıl gördükten sonra toparlanmaya hazırlanıyor. Bu gelişme, esas olarak, gazın hidro, rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji ile yer değiştirdiği elektrik sektöründen gelen talebin azalması ile sağlandı. Toplam doğal gaz talebi, 2017’de 52 milyar metreküp ile rekora ulaştıktan sonra 2019’da 44 milyar metreküpe geriledi. Rystad Energy, Türkiye’nin doğalgaz talebinin 2030 yılına kadar 59 milyar metreküpe ve 2040’a kadar 71 milyar metreküpe yükseleceğini tahmin ediyor. Bu artışa katkıda bulunan iki ana sektör, yüksek ekonomik büyümenin tetiklediği sanayi sektörü ve konut sektörü. Sanayi talebinin 2019’da 14 milyar metreküpten 2030’a kadar 23 milyar metreküpe ulaşacağı ve konut talebinin aynı dönemde 13 milyar metreküpten 17 milyar metreküpe çıkması bekleniyor.

 

 

Bununla birlikte, hem yenilenebilir enerji hem de kömürle çalışan elektrik santrallerinin önümüzdeki on yılda gazın yerini alması nedeniyle elektrik sektöründeki doğalgaz talebinin kademeli olarak düşmeye devam etmesi bekleniyor. Elektrik sektöründe doğalgaz talebinin 2019’da 14 milyar metreküpten 2030’da 13 milyar metreküpe gerileyeceği tahmin edilmektedir. Yerli üretim 2019’da sadece yaklaşık 0,3 milyar metreküp olduğu ve dolayısıyla iç talebin % 1’inden daha azını temsil ettiği için Türkiye, şu anda doğal gaz talebini karşılamak için tamamen ithalata bağımlıdır. Türkiye, 2019’da toplu olarak yaklaşık 33 milyar metreküp veya toplam ithalatın% 73’ünü oluşturan Rusya, İran ve Azerbaycan’dan boru hattıyla gaz ithalatına büyük ölçüde bağımlı olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, LNG pazarındaki büyüme, Türkiye’nin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesine izin vererek, pazarı LNG ihraç eden ülkelerden oluşan uzun bir listeye açmıştır. Cezayir, Nijerya ve Katar’ın Türkiye ile uzun vadeli LNG sözleşmeleri bulunmaktadır. LNG, spot fiyatların düşmesine neden olan LNG pazarındaki aşırı arz nedeniyle bu yıl Türkiye’de boru hattı gazını geride bıraktı. Rystad Energy, Türkiye’nin boru hattı ithalatının 2019’da 33 milyar metreküpten 2020’de 30 milyar metreküpe düşeceğini, toplam LNG ithalatının ise 2019’da 12 milyar metreküpten 2020’de 18 milyar metreküpe gelerek % 50 artacağını tahmin etmektedir.

 

 

Knutsonn’a göre; “Türkiye’nin düşük maliyetli keşiflerin uygulanabilir olduğuna dair yeni keşfedilen gaz sahası oluşturduğu umut, şüphesiz daha ileri arama ve sondaj programlarının yolunu açacaktır. Sismik araştırma gemisi Oruç Reis’e refakat etmek için savaş gemisi gönderme kararının da gösterdiği gibi, Türk hükümeti bu atılımın stratejik önemini kavramış durumdadır”.

 

 

 

Çeviren: Emre ERDEMİR

BAU DEGS Araştırmacısı

 

 

<BAU DEGS çalışmasıdır. BAU DEGS’e atıfta bulunulmadan kullanılamaz.>

 

 

Kaynakça

[1] Rystad Energy’nin 9 Eylül 2020 tarihli makalesinden çevrilmiştir. Makalenin orijinali için: https://www.rystadenergy.com/newsevents/news/press-releases/theres-a-catch-turkeys-hooked-Tuna-gas-discovery-could-save-it-up-to-$21-billion-in-import-costs/