Yunan Basınından: Kathimerini- “Yeni Olguların Gölgesinde Ulusal Konsey Diyalogları… Tek Taraflı Alınabilecek 27 Önlem, Kıbrıslı Türklerin Ödeneği ve Kimliklerin Geri Alınması”

“Salı günü öğleden sonra, Kapalı Maraş’ın sahil cephesinin açılması ilanının gölgesinde uzun bir Ulusal Konsey toplantısı yapıldı. Başkan Anastasiadis siyasi partilere son gelişmeler, Maraş’taki yeni olguların engellenmesi için son 24 saat içerisindeki yoğun diplomatik perde gerisi ve Türkiye’nin yeni meydan okumalarının göğüslenmesi için atılmak niyetinde olunan adımlar hakkında bilgi verdi.  Başkan Anastasiadis Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından tek yanlı alınabilecek önlemlerle ilgili bir plan bulunduğu bilgisini verdi, Kıbrıslı Türklerden kimliklerin geri alınması ihtimali tartışıldı, halen yeniden birleşme için Kıbrıslı Türklere verilmekte olan ödeneğin durdurulması uyarısı da yapıldı.
Açıklama Ne Öngörüyor
Başkan Anastasiadis Ulusal Konsey’e, Ankara’nın denize erişimi kolaylaştırmak için yolu 1.5 kilometre denize doğru genişletmeyi planladığı bilgisini verdi. Bunun askerî bölge statüsünü henüz değiştirmediği, ancak eldeki bilgilere göre daha sonra meskûn hale getirilerek göçmenlerin Tazmin Komisyonu’na başvurmaya çağrılabilecekleri vurgulandı. Siyasi parti başkanlarının hükümetten aldıkları bilgilere göre bölgede halen, kapalı kentin kuzeyinde bazı yeni projeler başladı.
Tatar’ı Desteklemek İçin…
Başkan Anastasiadis bunu, Türkiye’nin Tatar lehine çiğ bir seçim öncesi müdahalesi diye niteledi, yeni gelişmelerin Türkiye’nin niyetine dair haklı kuşkular yarattığına işaret etti. Hükümetin siyasi parti başkanlarına verdiği bilgilere göre bütün bunlar, kamuoyu yoklamaları ve hükümetin değerlendirmelerine göre yüzde 60’lık oranla seçilmesi beklenen Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı’nın aksine statik görünen Tatar’ın adaylığını destekleme çabasıdır.
Guterres Ne Teyit Etti
Başkan’ın yaptığı bilgilendirmeye göre son günlerde BMN Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı temasta Guterres, Maraş’a dair gelişmeyi engelleyecek şekilde hareket edeceği teyidinde bulundu. Gayrı resmî beşli konferans kararının, AB’nin de katılacağı normal konferansa gidebilmemiz için zemin hazırlığı olduğu izahında bulundu.
Başkan, telefon görüşmesi yaptığı Almanya Başbakanı’na ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’e Ankara’nın projeleri hakkında bilgi verdi ve muhataplarının, Ankara nezdinde sert girişimlerde bulundukları ancak sonuç alamadıklarını söyledi. Ankara, söz konusu olanın kentin statüsünü değiştirmek değil, sahilini bütün Kıbrıslılara açmak olduğu mesajını verdi. Vurgulamak gerekir ki o saatlerde Merkel’in müdahalelerinin Maraş’da daha kötü gelişmeleri önlediği söylentileri dolaşıyordu.
Girişimlerin Kronolojisi
Başkan Anastaiadis hükümetin Maraş’ın yerleşime açılmasının tartışılmaya başlandığı geçen yıldan itibaren yaptığı çabaları anlattı. Vurguladığı üzere Türkiye’nin niyetlerinin ilk hareketi Eylül 2019’da meydana geldi, hükümet Güvenlik Konseyi daimi üyeleri nezdinde girişimde bulundu. Ekim 2019’da Güvenlik Konseyi’nde yapılan açıklamada Maraş’la ilgili kararların önemi yinelendi. Geçen şubatta, Maraş ile ilgili konferans düzenlendiğinde Güvenlik Konseyi’ne ve AB’ye girişimlerde bulunuldu. Başkan’ın söylediği üzere uluslararası toplum derhal tepki gösterdi ve kararları ihlal edecek herhangi bir faaliyetten kaçınılması paragrafı eklendi. Anastasiadis geçen Ağustos’ta da AB nezdinde girişimde bulunularak Ankara’nın Maraş’ın kendi lütufları ile açılacağı açıklamaları karşısında pasif kalmaması istendi.
Başvuru Olasılığı
Vurgulanması gerekir ki Başkan Anastasidis Maraş’la ilgili kararların (550 ve 789 sayılı) yeniden teyidi için Güvenlik Konseyi’ne gitme meselesini de gündeme getirdi. Bu eylemin ortamı zehirlemesi ve işgal bölgelerindeki ‘seçimden’ sonra cereyan edecek inisiyatifi etkilemesinden endişe belirtti.
Averof Neofitu: Yine Çıtanın Altına Düşmeyelim
DİSİ Başkanı Averof Neofitu Güvenlik Konseyi’ne başvuru konusunda, alacağımızdan emin olduklarımızı istememiz gerektiğini vurguladı. ‘çıtayı, üzerine geçebileceğimiz seviyeye koyalım’ diyen Neofitu tepkilerimizin eylemle uyumlu olması gerektiğine işaret etti. DİSİ Başkanı daha birkaç güne kadar işgal bölgelerinde ‘seçimler’ olacağını, bu yüzden ilerici Kıbrıslı Türkler ile çatışmaya girmememiz gerektiğini hatırlattı.  ‘Krizlerde soğukkanlılık gerekir. BM Genel Sekreteri’nin bir davetine hayır deme lüksümüz yoktur’ vurgusunu yapan Neofitu ‘önümüzdeki günlerde tuzağa düşmemek için dikkat etmeliyiz. Karşı önlemlere esir olup yine koyduğumuz çıtanın altına düşmeyelim’ diye ekledi.
Andros: Bu İlk Adım
AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu Türkiye’nin projeleri hakkında ‘bu ilk adım’ dedi ve bu eylemin Uluslararası Hukuka aykırı olduğunu ekledi. ‘yalnız şikâyet etmek yetmez,  şikâyete yeni emrivakilerin geri alınması eşlik etmeli. Buna, müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden devam etmesi çağrısı eşlik etmeli’ ifadelerini kullandı.
Andros Kiprianu Türkiye’nin olguları taksime sürüklemek istediğini, bizim tarafın hedefinin de Kıbrıs sorununun çözülmesi olması gerektiğini söyledi. Barikatların kapatılması veya Kıbrıslı Türklerden kimliklerin geri alınması tutumuna karşı çıkan Kiprianu bunların Türkiye’nin işini kolaylaştıracağına dikkat çekti. DİSİ’nin gelişmeleri küçümsediğinden söz etti, Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in halkla ilişkiler maytabı ifadesine de atıf yaptı.
Nikolas Tehlike Çanını Çaldı
Başkan’ın bilgilendirmesinden sonra DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos hükümetin tepki göstermesi gerektiğini, bu eylemin, Maraş’ın statüsünün aşamalı değiştirilmesinin ilk adımı olduğunu söyledi. ‘Biz ve uluslararası toplum şimdi tepki göstermezsek Türkiye sonraki adımlara ilerleyecek’ dedi.
Kimliklerin Geri Alınması Masada
ELAM tarafından, yeni olgular temelinde hükümetin verdiği kimlikleri Kıbrıslı Türklerden geri alması gerektiği görüşünü ortaya koydu. Hükümetin, başsavcı böyle bir şeyin olamayacağını açıkça ortaya koydu demesi ilgi çekici. Bu ifade, kimliklerin geri alınması konusunun hükümet tarafından görüşülen tepki önlemleri arasında olduğunu gösteriyor.
Başkan Anastasiadis Guterres’in 6 maddesinden birini, toprak maddesini ortadan kaldırmaya çalıştıkları görüşünü belirtti ve meydan okumalar devam ederse yeniden birleşme için Kıbrıslı Türklere verilmekte olan mali ödeneğin durdurulması gerektiği uyarısında bulunduğunu söyledi. Siyasi parti başkanlarına, tek taraflı olarak alınabilecek 27 önlem üzerinde çalıştıkları bilgisini verdi ancak detay vermedi.
Kaynak: Kathimerini
https://www.kathimerini.com.cy/gr/politiki/oi-dialogoi-toy-ethnikoy-sti-skia-ton-neon-dedomenon?fbclid=IwAR1sbVH-WJPQWuJBScgB_5Tg7dUWK3PhxijwN-F5Td6QuWg6nD9hnnWduxE