Yunan Basınından: Theodoros Tsikas- Tek yol diyalog ve Uluslararası Adalet Divanıdır

 

Siyaset Bilimci Akademisyen Theodoros Tsikas’ın Ta NEA Gazetesinde yayımlanan yazısı.

 

Ülkemizde pek çok kişi, Yunanistan’ın haklarının tam ve nihai bir şekilde güvence altına alınmasının ancak Türkiye ile Ege’nin statüsü konusunda kapsamlı bir anlaşmayla veya Uluslararası Adalet Divanı’nın bir kararıyla mümkün olacağını unutuyor.

 

Bir diyalogda her taraf istediği konuları gündeme getirir. Karşı tarafın ne söyleyeceğini dikte edemez ya da söylemek istediği bir şeyi yasaklayamazsınız.

 

İki taraf arasında farklı değerlendirmelerin olduğu her konuda bir sorun ortaya çıkmaktadır. Taraflardan biri gündeme bir sorun getirince, hemen ortaya ikili bir anlaşmazlık çıkmaktadır.

 

Diyalogda her iki tarafın da arzuladığı sorunları dile getirme hakkını reddetmek, diyaloğun kendisini inkâr etmekle aynı şeydir.

 

Teknik ve hukuki sorunlar olan kıta sahanlığı ile Münhasır Ekonomik Bölge’nin sınırlandırılması konuları için en iyi yöntem mahkeme yöntemidir.

 

Kıyı bölgesi (karasuları), hava sahası, Doğu Ege adalarının askerileştirilmesi ve FIR hattı sorunu için ise müzakereler daha uygundur çünkü dürüst bir uzlaşma bağlamında karşılıklı tavizlere izin verilir. Ancak diyalog ebedi olamaz. Belirli bir zaman çizelgesi içinde bir anlaşma gerçekleşmezse, Uluslararası Adalet Divanı’na ortak bir kararla itiraz etmeliyiz.

 

 

Yunanistan, kıta sahanlığıyla ilgili başka sorunların da olduğunu yıllardır resmen kabul etti:

 

1)Karasuları aralığı. Kıta sahanlığını ve MEB’i sınırlandırmadan önce bu netleştirilmelidir.

 

2)Hava sahası. Karasularını nihai olarak düzenlediğimiz andan itibaren, hava sahasının da düzenlenmesi gereklidir. Çünkü hava sahasının karasuları ile tanımlanması gerekir, tersi değil. Yunanistan, karasuları 6 mil iken, tek taraflı olarak hava sahasını 10 mil olarak ilan eden tek devlettir. Bu durum yalnızca Türkiye değil, pek çok ülke tarafından kabul görmüyor.

 

Tüm bu konular ve ek olarak diğerleri, Yunanistan ile Türkiye arasındaki keşif görüşmelerinde tartışılmıştır. Bu konular tabu olmamalı. Bu konuların düzenlenmesi, Türkiye’yi olduğu gibi Yunanistan’ı da Uluslararası Hukuk hükümlerine daha da yaklaştıracaktır.

 

 

Kaynak: Ta Nea