TÜRK BOĞAZLARI DENİZ TRAFİK DÜZENİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK HAKKINDA

 

 

14.08.2019 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında 15.08.2019 tarihli Resmi Gazetede Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği (“Yönetmelik”) yayınlanmıştı. Bu Yönetmeliğin amacı Türk Boğazlarında seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğini sağlamaya yönelik deniz trafik düzenlemelerini yürütmektedir.

 

 

Resmi Gazete yayımlandığı tarih olan 15.08.2019 tarihinde yürürlüğe giren bu Yönetmelikte İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının seyir alanlarının kapsamı, gemilerin bu Boğazlardaki seyir türleri, Boğazlardan geçebilecek gemilerin nitelikleri ile bu seyirler esnasında tabi oldukları kurallar tanımlanmış ve bu kuralların ne şekilde uygulanacağına yönelik hükümler getirilmiştir.

 

 

Önemli olarak, bu Yönetmelikle birlikte İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında “trafik ayrım şeridi içinde seyretme güçlüğü olan gemiler” özellikle tanımlanarak, Boğazlarımızdaki seyir güvenliğinin temini hususunda gemilerin nitelikleri açısından olan tereddütlerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bu tanıma göre “tam boyu 150 metre ve daha büyük olan ya da su çekimi 10 metre ve daha büyük olan gemiler ile teknik durumları bakımından bu Yönetmelikte öngörülen trafik ayırım şeridi içerisinde seyretme güçlüğü olan gemiler” trafik ayırım şeridi içinde seyretme güçlüğü olan gemiler kapsamında değerlendirilmiştir.

 

 

Öte yandan, bu niteliklere haiz gemilerle alakalı olarak İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazlarında yapacakları seyirlere ilişkin bir takım istisnai hükümler getirilmiştir. Örneğin Yönetmeliğin 26.maddesi bu tip gemilerin İstanbul ve Çanakkale Boğazı’nda gerçekleştirdikleri seyirler esnasında aynı nitelikteki başka bir gemi ile çatışma riskini yok etmek amacıyla “boğazda aynı anda birden fazla tehlikeli gemi bulunmaması” şeklinde özetlenebilecek bir kural getirmiştir.

 

 

Bu kurala göre “26. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen niteliklere haiz tehlikeli yük taşıyan bir gemi kuzeyden giriş yaptığında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü, güneyden giriş yaptığında ise Hamsi Burnu/-Fil Burnu hattını geçene kadar, bu gemi ile aynı nitelikte bir gemi İstanbul Boğazı’ndan içeri alınmaz”. Ancak 16.12.2020 tarihli Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile getirilen değişiklikle birlikte, bahsedilen niteliklere haiz geminin kıstasları daraltılmıştır. Buna göre tehlikeli yük taşıyan gemilerden konteyner ve Ro Ro gemileri istisna tutulmuştur. Yani trafik ayırım şeridinde seyretme güçlüğü olsalar ve tehlikeli yük taşısalar dahi konteyner ve Ro Ro gemileri bu hüküm kapsamından istisna tutulmuşlardır. Örnek vermek gerekirse; Trafik ayırım şeridinde seyretme güçlüğü olan tehlikeli bir gemi, eğer konteyner veya Ro Ro gemisi ise, benzer nitelikteki bir başka gemi İstanbul veya Çanakkale Boğazlarında seyir yaptığı esnada bu Boğazlara giriş yapabilecektir.

 

 

Günümüzde deniz taşımacılığının önemli bir kısmı konteyner ve Ro Ro gemileri ile yapılmaktadır. Her ne kadar tehlikeli yük taşımacılığı dökme yük, sıvı yük veya nadir olsa da açık yük olarak yapılsa da bu taşımacılık kolunun önemli bir kısmı konteyner ve Ro Ro taşımacılığı şeklindedir. Bu noktada, tehlikeli yük taşıyan gemi sınıfına yönelik seyir kısıtlamalarından konteyner ve Ro Ro taşımacılığının istisna tutulmasının sebepleri tartışılmalıdır.

 

 

16.12.2020 tarihli Yönetmelik ile getirilen bu değişiklikle, günden güne büyüyen deniz ticaret hacmi ve yaygınlaşan konteyner ve Ro Ro gemilerinin demir yerlerindeki risklerinin azaltılması ile İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçişlerinin hızlandırılmasının amaçlandığı söylenebilir. Son yıllarda artan konteyner ve Ro Ro gemileri, özellikle İstanbul ve Çanakkale Boğazı girişlerindeki bekleme sahalarında çok yoğunluk yaratmaktadır. Bununla birlikte konteyner ve Ro Ro taşımacılığın kapsamındaki seferlerin iki liman arasından çok birden fazla limanı kapsayan duraklar halinde gerçekleştirilmesi ve seyir programlarının sıkışık olması da bu yoğunluğu azaltma çabası gerekliliğini doğurduğu söylenebilir. Ancak bu düzenlemeyle birlikte Boğazlarımızda seyretmekte olan bir başka tehlikeli gemi varken Boğazlara giriş yapması esnetilen konteyner ve Ro Ro gemilerinin Boğazlar içerisindeki seyir emniyetine yönelik güvenlik önlemlerinin de artırılması bundan böyle daha önemli hale gelmiştir. Aksi halde, İstanbul veya Çanakkale Boğazlarının herhangi birinde, birden fazla tehlikeli yük taşıyan gemi aynı anda seyredebileceğinden dolayı tehlike riski de katlanmış olacaktır.

 

 

BAU DEGS Araştırmacısı Avukat Ufuk Bektaş