YUNANİSTAN, İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELERİN SADECE MEB VE KITA SAHANLIĞI KONUSUNDA YAPILACAĞINI VE BUNUN YUNAN DİPLOMASİSİNİN ZAFERİ OLDUĞUNU SÖYLÜYOR

 

Bugün Yunan Tv programlarında ağırlıklı olarak yapılan yorumlar özetle şu şekildedir;

 

 

İstikşafi görüşmelerin Yunanistan açısından bir başarı olduğu. Hatta bir iktidar partisi milletvekili Türkiye’nin görüşmeyi kabul ederek tek konu başlığını da (Meb ve kıta sahanlığı) kabul ettiğini ifade etti. Ancak yine de Erdoğan’ın masaya başka konuları da taşımak isteyeceği ve öyle bir durumda Yunanistan’ın kesinlikle diyaloğa gitmesinin söz konusu olmayacağı ifade ediliyor. Bir de Yunanistan’ın şu an masaya giderken 1,5 ay öncesine göre çok daha avantajlı olduğu değerlendiriliyor.

 

 

Ayrıca Oruç Reis’in 35 gündür araştırma yapmış olmasının görüşmeler açısından hiç bir kazanımı olmadığı yorumu da yapılıyor.
Bir milletvekili Türkiye’nin bunu kabullenmiş olduğu imasında bulundu ve biz bu konuda nettik bunu bildikleri halde görüşmeyi kabul ettiler dolayısıyla tezimizi kabul ediyorlar, başka konuları da masaya taşımaya çalışacaklardır, ancak öyle bir durumda da tavrımız net asla kabul etmeyeceğiz dedi.

 

 

Tasos Chatzivasiliou: İstikşafi görüşmelerin başlayacak olması hiç kuşkusuz olumlu bir gelimedir ki bu Yunan diplomasisi sayesindedir ve pratikte Ankara’nın normale döndüğü anlamına gelmektedir. En azından bir ilk adım olsa da bu önemli bir değişim.

 

 

İstikşafi görüşmelerin Türkiye tarafından kabul edilmesi Ankara’nın Yunanistan’ın tezlerini kabul ettiği anlamına gelmektedir. Bunlar nedir, tek sorunumuz olan MEB ve kıtasahanlığı hakkında görüştüğümüzdür. Bunu biliyor. Biz gittik ve dedik ki, görüşmelere bu var olan sorun için başlayacağız, dolayısıyla bunu kabul ettiği anlamına gelmektedir.

 

 

İstikşafi görüşmeler diyalog öncesi bir forumdur, tezlerin ortaya koyulduğu bir ön görüşme. Tekrar söylüyorum eğer Türkiye masaya başka konuları da taşırsa bu kabul edilmeyecektir, çünkü tek taraflı talepler sorun değildir. Yunanistan’ın başka bir sorun kabul etmesi mümkün değildir. Sağda solda ne söylendiğine bakmayın, Türkiye tezlerimizi biliyor ve ona rağmen görüşmelere başlıyor. Türkiye’nin tüm gösterileri iç siyasete yönelik.

 

 

Kostas İfantis: Bunu daha önce de söylemiştik, Türkiye bu defa diyalog istemiyor. Biz çok uğraştık ve sonunda ikna ettik. Dikkat edin Türkiye İstikşafi görüşmeler masasına oturuyor, tehlikeli olmayan bir ortam.

 

 

Türkiye bu defa daha çok, sayın Erdoğan’ın da üçüncü kez önerdiği gibi büyük, çok taraflı, Astana tipi bir toplantıyı tercih ediyor. Orada pek çok liderle oturup bilindik pazarlığı yapma fırsatı oluyor.

 

 

Biz bu süreçte ne kazanıyoruz peki? (İstikşafi görüşmeler)

 

 

Biz bu sefer masaya çok daha iyi bir konumda oturuyoruz. En azından bir buçuk ay öncekinden çok daha iyi bir konumdayız. Çünkü Türkiye Libya konusu yok. O zaman otursaydık Türkiye Libya konusunda oturacaktık. Şu an sınırlandırma anlaşmalarımız vari 12 mil var, Yunan Mısır anlaşması gibi elimizde pek çok şey var, bu durumda gösterdiğimiz dirayet..

 

 

Erdoğan hiçbir şey almadan istikşafi görüşmelere gidiyor. Meydan okumalarından vazgeçmiş değil, vazgeçmez de. Tekrar ediyorum hiçbir şey elde etmeden masaya oturmak zorunda kaldı.

 

 

Chatzivasiliou: Avrupa’ya Erdoğan’ın yalnızca bizi tehdit etmediğini ispat ettik. O Maduro’yla, Hamas’la, Lukaşenko’yla görüşen biri. Biz görüşme şartlarını ortaya koyduk ve bu çok önemli. Türkiye arzu etmediği bir istikşafi görüşmeler masasına geliyor. Bu Yunan diplomasisinin başarısıdır.

 

 

 

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=5y-4twEMgEc&feature=youtu.be