Yunan Basınından: Ta Nea Haberi- Koronavirüs ve Türk Yunan İlişkileri

 

Maske ve Aşıyı Reddedenler ile ‘‘Türk yiyiciler’’ Arasındaki Bağlantı

 

 

– Veriler, aşı karşıtı hareketin mensupları ile kendilerini “Türk yiyicileri” ilan edenlerin %55,2 oranında özdeş olduğunu göstermektedir.

 

– Her iki tarafın gündeme getirdiği tüm sorunlar için (% 39) ya da var olduğunu kabul edilen ve düzenlenecek konular için (% 43) müzakerelerden yana olan katılımcıların % 82’sinin aksine Türkiye ile müzakerelere karşı çıkan “sert” çizgi% 13’te.

 

Ta Nea gazetesinin haberi: Küresel pandemi inkarcıları hareketi Yunanistan’da da zemin bulmakta. Kamuya açık alanlarda maske kullanımına itirazlar, aşı konusunda şüpheler ve Türkiye ile iki ülke arasındaki sorunların giderilmesi adına müzakerelerin gerçekleşmesini istemeyen vatandaşlar, Metron Analysis’in düzenlediği ankette yer aldı.

 

Anket sonuçlarına göre, nüfusun önemli bir kısmı (%17) halka açık alanlarda maske kullanımına tepki göstermekte ve 17-34 yaş arası gençler arasında bu oran %28’e ulaşmaktadır. Bunlar arasından maskeye karşı tahammülsüz olanların en büyük yüzdesi özel sektörde çalışmaktadır.
Aynı anketin sonuçlarına göre, ‘‘Koronavirüs için devlet onaylı ve ücretsiz bir aşı olsaydı, yaptırmak ister miydiniz?’’ sorusuna yanıt verenlerin %44’ü ‘‘hayır’’ cevabını vermiştir. ABD’de yapılmış olan bir Gallup anketinde buna karşılık gelen yüzde (20/7 ile 2/8 arasında) % 35idi. Yunanistan’da, koronavirüs aşısına olumsuz ya da şüpheyle tepki verenlerin oranı, Amerika’ya kıyasla daha yüksek. Ayrıca bu eğilim Yunanistan’da (Koronavirüs için aşı yapmayacağını söyleyenler), 17-54 yaş arası geniş bir yaş grubunda %50’nin üzerindedir.

 

Genel olarak, % 50 aşı lehine yanıt verirken % 44 aşı karşıtı cevap vermiştir.
Aşıyı yaptırmayacaklarını söyleyenlerin spesifik özellikleri ise ilginç.
% 54’ü kırsal sınıfa mensup, % 64’ü işsiz, % 50’si kadın ve% 54’ü kendilerini muhafazakar sağcı olarak tanımlamaktadır.

 

Soldan, Merkez-Sağa doğru ise aşıya “evet” cevabı hakimdir. Toplumun bu kısmı azınlıkta olabilir ancak Türkiye ile iki ülke arasındaki sorunların giderilmesi için görüşmelerin gerçekleşmesini istemediğini söyleyen vatandaşların% 13’üne denk gelmesi dikkat ise çekicidir. Verilere, aşı karşıtı hareketin mensupları ile kendilerini “Türk yiyicileri” ilan edenlerin %55,2 oranında özdeş olduğunu göstermektedir. Bu da siyasi bir karşılık bulduğu ve desteklendiği takdirde Parlamentoya yeni bir partinin girmesi için yeterli bir yüzde olduğu görülmektedir.
Bu nedenle küçük olmasına rağmen potansiyel olarak tehlikelidir.

 

Yaz sonuna gelindiğinde toplumsal sorunların gündemi hala haberlerde sürekli ön planda olan üç konu tarafından belirleniyor.

Pandemi ile ilgili endişeler Haziran ayında% 14’ten% %29 ile listenim başına yükseliyor.
% 10 olan işsizlik konuları %28 ekonomi konularıyla birlikte hesaplanırsa toplam yüzde pandemi gündemimi aşmaktadır.

% 21 oranında ise Türk Yunan ilişkileri konusu üçüncü gündem maddesi olarak karşımıza çıkmaktadır.(Haziran ayına göre üç kat artmıştır.)

 

Bu alanların her birindeki gelişmelere bakıldığında, Doğu Akdeniz’de Türk-Yunan meselelerine ilişkin endişeler artmış durumda.

 

Mısır ile MEB’in kısmi sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma ise halk tarafından oldukça kabul görmekte ve bu oran % 70’e ulaşırken, yalnızca% 12’si bu anlaşmaya katılmadığını ifade etmekte. Her iki tarafın gündeme getirdiği tüm sorunlar için (% 39) ya da var olduğunu kabul ettiğimiz ve düzenlenecek konular için (% 43) müzakerelerden yana olan katılımcıların% 82’sinin aksine Türkiye ile müzakerelere karşı çıkan “sert” çizgi% 13’te.

 

Bunun yanında, müzakereleri sadece Yunan iddialarına dayanarak kabul eden% 43, Türkiye ile diyalog başlarsa hükümete daha fazla açıklama ve açıklama yapma yükümlülüğü getirmekte.

 

 

Kaynak: Ta Nea

 

Δημοσκόπηση – φωτιά για κοροναϊό και ελληνοτουρκικά: Τι συνδέει τους αρνητές της μάσκας και του εμβολίου με τους «τουρκοφάγους»