SALGIN VE DOĞU AKDENİZ GELİŞMELERİ IŞIĞINDA İTALYA – TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

5 Aralık 2020

SALGIN VE DOĞU AKDENİZ GELİŞMELERİ IŞIĞINDA İTALYA – TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

 

Anahtar Kelimeler: İtalya, Türkiye, Doğu Akdeniz, Libya

 

ÖZET

 

İtalya, Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasına sert açıklamalarla karşı çıkmamış nadir ülkelerden biri olarak gözükmekte. Buna rağmen İtalya, Türkiye’nin müttefiki mi sorusunun net bir cevabı yok, bunun en önemli sebepleri arasında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ülkelerin Avrupa Birliği üyesi olduğu gerçeği durmaktadır. Almanya’nın yapamadığını yapan İtalya,  Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı saldırgan olmayan ve çok taraflılığı desteklediğini belirten bir diplomasi yürütüyor. Bu çalışmada, İtalya’nın Doğu Akdeniz’de yeni bir arabulucu olup olamayacağı, Türkiye’ye karşı takındığı tavır ve İtalyan medyasının Türkiye hakkındaki görüşleri irdelenecektir.

 

  1. SALGIN DÖNEMİNDE İTALYA VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

 

Korona virüsün sebep olduğu salgın son hızıyla devam ediyor. 13 Kasım 2020 tarihinde, İtalya, salgının başından beri gördüğü (İtalya’da ilk vaka ocak ayının sonunda tespit edildi) en yüksek vaka sayısına ulaştı, 40.902 kişiye bir günde korana virüsün bulaştığı tespit edildi.[1] Tüm dünyanın zor zamanlardan geçtiği şu günlerde Türkiye’nin yardım ettiği 156 ülke [2] arasında İtalya da bulunmaktaydı. Salgın döneminde Avrupa Birliği’nin kendilerine yeterince yardımcı olmadığından yakınan İtalya, Türkiye’nin yardımlarına müteşekkir olduklarını birçok kez belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İtalya Dışişleri Bakanı Luigi di Maio’nun 2 Ekim 2020’de gerçekleştiği görüşmede di Maio, Çavuşoğlu’na ‘‘Türk hükümetinin yardıma ihtiyacımız olduğu anda bize yardım etmekten tereddüt etmediği için’’ teşekkür ettiğini bir kez daha yineledi.

[3] 

Şekil 1[4]

 

[5]

Şekil 2[6]

 

Di Maio ve Çavuşoğlu görüşmesinden yaklaşık bir hafta sonra önemli bir isim daha İtalya’da idi; Hulusi Akar. Akar, İtalyan meslektaşı Lorenzo Guerini ile görüştükten sonra Guerini yaptığı açıklamada İtalya ve Türkiye’nin ‘’harika ilişkiler’’ içerisinde olduklarını, Dağlık Karabağ ve Akdeniz gerginlikleri arasında Türkiye’nin uluslararası arenada çok olumlu bir üne sahip olmasa da İtalya için önemli bir ortak ve NATO müttefiği olduğunu belirtti. Ayrıca Libya’dan başlayarak İtalya’nın menfaatine olan daha birçok konuda da önemli bir muhatap olduğunun altını çizdi.[7]

 

Şekil 3[8]

 

Yunanistan tarafından Avrupa Birliği Konseyi’ne verilen ‘Türkiye’ye silah ambargosu uygulansın’’ teklifini reddeden ülkeler arasında İtalya’nın da bulunması,[9] İtalya’nın Türkiye ile olan ilişkilerine verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Söz konusu teklifin Yunanistan tarafından AB Konseyi’ne verildiği günlerde İtalya Dışişleri Bakanı di Maio, Roma’da yaptığı açıklamada, AB’nin Türkiye’yi tecrit etmesini uygun bulmadığını söylemiş ve İtalya’ya yöneltilen ‘’siz kimin tarafındasınız?’’ minvalindeki çıkışlara da kendilerinin ‘‘bir tarafı olmadığını çünkü taraf tutmanın ancak futbol maçına yakışır bir hareket’’ olduğu cevabını vermiş, İtalya’nın çok taraflılıktan yana olduğunu belirtmiştir.[10]

 

  1. İTALYAN SİYASİ PARTİLERİNİN TÜRKİYE KARŞITLIĞI

İtalyan siyasetçiler Türkiye konusunda daha ılımlı ve ortayolcu (ya da Luigi di Maio’nun değişi ile ‘‘İtalyan usulü’’) bir politika izleseler de aynı tavrın İtalyan halkı ve medyası tarafından da sürdürüldüğü söylenemez. Özellik sağ partiler arasında, yürüttükleri popülist propagandaları pekiştirmek amacıyla Türk karşıtlığı sürekli dile getirilmektedir.

 

[11]

Şekil 4[12]

 

İtalya’nın aşırı sağ partisi Lega’nın kurucusu ve eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini’nin kendi hesabından paylaştığı tweet:
‘‘Ekstrem İslamcılıktan daha tehlikeli bir şey varsa o da Lega’nın, tehlikeli Erdoğan’ı finanse etmeyi durdurmak ve Ankara’nın AB müzakerelerini engellemek için verilen önergeyi reddetmiş Avrupa Birliği korkusudur.’’

 

[13]

Şekil 5[14]

 

İtalya’nın başka bir sağ partisi Fratelli d’Italia’nın (İtalya Kardeşleri) başkanı Giorgia Meloni’nin paylaştığı tweet:
‘‘Erdoğan şu an İtalya’da. Sol hükümet yapmayacağına göre İtalyan halkının mesajını biz iletelim; Avrupa’da Türkiye’ye HAYIR. Avrupa’nın islamizasyonuna HAYIR.’’

 

Verilen örneklerden sağ partilerin Türkiye karşıtı, sol partilerin ise Türkiye’nin yanında olduğu algısının çıkması doğru olmayacaktır zira İtalya’nın; sağ, sol, merkez tüm partileri ‘‘Kürt davası’’ diye adlandırdıkları talepleri desteklemektedir ve Türkiye’nin sınıriçi ve sınırdışı yaptığı her operasyona da şiddetle karşı çıkmaktadır. Türkiye’nin Ekim 2019’da İdlib’e yaptığı operasyon sonrası şu an hükümet ortaklarından biri olan Demokrat Parti’nin attığı tweet aşağıda verilmiştir.

 

[15]

Şekil 6 [16]

 

‘‘Türkiye’nin tek taraflı olarak yürüttüğü askeri harekat kabul edilemez. Hükümetten, AB’den ve NATO’dan işgali durdurmaları için en yüksek çabayı talep ediyoruz. Bu saçma durumun ilk kurbanları olan Kürt halkını ve sivillerini yalnız bırakmamak bizim görevimizdir.’’

 

  1. İTALYAN MEDYASINDA TÜRK KARŞITLIĞI

İtalya’da varlığını sürdürmekte olan nerdeyse her görüşün Kürdistan’ın kurulmasını desteklemesi[17] Türkiye nefretini körükleyen tek unsur değil. İtalya medyasında Türkiye hakkında birçok manipülatif haberin yapılması da bu nefreti körükleyen başka bir unsur; İran’da çekilen bir fotoğrafı Türkiye’de çekilmiş gibi paylaşmak, Türkiye hükümetinden bir yetkilinin söylediği sözleri haber başlığına farklı bir çeviri ile koymak, hatta video kayıtlarını bile halkın Türkçe bilmemesinden faydalanarak yanlış çeviri ile paylaşmak medyada yapılan hareketler içinde. Bunun son örneği 13 Kasım 2020 gününde Giudo Crosetto tarafından Twitter üzerinden paylaşılan bir video ile gerçekleşti. Giudo Crosetto, İtalya’nın sağ partilerinden olan Fratelli d’Italia’nın kurucularından biri, aynı zamanda eski milletvekili. Avusturya’nın başkenti Viyana’da terör saldırısı olduktan bir süre sonra Twitter hesabından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2018 yılından kalma bir videosunu paylaştı.

 

2018 yılı, Türkiye’de genel seçimlerin gerçekleşeceği yıldı ve yurtdışında yaşayan Türkler de konsolosluklardan oy kullanabiliyorlardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2018 yılında çekilmiş bu videoda Avusturya’da bir süredir devam eden İslam karşıtlığını eleştiriyor ve Avusturya Başbakanı’na ayrımcı tavırlarının iki din arasında bir savaş çıkarabileceğini belirtip, tavırlarını değiştirmesini söylüyordu.[18] Giudo Crosetto söz konusu videoyu, insanlara videonun yeni olduğuna inandıracak şekilde tarihsiz ve yanlış bir altyazı ile paylaşıyor. Paylaştığı yanlış altyazıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avusturya’yı alenen tehdit ettiği ve saldırının da hemen bu açıklamanın akabinde gerçekleştiği anlamı çıkıyor.[19] Crosetto, yaptığı bu manipülasyon ile Avusturya’da gerçekleşen saldırının Türkler yüzünden gerçekleştiği algısını yaratmaya çalışıyor. Türkiye’de yaşamış ve Türkçe bilen bazı İtalyanlar, videodaki çevirinin yanlış olduğunu Crosetto’ya söylüyorlar. Kendisi ise çevirinin yanlış olduğunu belirten İtalyanları ‘‘Ankara’nın ve MIT’in paralı ajanları’’ olmakla suçluyor[20] ve bir süre sonra attığı tweeti ‘‘kontrol ettireceğini’ söyleyip siliyor ve bir daha paylaşmıyor.

 

  1. TÜRKİYE VE İTALYA’NIN LİBYA’DAKİ İŞBİRLİĞİ

Avrupa’nın Afrika’ya açılan kapısı olan İtalya, Libya krizinde somut çözüm arayışlarına yönelmiş, siyasi süreci Libya’da yeniden tesis etmek maksadıyla hem Hafter hem de Serrac tarafı ile görüşmelerde bulunmuştur. İtalya’nın, Libya’da izlediği barışa dayalı siyasi süreci yine bir AB üyesi olan Fransa, Hafter ile görüşmelerde bulunarak zorlaştırmıştır[21]. Fransa’nın devreye girmesiyle İtalya devre dışı bırakılmak istenmiş, fakat Roma yönetimi Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabat Hükümeti’ni desteklemiştir. Fransa’nın İtalya ile süregelen politik hesaplaşmaları (iki ülkenin enerji kaynakları için olan mücadelesi ve aynı zamanda Libya, İtalya’nın eski sömürgesi olduğundan dolayı Fransa veya başka bir ülkenin bu ülkedeki nüfuz mücadelesine ortak olmasına ya da üstünlük sağlamasına tahammül etmek istememesi[22]), günümüzde de Akdeniz ve Libya’da devam etmektedir. İtalya, Fransa’nın bu tavırlarına karşı Akdeniz’de yeni müttefikler edinmek durumunda kalmıştır.

Libya’daki siyasi istikrarsızlık ve iç savaşın ortaya çıkardığı etmenler, göç ve mülteci sorunlarını da beraberinde getirmiştir.[23] Bunun farkında olan İtalya, durumun ciddiyetini kavrayarak bölgede etki kurmaya çalışmıştır, fakat İtalya’nın çabaları yetersiz kalmıştır.

Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni tanıyan ve destekleyen ülkelerden biri olan Türkiye, İtalya’nın Libya’daki çözüm arayışlarına destek vermiştir. Bu bağlamda İtalya ve Türkiye’nin Libya’daki müttefikliği göz ardı edilmemelidir. İki ülke, Libya’daki siyasi istikrarsızlığa çözüm üretmek maksadıyla hem sahada hem de masada birtakım görüşmelerde bulunmuş, diplomatik girişimler gerçekleştirmişlerdir. Nitekim Libya’daki; askeri, siyasi, sosyal, sağlık ve insan hakları konusundaki sorunları işbirliği çerçevesinde çözmeye çalışmışlardır.

 

  1. DOĞU AKDENİZ’DE TÜRK – İTALYAN İLİŞKİLERİ

 Son dönemde Libya’da olumlu sonuçlar doğuran Türk-İtalyan ilişkileri, Akdeniz’de de kendini göstermiştir. Türk ve İtalyan Donanmaları, Akdeniz’de deniz geçiş eğitimleri icra etmekte, çeşitli tatbikatlar gerçekleştirmektedir. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki sismik ve sondaj faaliyetleri nedeniyle Yunanistan ve Rum Yönetimi tarafından Avrupa Konseyi’ne sunulan ambargo teklifini reddeden ülkelerden biri de İtalya’dır.[24] Daha da geriye döndüğümüzde, Suriye’den gelebilecek herhangi bir tehlikeye karşı İtalya, SAMP-T füzelerini Kahramanmaraş’a konuşlandırmıştır.[25] Aynı zamanda, AB ile ilişkilerde Türkiye’nin AB’ye katılmasını destekleyen ülkelerden biri konumundadır.

 

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Kasım 2020’de Brüksel’de gerçekleşen AB Liderler Zirvesi’nden dönüşünde İtalyan bir dergiye verdiği demeçte, AB üyelerinin AB’nin tarafında olduğunu ancak bununla beraber, Türkiye’nin stratejik bir rolü olduğunun da altını çizmiştir. Türkiye’nin sadece Akdeniz’de değil, aynı zamanda Orta Doğu’da, Libya’da, Suriye’de ve daha birçok yerde önemli bir rolü olduğunu belirtmiştir. Sözlerine, AB’nin olumlu bir gündem oluşturmaya ihtiyacını olduğunu söyleyerek devam eden Conte, bu sebeple de Türkiye ile konuşmaya ve diyalog kurmaya ihtiyaç olduğunu söylemiştir. Sözlerini ise: ‘‘AB ile Türkiye arasında bunun olması için çalışmak gerek. Kararlı durulabilir ama olumlu gündem takip edilmeli”[26] diyerek bitirmiştir, böylece Türkiye ile yapıcı ilişkilerin olması gerektiğini savunmuş, Türkiye’yi AB içinde karşılıklı çıkarlar doğrultusunda desteklemiştir.

 

Yunanistan ve Rum Yönetimi ile de ilişkilerini sürdüren İtalya, söz konusu iki ülke ile de Akdeniz’de işbirliğine yönelmiş, ortak tatbikatlar icra etmiş ve aynı zamanda Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun içerisinde bulunmuştur.[27] İtalyan enerji şirketleri, Rum Yönetiminin sözde ilan ettiği parsellerde arama-tarama faaliyetlerinde bulunmuştur (bu faaliyet, Türk diplomasisi sonucunda sona erdirilmiştir). Geçtiğimiz aylarda da İtalya, Yunanistan ile MEB Sınırlandırma Antlaşması imzalamıştır.[28] EastMed Boru Hattı Projesi kapsamında da İtalya Enerji Bakanı Stefano Patuanelli’nin Yunan mevkîdaşına, Roma’nın EastMed boru hattı projesini desteklediğini ve Avrupa Birliği içinde de projeye destek verilmesi için çaba gösterdiğini ifade ettiği açıklanmıştı.[29]

 

Dikkat çeken bir diğer durum ise İtalya ve Çin’in ticari yönden ilişkilerinin gelişmesidir.[30] İtalya, Kuşak-Yol projesi kapsamında önemli bir aktör konumunda yer alıyor.[31] Tüm bunları göz önüne aldığımızda ülkenin kendi çıkarları doğrultusunda izlediği yol haritasının ‘kazan-kazan’ olduğu anlaşılmaktadır.

 

  1. SONUÇ

İtalya ve Türkiye arasında diplomatik ve askeri açıdan ilişkilerin geliştirilmesi Akdeniz üzerinde yeni işbirliği fırsatlarının oluşabileceğini temin etmektedir. Söz konusu iki ülke, NATO’da müttefik olduğu gibi Akdeniz’de de stratejik ortak olma yolunda ilerlemektedir. Bir taraftan da İtalya’nın tarihsel hırslarına dikkat edilerek, ilişkiler dengelenmelidir. Tarihinde Akdeniz’e hükmetmiş bir ülkenin, yeniden Doğu Akdeniz’e ilgisi ve alakası, tarihsel hırslarını da beraberinde getirmektedir. Tarihsel süreç içerisinde Kuzey Afrika’daki etkinliği, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Akdeniz’de etkisini gösterme çabaları ve 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Ortadoğu ve Akdeniz’e yönelmesi bunun bir tezahürüdür.

İtalya’nın, mevcut konjonktürde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de müttefiki olup olmayacağı sorusunun cevabı; önümüzdeki dönemde yaşanılacak gelişmelere bağlı olacaktır. Libya’da iki ülkenin mevcudiyeti jeopolitik bir rekabeti ortaya çıkaracaktır. Günümüz koşullarında Libya’da iki ülkenin mutabık kaldığı konular, Fransa’nın aleyhine sonuçlanacaktır. İtalya, bölgedeki Fransız varlığından oldukça endişelidir ve bu endişeyi gidermek adına bölgede Türkiye ile belirli koşullar altında çalışması muhtemeldir.

 

 

CANER ÇİFTÇİ

 

BAU DEGS Genç Destek Araştırmacısı

 

SELİN TOPKAYA

 

BAU DEGS Araştırmacısı

 

 

CANER ÇİFTÇİ – Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (e-posta: trcanerciftci@outlook.com)

SELİN TOPKAYA –  Milano Üniversitesi, Hukuk Fakültesi (e-posta: stopkaya99@gmail.com )

 

 

KAYNAKÇA

 

 

 

[1] https://tg24.sky.it/cronaca/2020/11/13/bollettino-coronavirus-italia-13-novembre (son erişim: 19/11/2020)

13 Kasım 2020 İtalya’nın korona virüs tablosu

[2] https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/cumhurbaskani-erdogan-avrupa-ile-iliskilerimizi-gelistirirken-asyayi-afrikayi-ihmal-etmiyoruz/2051611 (son erişim: 20/11/2020)

Anadolu Ajansı’nın 21 Kasım 2020 tarihli haberine göre: ‘‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar din, dil, ırk ayrımı yapmadan 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa destek olduklarına dikkati çekerek, “Tüm bunları çıkar veya menfaat beklediğimiz için değil; 7,5 milyarlık büyük insanlık ailesine karşı sorumlu olduğumuzu hissettiğimiz için yaptık.’’

[3] Luigi di Maio, Twitter paylaşımı, 2 Ekim 2020, ÖS 11:25, https://twitter.com/luigidimaio/status/1312126516109570048

[4] Şekil 1: İtalya Dışişleri Bakanı Luigi di Maio’nun 2 Ekim 2020 tarihinde paylaştığı tweet.

[5] Luigi di Maio, Facebook paylaşımı, 2 Ekim 2020

https://www.facebook.com/522391027797448/posts/3419605001409355/?extid=0&d=n

[6] Şekil 2: İtalya Dışişleri Bakanı Luigi di Maio’nun 2 Ekim 2020 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı gönderi.

[7] https://formiche.net/2020/10/italia-turchia-guerini-akar/ (son erişim: 20/11/2020)

Formiche Dergisi’nin internet sitesinde 9 Ekim 2020 tarihinde yayınlanan habere göre; ‘‘“Eccellenti relazioni”. Così il ministro della Difesa Lorenzo Guerini riassume lo stato dei rapporti tra Italia e Turchia dopo l’incontro a Roma con il collega Hulusi Akar. Tra Mediterraneo e Nagorno Karabakh, in questi giorni Ankara non gode proprio di ottima fama nel panorama internazionale. Eppure resta “un partner importante dell’Italia e un prezioso alleato Nato”, un interlocutore imprescindibile per tanti dossier di interesse italiano, a partire dalla Libia.’’

[8] Şekil 3: Hulusi Akar ve  İtalyan meslektaşı Lorenzo Guerini’nin görüşmesinden bir fotoğraf.

[9] https://www.haber7.com/dunya/haber/3025169-yunanistanin-turkiyeye-ambargo-teklifine-5-ulkeden-ret-3-ulkeden-onay/?detay=1 (son erişim: 20/11/2020)

Haber7 adlı haber sitesinin 19 Ekim 2020 tarihli haberine göre; ‘‘Yunan gazetesi To Vima’nın özel haberine göre; geçtiğimiz hafta düzenlenen AB Konseyi toplantısında Yunanistan’ın önerdiği “AB, Türkiye’ye silah ambargosu uygulasın” teklifinin, Almanya, İspanya, İtalya, Macaristan ve Malta tarafından reddedildiğini yazdı.’’

[10] https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54567456 (son erişim: 20/11/2020)

BBC Türkçe’nin 16 Ekim 2020 tarihli haberine göre; ‘‘Dış politikadaki bu tutumu “İtalyan usulü” diye tanımlayan Di Maio, “Bazen bu belirsizlik olarak algılanıyor, bize ‘Kimin tarafındasınız?’ diyorlar. Birinin ya da diğerinin tarafında olmak futbola yakışır bir tavır” dedi ve İtalya’nın “çok taraflılıktan” yana olduğunu vurguladı.’’

[11]Matteo Salvini, Twitter paylaşımı, 14 Kasım 2020, ÖS 12:03 https://twitter.com/matteosalvinimi/status/1327537618570137600

[12] Şekil 4: Lega partisi başkanı Matteo Salvini’nin, 14 Kasım 2020 tarihinde paylaştığı tweet.

[13] Giorgia Meloni, Twitter paylaşımı, 5 Şubat 2018, ÖS 10:26, https://twitter.com/GiorgiaMeloni/status/960414235670073344

[14] Şekil 5: İtalya’nın sağ partisi Fratelli d’Italia’nın (İtalya Kardeşleri) başkanı Giorgia Meloni’nin paylaştığı tweet.

[15] Partito Democratico, Twitter paylaşımı, 10 Ekim 2019, ÖS 3:07, https://twitter.com/pdnetwork/status/1182266491607175168

[16] Şekil 6: Demokrat partinin, 10 Ekim 2019 tarihinde paylaştığı tweet.

[17] https://video.corriere.it/cronaca/approfondimenti/siria-fiamme/61cba480-eb7c-11e9-8467-215634c3e34d?cmpid=tbd_4d1c8f5faa (son erişim: 23/11/2020)

Corriere della Sera adlı haber sitesinin 19 Ekim 2019 tarihli haberi; ‘‘Suriye ateşler içinde. Erdoğan şimdi Kürtlere saldırıyor’’

https://www.limesonline.com/cartaceo/kurdistan-lo-stato-introvabile?prv=true (son erişim: 23/11/2020)

Limes Dergisi’nin yayınladığı habere göre; ‘‘La maggior parte del Kurdistan è situata all’interno dei confini turchi, per un’area di circa 230 mila kmq (il 30% del territorio turco)…’’

https://www.infoaut.org/conflitti-globali/la-turchia-sta-attaccando-il-kurdistan-iracheno

Infoaut adlı sitenin 16 Haziran 2020 tarihli haberine göre; ‘‘La Turchia prende di mira i curdi, tutti i popoli che vivono in Kurdistan, e la loro geografia. Curdi, assiro-caldei, cristiani, yazidi, musulmani, e tutte le minoranze etniche e religiose presenti in Kurdistan, sono sotto la minaccia del genocidio.’’

[18] https://www.aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/cumhurbaskani-erdogan-dan-bati-ya-ve-avusturya-ya-sert-tepki/1171194 (son erişim: 22/11/2020)

Anadolu Ajansı’nın 10 Haziran 2018 tarihli haberine göre; ‘‘Buradan Avrupa’ya, doğrusu Avusturya’ya, Avusturya’nın Başbakanına sesleniyorum; bak daha çok gençsin, daha senin çok tecrübe edinmen lazım. Bak şunu unutma; senin bu çıraklığın, bu tavırların senin başına çok işler getirebilir. Zira bilesin ki Avusturya’da bir caminin kapatılması, oradaki Müslümanların, din adamlarının Avusturya’dan atılması, yurt dışı edilmesi yeniden bir haçlı-hilal mücadelesini başlatır ki bunun sorumlusu da sen olursun.’’

[19] https://blog.zingarate.com/vivereistanbul/crosetto-guido-turchia-erdogan.html (son erişim: 19/11/2020) Giuseppe Mancini’nin 14 Kasım 2020 tarihinde kaleme aldığı habere göre; ‘‘Nella discussione che si è scatenata Crosetto individua nella Turchia di Erdoğan una minaccia per l’Europa. Lo aveva già fatto – se non ricordo male – in occasione dell’assalto armato nel cuore di Vienna, anche se poi i fatti lo hanno smentito (no, non c’era alcun coinvolgimento turco: né diretto né indiretto).’’

[20]Guido Crosetto, Twitter paylaşımı, 14 Kasım 2020, ÖÖ 3:12,  https://twitter.com/GuidoCrosetto/status/1327404365758558208?s=20

[21] https://www.trthaber.com/haber/dunya/fransa-cumhurbaskani-macron-hafter-ile-gorustu-416594.html
(son erişim: 22/05/2019)

TRT haberin 22 Mayıs 2019 tarihli haberine göre; ‘‘Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Libya’nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter ile görüştü.’’

[22] https://m.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-kemal-inat/614128.aspx (son erişim: 23/11/2020)
Prof. Dr. Kemal İnat’ın, Türkiye Gazetesi’nde 24 Haziran 2020 tarihinde ele aldığı habere göre; ‘‘Özellikle enerji ihtiyacının önemli bir kısmını Libya’dan sağlayan İtalya’nın bu ülkeye yönelik AB politikası konusunda Fransa ile ciddi bir gerginlik içerisinde olduğu görülüyorİtalya, eski sömürgesi Libya’nın doğal zenginlikleri üzerinde en fazla kendi payı olduğunu düşündüğü için olsa gerek, Fransa veya başka bir ülkenin bu ülkedeki nüfuz mücadelesine ortak olmasına ya da üstünlük sağlamasına tahammül etmek istemiyor.’’

[23] https://turkish.aawsat.com/home/article/1670161/libyadaki-i%C3%A7-sava%C5%9F-g%C3%B6%C3%A7men-sorununu-derinle%C5%9Ftiriyor (son erişim: 23/11/2020)
Şarjul Avsat adlı haber sitesinin 8 Nisan 2019 tarihli haberine göre; ‘‘Libyalı kabilelerin uzlaşma toplantının raportörü onlarca ailenin, çocuklarının LUO’ya karşı savaşması nedeniyle Bingazi’den göç ettirildiğini ve LUO saflarında savaşan kabile üyelerinin söz konusu ailelerin cezalandırılmasını talep ettiğini söyledi. Raportör “Ailelerin bölgeden göç ettirilmesi siyasi sebepler ve orduya karşı takınılan tavırla ilişkilendirilse de söz konusu göç aslında bölge ve kabileler arasındaki çatışmalardan kaynaklanıyor.’’

[24] https://www.haber7.com/dunya/haber/3025169-yunanistanin-turkiyeye-ambargo-teklifine-5-ulkeden-ret-3-ulkeden-onay/?detay=1 (son erişim: 20/11/2020)

Haber7 adlı haber sitesinin 19 Ekim 2020 tarihli haberine göre; ‘‘Yunan gazetesi To Vima’nın özel haberine göre; geçtiğimiz hafta düzenlenen AB Konseyi toplantısında Yunanistan’ın önerdiği “AB, Türkiye’ye silah ambargosu uygulasın” teklifinin, Almanya, İspanya, İtalya, Macaristan ve Malta tarafından reddedildiğini yazdı.’

[25] https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51589500 (son erişim: 25/11/2020)

BBC Türkçe’nin 21 Şubat 2020 tarihli haberine göre; ‘‘Bir sonraki yılın ortasında, Haziran 2016’da, Kahramanmaraş’ta Almanya’dan kalan boşluk, İtalya’nın SAMP-T hava savunma sistemiyle dolduruldu. Fransa-İtalyan ortak yapımı 2 adet SAMP-T füzesi, biri opsiyonel biri yedekte olmak üzere Kahramanmaraş’a konuşlandırıldı.’’

[26] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/italya-basbakani-conteden-nato-ve-turkiye-aciklamasi-turkiye-ile-diyalog-kurmaya-ihtiyac-var/2009286 (son erişim: 21/11/2020)

Anadolu Ajansı’nın, 17 Ekim 2020 tarihli haberine göre; “Biz AB üyelerinin, AB’nin tarafındayız. Bununla beraber, haritaya bakıldığında da anlamak zor değil, Türkiye’nin stratejik bir rolü var. Sadece Akdeniz’de değil, Orta Doğu’da da. Libya’da, Suriye’de ve pek çok yerde rolü var. Enerji, düzensiz göç, güvenlik konularında rolü var. Türkiye ile konuşmaya, Türkiye ile diyalog kurmaya ihtiyaç var, olumlu bir gündem oluşturmaya ihtiyaç var. AB ile Türkiye arasında bunun olması için çalışmak gerek. Kararlı durulabilir ama olumlu gündem takip edilmeli.”

[27] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/dogu-akdeniz-gaz-forumu-kahire-merkezli-bolgesel-bir-orgute-donustu/1981751 (son erişim: 23/11/2020)

Anadolu Ajansı’nın 22 Eylül 2020 tarihli haberine göre; ‘‘Mısır’ın ev sahipliğinde, 16 Ocak 2019’da Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, İsrail, Mısır, İtalya ve Ürdün Enerji Bakanlarının katılımıyla “Doğu Akdeniz Gaz Forumu” kurulmuştu.’’

[28] https://www.yenisafak.com/dunya/yunanistan-italya-meb-anlasmasi-atina-hukuksuz-taleplerini-kanitlamis-oldu-3544402 (son erişim: 24/11/2020)

Yeni Şafak haber sitesinin 12 Haziran 2020 tarihli haberine göre; ‘Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki adımlarından rahatsız olan Yunanistan hükümeti, İtalya ile Ekonomik Münhasır Bölge (MEB) sınırlandırma anlaşması imzaladı.’’

[29] https://www.dw.com/tr/eastmed-belirsizliklerle-dolu-boru-hattı-projesi/a-51883677 (son erişim: 24/11/2020)

Deutsche Welle haber sitesinin 3 Ocak 2020 tarihli haberine göre; ‘‘Ancak İtalya Enerji Bakanı Stefano Patuanelli, Yunan mevkîdaşına Salı günü gönderdiği mektupta, Roma’nın EastMed boru hattı projesini desteklediğini ve Avrupa Birliği içinde de projeye destek için çaba gösterdiğini ifade etti.’’

[30] http://bigpara.hurriyet.com.tr/haberler/ekonomi-haberleri/italya-ve-cin-arasinda-is-birligi-guclendirilecek_ID1453753/ (son erişim: 24/11/2020)

Hürriyet Bigpara haber sitesinin 22 Mart 2019 tarihli haberine göre; ‘‘Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ilk olarak İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından başkent Roma’daki Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda (Quirinale) kabul edildi. İki lider düzenledikleri basın toplantısında “İtalya ve Çin arasındaki iş birliği güçlendirilecek” mesajı verdi.’’

[31] https://www.bbc.com/turkce/47680155 (son erişim: 24/11/2020)

 

 

 

DİĞER YAZILAR

Grönland seçimlerini kazanarak Geleneksel Siumut Liderliğini Deviren Inuit Ataqatigiit
Grönland seçimlerini kazanarak Geleneksel Siumut Liderliğini Deviren Inuit Ataqatigiit
13 Nisan 2021

  Inuit Ataqatigiit Grönland seçimlerini kazanarak geleneksel Siumut liderliğini devirmiş oldu. Bu seçimlerde en önemli konuların başında Grönland’de yapılması...

Rusya’dan kritik ‘Kanal İstanbul’ ve ‘Montrö’ açıklaması: “Değiştirilmesi söz konusu değil.”
Rusya’dan kritik ‘Kanal İstanbul’ ve ‘Montrö’ açıklaması: “Değiştirilmesi söz konusu değil.”
10 Nisan 2021

BAU DEGS Başkanı Doç.Dr. Cihat Yaycı; “Hep başından beri söylediğim şeyi Rus Büyükelçi de söylemiş. Kanal İstanbul Montrö’yü etkilemez!!!”...