Yunan Tezlerinin Yunanlılar Tarafından Çürütülmesi

Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan MEB andlaşmasının Türkiye-Libya andlaşmasını ortadan kaldırması mümkün değildir. Karşılıklı kıyıları olduğu kör göze parmak derecesinde aşikar olan Türkiye ile Libya’nın denizden komşuluğunu engellemek amaçlı yapılan bu andlaşmanın Türkiye-Libya andlaşmamıza hiçbir menfi etkisi yoktur.

 

 

 

Ayrıca anakaradan 200 milden daha az uzaklıktaki adalar MEB üretmezler, yani bir diğer deyişle anakaranın MEB alanına dâhillerdir, üzerinde MEB oluşturamazlar. Sonuç olarak Yunanistan’ın Girit ve Rodos adaları arasında deniz yokmuşçasına düz esas hat çizerek karasuları sınırı oluşturması ve bu hattan itibaren MEB belirlemesi Türkiye’nin deniz hak ve menfaatleri bakımından asla kabul edilebilir olmadığı gibi, uluslararası deniz hukukuna da aykırıdır ve hukukun ihlalidir. Dolayısıyla Yunanistan – Mısır Deniz Yetki Alanları Sınırlandırma (MEB) andlaşması geçersizdir. Yunanistan bu andlaşmayla diplomatik kurnazlığını kullanarak Mısır’ı da kandırmış ve hukuksuzluğuna alet etmiştir.

 

Yunanistan, Mısır ile andlaşma yapmak pahasına bugüne kadar iddia ettiği tezlerinden taviz vermiş ve Rodos, Girit adaları için ön gördüğü MEB alanından %50 vazgeçmiştir. Bu durum esasen Yunanistan tezlerinin çöküşü anlamına gelir. Zira Yunanistan başından beri iddia ettiği adaların ana karalar kadar deniz yetki alanı olduğu tezini kendi elleri ile çürütmüştür.

 

Üstelik Mısır Meis’in münhasır ekonomik bölgesi ya da kıta sahanlığı olduğuna dair Yunan tezini kabul etmemiş, sınırlandırmada Meis’i muhatap kıyı olarak kabul etmemiştir. Bu Yunan tezlerinin çöküşüdür.

 

Tek cümle ile özetlemek gerekirse Yunanistan’ın artık Doğu Akdeniz’de savunacak bir tezi kalmamıştır.

 

*Yunanistan burada mor ile işaretli olan bölgeden taviz vermiştir.

 

Kaynak

https://baudegs.com/genel/dogu-akdenizdeki-son-durum-hakkinda-gorus-ve-degerlendirmeler/